Düştüm Gerçeğine

Hakan Artik

 

Bir düştün, gerçeğime…

Düştüm, ufkuna batan kalbimden…

Oysa ben, bir gölgenin adımları gibi,

Geçmek isterdim, aklından, kalbinden…

Bir avuç su idi ellerimde ömrüm,

Döküldüm…

Aktım içime, gözlerimden…

Bedenim bir mezar idi bana, çöküp gittim…

Damarlarımdan bağlı, esir şehrimden…

Lâl oldum, bitap oldum, yiter oldum,

Duvarlar da kırıldı, sessizliğimden…

Yürüdüm yollarında,

Küçüldü ayak izlerim…

Bir nokta gibi…

Küçüldüm…

..

.

Kayboldum…

Anlaşılmamış bir söz gibi…

İsim verilmemiş bir renk gibi…

Ayak basılmamış bir toprak gibi…

Kayboldum…

 

Her bakışımın menzilinde biraz sen…

Ben, yıldızlara boynu bükük sokak lambalarını anlatamadım…

Issızdı topraklarım,

İçimden eksilirsin diye, karlara bürünmüş dağlarıma çığlığımı haykıramadım…

Hitâpsız idin, yazamazdı seni kalemim,

Ben, kalbimde sana hiçbir kelimeyi konduramadım…

Uzağındım, uzağı sevdim…

Beni, sana hiçbir şey yapmadığı için…

Yağmurları sevdim,

Olduğun yerlerden gelme ihtimalini taşıdığı için…

Yaprakları sevdim,

Yokluğunun kışında mevsimleri hatırlattığı için…

Belki hiç bilmeyeceksin ama

Tüm bu hislerimi şimdi boşluklarda bir bir asıyorum…

Beyaz sayfalara kefen diye sarıp hayallerimi tek tek toprağa gömüyorum…

Yüreğimde senin için yakılmış şiirleri, gözyaşlarımla bir bir yakıyorum…

Ve gitti…

Karanlığında, hasretinden mumlar eridi gitti…

Yağmurlar, mezar taşımı boynu bükük bıraktı gitti…

Yüreğimdeki boşluğunu toprak mı doldurur sanırsın,

İçimden yıllar dağ oldu geçti…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir