ÂYETİNİ ARAYAN İNSAN
Duyurusunu gördüğüm günden beri merakla beklediğim bir kitaptı. 114 sureden seçilen 114 ayet üzerine yazılan, her biri birbirinden özel, ders niteliğinde müstakil eserler…
Kitap; modern çağda, haz ve hız peşinde sürüklenen insanoğlunun âdeta durup bir nefes alabileceği, sığınabileceği bir liman görevini görüyor. Yaşam gailesinin keşmekeşinde; yerini, yurdunu kaybettiği, duygularının çoğunu es geçtiği, görmezden geldiği anlarda kendini kaybeden insanoğluna bir rehber olma niteliği taşıyor.
İnsanoğlu o kadar kaybolmuş, biçare ve kimsesiz ki yaşadığı olumsuz olayların ya da duyguların nasıl üstesinden geleceğini bilemez hâlde. O nedenledir ki son zamanlarda en revaçta olan mesleklerden birisi de psikologluk. Bir dostu, arkadaşı, bir yakını olmayan insanların sığındıkları bir liman oldular âdeta. Oysa insan unuttu. Onu her daim bir görenin olduğunu, her yakarışını duyanının olduğunu ve ona şah damarından daha da yakın olan o Yüce Yaratıcı’nın varlığını unuttu…
Konuştuğumuzda bizi anlayan, bizi duyan birinin varlığı bile çok kıymetliyken, bizi asıl duyacak olan ile neden konuşmaz olduk? Hâlbuki bilmez miyiz, kelâmını okuduğumuzda O’nun bizi duyacağını? Peki, öyleyse neden okumayız O’nun kitabını? Okumayan hiç yok mu? Elbette var. Peki ya anlayanlar?
Pek çoğumuz Kur’an-ı Kerim’i okumayı bilir, okuruz. Hiç “acaba bize ne demek istiyor?” diye merak eder, düşünür müyüz? Kaçımız Kelâmullah’ı anlamaya çalışırız? Genelde içerisindeki kıssaları ve bize ibret olsun diye anlatılan olayları “indirildiği zamana has” diye düşünür, okur geçeriz. Hâlbuki Kur’an-ı Kerim bize pek çok kez “Akletmez misiniz? / düşünmez misiniz? / ibret almaz mısınız?” der.
O’na kulak versek, anlasak, günümüze uyarlasak, belki de şu an yaşadığımız pek çok çıkmazı onunla birlikte aşardık. İşte tam bu noktada “Âyetini Arayan İnsan” karşımıza çıkıyor.
Âyet; işaret, delil, emâre, iz, mucize anlamlarına gelir. Yazarın seçmiş olduğu âyetler, modern çağın kaybolmuş insanlarına âdeta kılavuzluk ediyor. Yer yer bizi ihtar ediyor, kimi zaman nasihatler ediyor, dualar öğretiyor. Her bir âyette sizi durup düşünmeye sevk ediyor. Bazen kendinizi “ben bu âyeti hiç bu şekilde düşünüp, böyle anlamlandırmamıştım” derken buluyorsunuz. Hayret ve şaşkınlığa uğrayacağınız yerler o kadar çok ki…
Yazar Turan Kışlakçı, pek çok tefsir kaynaklarının yanı sıra, batı dünyasının ünlü düşünürlerinden de istifade ederek kaleme almış bu güzel eseri. Doğu ve Batı kaynaklarını büyük bir ustalıkla öyle güzel mezcetmiş ve günümüz insanın anlayacağı şekilde o kadar güzel tasarlamış ki…
Var mısınız, odamızın başucunda asılı duran, kütüphanemizin tozlu raflarında yer almış Kur’an-ı Kerim’i alıp okumaya? Bu defa anlayarak, dokunarak, görerek, hissederek, lezzet alarak…
Var mısınız, âşinâ olduğumuz ayetleri tekrar gözden geçirmeye?
Her arayan bulamaz ama bulanlar arayanlardır.
Âyetimizi bulmamız ve sırrına ermemiz temennisiyle…
Meryem Erva
