Yandı Mercan
Zambak da, Gardenya da, mavi kelebekler de alev alev yanıyordu, gül de Gül’ümde… Hiçbir su kâr etmiyordu ateşe, su değdikçe su da yandı Delbaram. Unutma dedi kalem “Zambaklar en ıssız yerlerde açar” nerelerdesin sen Gül’üm.
“Selâmı çoğaltmak istiyoruz.”
“Bu dönülmez yolculuk ise çok yaklaşmıştı.”
“Üstelik bu vakit, her yaşın aynasında başka bir surete bürünür.”
“Böylece tanışmışlardı birbirleriyle. Ece onun bahçesinde çiçek açmış, Tolga da onun sakinliğinde huzur bulmuştu.”
Ailenin önemini Kardeşliğin sevginin saygının aile içinde ki önemini anlatmaya gayret ettim..
“Gem mi vuracaksın gözlerinde kavrulan aleve”
“Hadi çık gel. Gel ki bayram eylesin yetim gönlüm…”
“Barbarın atlarından ise en çok onlara gülümseyerek kurtulursun. En büyük zaferin davana olan inancın, kayıplarına rağmen tebessüm etmendir.”
“Belki de bu yüzden Anadolu insanı kendini en çok buğdaya benzetmiştir.”
Sümer, şiiri “şairin yarasından akan kan” olarak nitelendirerek okuyucuya samimi bir iç dünya sunuyor.