Sensiz kaldığında kalbim…
Dilim tutulur, lâl olur kelimelerim.
Nilüferlerin örttüğü bir göl gibi nefessiz kalırım.
Aşkın, daha ilk bâbında yitirdim benliğimi. Hadi çık gel…
Neyse ki kar yağıyor…
Gönlümün küllerinde saklı tutuğum közlere dokundu lodos bugün yine şehriyar…
Tamburinin sesiyle alevlendi içimdeki korlar AYN…
Sızladı ve kanadı tüm yaralarım yâr…
Tambura dokundukça aktı gözyaşlarım kirpiklerimden sessizce.
Ve Resulallah’ın Taif dönüşü sırtını ağaca verip “Beni kime bıraktın” deyişi aklıma geldi sessizce… Ve bir ayet düştü yüreğime. Rabbin hatırına sabret. Sabredersen menziline ulaşırsın. Bir savaşın ortasında senin, beni yalnız bıraktığını gördüm. Üstelik savaşım senin içinken. Yeter ki gönlün hoş olsun senin, ben sükûtu başıma taç ederim. Zehri bal şerbeti diye sessizce içerim. Ey âb-ı hayatım olan şak-ı şehriyar! Bir nağmeye başla da beni şevkle heyecanla değirmen taşı gibi döndür. Buğday tanesi gibi un olayım. Eğer şems âşık olmasaydı yüzünde bu parıltı, bu ışık bulunur muydu?
Şehriyâr ben senin kalbine alelâde gelişi güzel sözler söyleyen değil, kalbinin sükun bulması için mucizeler söyleyen kafesinde yaralı bir bülbülüm. Söylediklerime “lâf” deyip geçme, eğer “lâf” deyip geçiyorsan sen çoktan kaybetmişsin kendini. Gurbetim, sılamsın benim bir türlü kavuşamadığım, kavuşmaya doyamadığım.
Yaralım, hastam…
Merhemine koştuğum, zehriyle düştüğüm. Çilem, acım, kederim! Gönlüm! Sustukça hoş geçimlim, dile geldikçe parlayan alevim. Parladıkça her zerremi kor kor tutuşturanım. Rüyam, hayalim, hülyam… Toroslardan akıp ovaları yeşerten Seyhan’ım. Güllere, lalelere, mor menekşelere, sümbüllere renk veren, en güzel kokuları düşüren ve hayat veren suları taşıyan Seyhan’ım… (Seyhan nehri) Nerelerdesin ya dön artık yurduna; ya iki satır yaz bize. Yaz ki portakal çiçekleri gibi, Nar çiçekleri gibi gönlümüze ferahlıklar düşsün. Gönlümün bataklığında açan güzel Nilüfer çiçeği. Yedi tepede kar yıldız, yıldız… bu kış kar çiçek çiçek yağıyor… Yol artık sensin. Dargınım sana ey gönül! Yârin inci tanesi kadar kıymetli, paha biçilemez gözyaşlarını toplatmadın bana. İnciyi sinesinde saklayan istiridye kadar olamadın ey gönül!
Sen yoksun…
Tezgâhlara dizdim umutlarımı, örse yatırdım kalbimi yâr.
Gözlerine bakmazsam, aşkla Allah diyemem.
Seyhan Nehri gibi akamam yâr.
Hadi çık gel. Gel ki bayram eylesin yetim gönlüm…
Ercan Gümüş
