Aşağı
"vakit sayıyor ömrüm/ben de elinden/tutuyorum."
“Kişiliğine dönük ağır ithamlar sizin kendi dünyanızdır. Onları kendinize saklamalısınız.”
“Gözlerindeki o derin huzur, Yıldız Parkı’nın gölgesinde saklanan utangaç menekşeler gibi kalbimi titretiyor.”
“Düşler Sokağı”, ezan sesinin, kuşların, çınar ağaçlarının ve komşuluk ilişkilerinin şekillendirdiği huzurlu bir mahalleyi anlatıyor. Yazı, geçmişte kalan bu sıcak mahalle hayatı üzerinden çocukluğa, kaybolan zamana ve insanın özlediği değerlere dair bir hatırlayış sunuyor.
“Nazlı da bunu istiyordu aslında. Biraz kendisiyle baş başa kalmak.”
Zambak da, Gardenya da, mavi kelebekler de alev alev yanıyordu, gül de Gül’ümde… Hiçbir su kâr etmiyordu ateşe, su değdikçe su da yandı Delbaram. Unutma dedi kalem “Zambaklar en ıssız yerlerde açar” nerelerdesin sen Gül’üm.
“Bir çocuğun dünyasında babası, güven demek olmalıydı.”
“Bilenlerin yolu olsa”
“Tepenin ardından kimse gelmeyecek/Bileceksin/Yerleşmeden dünyaya, yolunu yürüyeceksin”
“İnsan ne acayip gerçekten, kendi labirentini çizen bir seyyah gibi.”
“Garip Duygular sadece genç yaşta şairlik mesleğine soyunan birinin bahçesinden gelen rayihalardan oluşmuyor. Aynı zamanda ülkemizde şiir kitaplarına talebin az olduğundan dolayı bu sahaya girmeye korkan gençlere cesaret veriyor.”