Şiir sever misiniz?

Mehmet Kaplan’ın ‘Tanpınar’ın Şiir Dünyası’ eserini yorumladım…

TANPINAR’IN ŞİİR TAHLİLİNE BAKIŞ

Şiir sever misiniz?

Kim sevmez ki? Hafızamızda eski zamanlardan birkaç şiir ve şiirlerini sevdiğimiz  şairler mutlaka vardır. Ben bu konuda biraz tutucuyum sanırım. Sevdiğim şairleri anlamanın yollarını arar ve unutmayayım diye defterime yazdığım şiirlerini zaman zaman açar okurum. Ama bir şair var ki benim için yeri çok ayrı. Şiirleri oldukça yorucu olan neredeyse zihnimi sarsacak kadar kuvvetli bir duygu ile okuduğum şiirlerin  sahibi: Ahmet Hamdi Tanpınar.

O zaman soruyu şöyle de sorabilirim ; Tanpınar şiiri sever misiniz? Tanpınar şiirinin derinliklerine inmek, anlamlar dehlizlerinde kelimelerin peşinden koşmak sizi yoruyor mu? Bu konuda benzer yorumlara şiir severlerin arasında rastlıyorum. Romanlarında keşfettiği Tanpınar’ı şiirlerinde bulamadıklarını söyleyen okuyucuların yorumlarına rastlıyorum. İtiraf etmeliyim birçok şiirinde benzer duyguları hissettiğim oldu. Fakat Tanpınar’ı daha da yakından tanımak için şiirlerini çözmem gerektiğini biliyordum. Bahsedeceğim kitap Tanpınar şiirini ve kendisini daha yakından tanımak isteyenler için. Okuyacağınız şiir tahlilleri epey  işinizi  kolaylaştıracak. Eserin adı ;“Tanpınar‘ın Şiir Dünyası”.

Eserin  yazarı Mehmet Kaplan. Tanpınar’ın öğrencisi. Şiirlerini tahlil ederken hocasını fiziken tanımaktan çok kalemini, eserlerini, sanata ve yazıya nasıl baktığını iyi gözlemlemiş ve sonrasında da zaten kendisi de yüzlerce öğrenci yetiştirmiş, edebiyat alanında birçok esere imza atmış eli öpülesi yazarımız.

Tanpınar ‘Mahur beste’ de “Kapalı bir kutuya benzeyen hayatınız vardı iste o kutuyu ben sizin için açtım” dİyor bize. Romanlarını okuyanlar bu –eşik– te yaşayan insanları tanırlar ve  diyebilirim ki  o kutunun anahtarını ellerinde tutanlar işte bu eşikte olanları tanıyanlardır. Tanpınar’ın romanlarını daha iyi anlamanın yolu  da işte bu kutuda ki şiirlerden geçiyor. Fıskiye havuzunda ki su gibi anlamlar  döndüp duruyor. Mehmet Kaplan bu eserinde Tanpınar’ın sözcüklerin arkasına saklanmış imgeleri ustaca anlatıyor bize. Tanpınar şiirlerinin zor, derin, engin bir deniz gibi olduğunu söylemiştim. Bu engin denizin pusulası olan işte bu eserde Mehmet Kaplan hoca şiirleri 3 ana başlıkta tahlil etmiş.

1-Tema bakımından tahlil

2-Kompozısyon

3-Uslup

İncelemelerde semboller, metaforlar kapı kapı açılıyor, tek tek ele alınıyor. Günlük hayatta kullandığımız basmakalıp kelimelerin nasılda anlamlandığını, bir mücevhere dönüştüğünü görüyoruz. Ulaşılamaz olsun diye yıldızlara çıkardığı imkansız sevgili ile çocukken kaybettiği annesini ve  zaman-ölüm gibi temaları hangi sembollerle şiire nasıl yerleştirdiğini görünce Tanpınar’ın kalemine ve Kaplan hocanın zekasına hayran kalacaksınız. Şiirlerin tahlilleri sırasında gönülden bağlı olduğu hocasına ve  eserlerine asla duygusal yaklaşmamış, oldukça objektif tahlillerde bulunmuş tıpkı bir ressam gibi bir doktor gibi titizlikle tek tek çalışmış. Her bir şiirini tek tek masaya yatırıp  analiz etmiş Mehmet Kaplan.

