Kıbrıs Şehrengizi

“Orda bir ada var yanı başımızda, heyecanına, hüznüne, sevincine ortak olduğumuz, verdiği var olma savaşı ile yüreğimizi titreten Kıbrıs Türk halkı ve tüm dünyaya bağımsız, egemen bir Türk devleti olduğunu gösteren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti var.”

Mavi Vatan için Bir Güzelleme

Kıbrıs Şehrengizi

Hülya Günay

Aşkın lisanı diyebileceğimiz Divan Edebiyatı’nda şehirlere duyulan aşkın, övgünün, tabiat tasvirlerinin, şehirlerle ilgili bilgilerin tanımlandığı “Şehrengiz” eserler vardır. Farsça kökenli bir sözcük olan ‘Şehr-engiz’ şehir karıştıran anlamına gelir. Güzeller güzeli şehir tasvirlerini, bilgilerle edebiyatla harmanladıkları için şehir karıştıran anlamında şehrengiz denilmiştir. Klasik Türk edebiyatında 16,17, 18. yüzyıllarda şehrengizler rağbet gören edebi türlerden olmuştur. Edebiyatımızda, bu edebi türde 84 şehrengiz örneği tespit edilmiştir.

Kâmil Uğurlu, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde mimarlık eğitimi akabinde Türk Mimarlık Sanatı konusunda doktor olup, gerek yurt içi gerekse yurt dışında önemli projeleri yönetmiştir. Selçuk Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde proje, sanat tarihi, estetik dersleri verip, kürsü başkanlığı yapmıştır.  Kamuda üst düzey görevler alan Uğurlu, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nda bilim kurulları üyeliği ve Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği’nde Genel Başkan vekilliği, Başbakanlık danışmanlığı gibi farklı üst düzey görevleri yürütmüştür.

Kâmil Bey eşi Mübeccel Hilâl Hanımefendi ile birlikte, Konya, Karaman, Eskişehir, Kahramanmaraş, Sakarya, Oş, Hatay ve son olarak da Kıbrıs Şehrengizi ile okurlarını şehirlere, şehirleri okurlarına katıp karıştırmış ve Türkiye’de şehir kültürü üzerine silinmez izler bırakırken, estetik yeni bir akımın da öncülüğünü üstlenmişlerdir. Örneğin, yüreğimizi dağlayan Hatay depreminden sonra çalışması tamamlanan ve yayınlanan, Hatay Şehrengizi’nde Hatay’ın hatıralarına, silinmeyen izlerine tanıklık etmek çok kıymetlidir.

Bir Zamanlar… Ne güzel söylemiş eskiler, “Evvel refîk ba’del-tarîk”… Uğurlu Ailesi, her yola çıkışı bir serüvene dönüştürüyor. Okur olarak, İslamiyet öncesinde yaklaşık on iki defa el değiştiren adanın tarihi zaman tüneline giriş yapıyor, Hz. Osman’dan Hz. Peygamber Efendimizin süt teyzesi Ummu’l Haram’a, Sultan II. Selim’den Maarif Bakanı Hasan Âli Yücel’e kadar Kıbrıs’a dair tarihi hafızanın dehlizlerine giriyor, soluk kesen Kıbrıs yolculuğuna başlıyoruz.

Bu İnsanlar Bu Mekânlarda Yaşadılar, ikinci bölümde, düğün gelenekleri, Da Vinci ve Lefkara İşi örtüler, aile gelenekleri ile manevi kültürel mirası canlı canlı yaşıyoruz.  Mevlevi Tekkesi Semâ Âyini ve Ney konu başlığı altında gönlümüz huzur doluyor. Samanbahçe Mahallesi’nde çiçekli evler arsından geçip, Sarayönü Meydanı’nda esrarengiz sütunlara varıyoruz.

Kıbrıs’ın Renkleri Oldular, üçüncü bölümde toplumu etkileyen ve yön veren etkileyici şahsiyetlerin öyküleri ile buluşmak bir noktada Kıbrıs sosyolojik yapısını anlamak, psikolojik tahliller yapabilmek için rehberimiz oluyor.

Ve Bu Yemekleri Onlar Ocağa Koydular, dördüncü bölümde pulya kuşu, garavolli, hırsız kebabından Hellim güzellemesine kadar iştah kabartan Kıbrıs lezzet haritası ve mutfak kültürünü okuyup iç geçirirken Mübeccel Hilâl ve Kâmil Uğurlu Ailesi okura sesleniyor:

“Okuyan dostlarımıza sözünü ettiğimiz yemekleri ikram etmek isterdik. Çünkü hepsi Kıbrıs’a özgü ve benzersiz ve lezzetliydi. Üstelik böyle bir sofrayı yârâna açmak mümkün olsaydı, hesabı “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” ödemeyi vaat etmişti.

Kıbrıs bir güzellikler diyarıdır.”

Orda bir ada var yanı başımızda, heyecanına, hüznüne, sevincine ortak olduğumuz, verdiği var olma savaşı ile yüreğimizi titreten Kıbrıs Türk halkı ve tüm dünyaya bağımsız, egemen bir Türk devleti olduğunu gösteren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti var.

Oyun, eğlence mekânlarının ön plana çıkması algısı ile yıpratılan, Kıbrıs’ın kutlu milli davasını anlamak, manevi değerinin farkındalığını yaşamak için “kültür arkeolojisi” çalışması olan Mavi Vatan İçin Bir Güzelleme Kıbrıs Şehrengizi eserini okumak elzem olduğu kadar bir ayrıcalıktır.

Mavi Vatan İçin Bir Güzelleme uğruna, az gidip uz gidip dere tepe düz gidip, sivri ve gotik kuleler, damlarından papatyalar sarkan evler,  yasemin kokulu köyleri aşan, güzel Kâmil- Mübeccel Hilâl Uğurlu ailesine, bizleri de “dev bir film platosuna” kattıkları için müteşekkiriz.

Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği tarafından yayınlanıp, dağıtılan eser 494 sayfadan oluşuyor. T.C. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenmiştir.