Bir çocukla konuşurken zarif olmalısınız bayım. Mesela gözlerinin içine bakmalı, ona dönmelisiniz. Kalbinizin ve çocukluğunuzun kapılarını ardına kadar açıp, onu anlamaya çalışmalısınız. “Of bu ne saçma konuşuyor şimdi” ya da “Bitmez bu konuşma” diyorsanız o konuşmaya hiç başlamamalı, o gözlere hiç bakmamalısınız. Ve eğer cevap verecekseniz tamamen yetişkinlere ait cevapları ya da zehirli yorumları kendinize saklamalısınız.
Karşınızdakinin bir insan yavrusu, algıları son derece açık, zekâsı parlak, kalbi tertemiz, çok değerli bir varlık olduğunu unutmamalısınız. Kişiliğine dönük ağır ithamlar sizin kendi dünyanızdır. Onları kendinize saklamalısınız.
Tatlılıklarına sevgiyle bakmalı, her çizdiğinden dünyada sadece bir tane, her şarkısının tek kerelik özel bir beste olduğunu unutmamalısınız. Onunla ya da yaptıklarıyla alay etmemelisiniz.
Kısacası bayım bir çocukla konuşurken takım elbiselerinizi giyip, saçlarınızı tarayıp, tüm iyi ve güzel cümleleri heybenize atıp öyle konuşmalısınız. Yıllar sonra karşınızda vicdan sahibi bir insan görmek istiyorsanız bugün burada siz insan olmalısınız.
Fatma Beyza Tütüncüoğlu
