Şimdi o eski, köhne havuzun etrafına çevrelenmiş tatlı bir dostluk halkası içindeki o hâle, hayalimdeki o resme gitmek. Sade, eski, metruk bir mekân. Şadırvanın etrafında dağınık halde oturmuş çayını içen, cigarasını tüttüren bir iki ehli keyf. Birkaç iskemle, sarmaşıklar. Sanki biraz bize, vakte, biraz da mâziye sarmaşmışlar, el uzatmışlar. Bizi tatlı, efsûnlu mâzi ile buluşturmuşlar. Çevrede boşluklar, tenhalıklar var. İçi mânâ dolu meydanlıklar.
Birkaç tarih, edebiyat talebesi, arada bir ders çıkışları gidiyoruz bu medrese avlusuna. Adımlarımız iştiyakla götürüyor bizi, Osmanlı mezar taşları arasından geçerek vardığımız bu tarihi çay ocağına. Öğrenci harçlığıyla, Sahaflar’da görüp de alamadığımız kitaplardan kalan paralarla içtiğimiz bir iki çay, çok lezzetli.

Şimdilerde, kesif bir nargile dumanı, dip dibe sandalyeler, envâi çeşit turistik incik boncuk ve sükûnetin terk ettiği bir kargaşa hâli ortama hâkim olmuş. Hatıralar kovalanmış. Sığınacak bir köşe bucak bulamamış.

Ara sıra gittiğimde yine o köhne şadırvanın kenarında oturan birkaç kişiyi görüyorum hayalimde. Asma yapraklarının nazlı nazlı duruşunu seyrediyorum. Hayal perdemde mâziyi canlandırıyorum. Nefes alabiliyorum bir parça o zaman. O esrarlı masal âlemine geçiş yapıp birkaç dondurulmuş dakikada, gidiyorum uzaklara. Gidip de gelmek istemediğim, o lâhzada kalmak istediğim böyle zaman manzaraları bir hayli. Onları muhayyilemde asılı durmaktan kurtarıp kâğıda döküyorum zaman zaman.

Taşlarında, havasında tarihten ne yaşanmışlıkları biriktirmiş bu mekân, sizinle konuşuyor sanki. Kat be kat sakladıklarını bazen böyle eski dostlarına açıveriyor.
Devrinin sadrazamı olup, kütüphanesi, camii, medresesi olan bu külliyeyi yaptıran Çorlulu Ali Paşa; siyasî kararları yüzünden bir süre Midilli’ye sürgüne gönderilir. Daha sonra orada idamına hüküm verilir. Ve nihayet külliyenin haziresine defnedilir.
Hâlihazırda tekkesinden, medresesinden pek bir iz taşımayan mekân; cafcaflı, renkli, dumanlı, oryantalist, turistik bir seyrangâh olmuş.
Hayatın her rengi var burada. Mâzinin esrârı, hüznü, bugünün neşesi, çeşitliliği, kaderin cilveleri.
Vesselam.
Filiz Çırpıcı