Eserinde başlıca değinilen konular; Tanpınar’ın eserlerinde toplumsal konulara ve realiteye yer vermediğini, şiirlerin ”büyülü kelimeler “ diyebileceğimiz sıklıkla geçen kelimelerin istatiksel verilerini, mükemmeliyetçi şairimizin sık sık şiirlerini değiştirdiği hatta “eşik” şiirini 15 yılda tamamladığını, herkesin bildiği “Bursa’da zaman “ adlı çok beğenilen şiirini sırf Yahya Kemal’in ‘Sülaymaniye’ de bir bayram sabahı’  adlı şiirine benzetebilirler diye Şiirler adlı kitabına almaması gibi sıralayabiliriz. Bu arada belirtmeden geçmek istemem; Mehmet Kaplan bu iki şiir arasında farkı o kadar güzel  ortaya koyuyor ki oraya özelikle dikkat etmenizi öneririm. Eseri okuyacağınızı tahmin edip daha fazla detay vermeyeceğim bu konuda. Ben de Tanpınar’ın muhtemelen o dönem okuyucusunun bu iki şiir arasında ki ince detayları göremeyeceklerini hissettiğini düşünüyorum.

Şiir tahlillerinin dışında Tanpınar’ın sanata bakışı, plastik ve görsel sanatlarla ilişkisi, inanç dünyasının şiire yansımaları ve son olarak özel hayatı ve fakültede ki ortamından da  birkaç anıya eserinde yer verdiğini de belirtmek isterim. O zamana kadar hiçbir yerde yayımlanmayan “Kerkük hatıraları” ve “ Antalyalı bir genç kıza mektup” isimli iki Tanpınar yazısını da kitabın sonuna eklemiş Kaplan hoca.

Kitaptaki analizleri okuduktan sonra Tanpınar şiirlerini daha derin ve anlamlı okuyacak, zihninizin damağında oluşan lezzeti hissedecek, yer yer kalbiniz acıyacak, –büyülenmiş bir ceylan gibi– bakan zamanın perdesini yırtarak kendinizi başka alemlerde bulacaksınız.

Hocasının emanetine ve eserlerine sahip çıkan Mehmet Kaplan, Tanpınar severlere ve edebiyat dünyasına bu kitapla beraber büyük bir hediye vermiş oluyor.

En sevdiğim şiiriyle Tanpınar’ın çocukluğunun bahçelerine gidelim şu mısralarda:

Kim tanır bizi şimdiden sonra,

Aydınlığı kıt gecemize

Misafir olanlardan başka;

Kuru tahta üstünde bizimle

Paylaşanlar günlerimizi

Ve benim gözlerimle bakanlar güneşe

Ancak tanır bizi

Mor çemberlerin uçuştuğu akşam sularından!

Akşamın tek bir ağaç gibi

Dal budak saldığı sular

Çocukluk rüyalarının bahçesi!                                                                                                                 Sakın kimse el sürmesin dallara,

Yapraklar, meyveler olduğu gibi kalsın

Benim uykum boyunca .(zaman kırıntıları)

Ayfer YAVUZ

Editör

Editör

Sitenin içerik güncelleme işini üstlenen kişileriz. Kültür sanata dair haberleriniz olursa bize ulaştırmaktan çekinmeyin lütfen... haber@bizimsemaver.com

2 Yorum “Şiir sever misiniz?”

  1. Çok anlamlı ve güzel bir yazı olmuş elinize, dilinize, yüreğinize sağlık. Tanpınar’ı anlamak, çözümlemek onu tanımak, anlatmak. Sahanesiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir