Bir Yolculuktur Ömür

“Yolun değişen encamı ile birlikte insan da değişir dönüşür. Öğrenir, büyür, pişer, bazen yorgun düşer ama hep ilerler. “

İnsan ne kadar yol giderse gitsin, vardığı hep kendidir. Ne yöne dönerse dönsün, bulduğu hep kendidir. Hangi renkse hayran olduğu, ne ise bakıp gördüğü yine kendidir. Duyduğu ses yüreğinin sesidir. Bildiği hakikat gönlüdür.

Hayat, kendinde başlayıp kendinde biten bir yolculuktur, ömrü kadar süren bir yolculuk… Dünya denen diyarda… Yürünmüş onca yolun üstüne, yürünecek yollara yer açarak…

Evet, ömür için “bir yolculuk” demek oldukça anlamlı ve doğrudur. Başlangıcı vardır bir de varış noktası… Tıpkı doğumla başlayan ve ölümle biten bir rota gibidir. Durakları da vardır kendince: Sevinçler, hüzünler, insanlar, şehirler, seçimler…

Her durağı, bir ders saklar içinde. İnsan bazen acele eder, bazen bekler. Ama yol yürünür; zaman dinlemez, hayat beklemez…

Yolun değişen encamı ile birlikte insan da değişir dönüşür. Öğrenir, büyür, pişer, bazen yorgun düşer ama hep ilerler. Yol arkadaşları olur. Kimi kalır, kimi iner bir durakta, her biri iz bırakır.

Kimi gün güneşle yürünür, kimi gece yıldızlar eşlik eder yolcuya, bazen de karanlıklar… Ama her hal, yolun bir parçasıdır. Kimi yanındadır bir süre, kimi sessizce vedalaşır. Yol arkadaşları değişir, insan değişir, ama yol devam eder.

Yolda insan kendini tanır. Yorgunluğunda sabrı, kaybında teselliyi, sessizliğinde duayı bulur. Bazen tökezler, bazen uçar gibi geçer vadileri. Ama asıl olan yürümektir; yürekle, niyetle, içtenlikle yürümek…

Evet, yolculuktur ömür… Hem de insanın kendine, Rabbine ve hakikate doğru yaptığı en uzun, en derin yolculuktur. Ölümle bir başkasına geçilen sonsuzluğun bir sahnesi. Perdedir ölüm. Bir sahne kapanır ölümle, diğerine geçilir.

Ve nihayet varılır o son durağa… Yolda kalan asla olmaz. Kimi farkında olarak yürür yolunu, kimi sadece adımlarını sayarak. Ama son durağa herkes ulaşır. Mutlaka ulaşır.

Sadece yaşayıp yazık etmemek lazımdır ömre. Ömür denen sonsuzluk sermayesine. İdrakle yürümek icab eder. Ancak o zaman bir anlam kazanır. Hakikate adanmış bir gönül olmalıdır hikâyenin başkahramanı. Hakikate varmanın ya da varamamanın hikâyesidir çünkü her yolculuk. Vesselâm…

Emine Savaş