• Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 9 Şubat 2019, Cumartesi 10:41 - Son Güncelleme: 9 Şubat 2019 Cumartesi, 13:04
Font1 Font2 Font3 Font4
Zevkiselim

“Bizim eski medeniyetimizin estetik yargısı olan zevkiselim, ruhsal hazların en rafine bir hali idi. Mücerred ve ele geçmez güzele talipti. O güzele varmanın yollarını hedeflemişti. Bu dünyadan ve etrafımızdaki maddî çevreden başlayan yolculuk, ezelî ve ebedî güzele gidecekti. İşte zevkiselim, bu hedefin estetik yargısıdır, her zaman diri ve geçerlidir.”
Prof. Dr. Sadettin Ökten
Gelenek Sanat ve Medeniyet


Maddî zevklerin ön planda olduğu, manevî zevklerin pek bilinmediği bir zaman diliminde yaşıyoruz. Maddî zevkler: Yeme içmeye, gurme ve gastronomiye, eğlenceye, faiz, döviz ve borsaya, televizyon yarışmalarına, politik gevezeliklere dair zevkler… Aslında maddi zevklerin yelpazesi çok dar. Elbette maddi zevklerin daracık dünyasında yaşanan zamanlarda manevî zevklerden bahsetmek kolay değil. Manevi zevklerden söz açsanız kim dinler, kim anlar?
Her şeye rağmen manevi zevklere dair bir kapı aralamaya çalışalım…

Allah’a iman, marifet ve muhabbet zevki: Bir Yaratan’a inanmak, güvenmek, dayanmak. Kâinatın, hayatın, dünyanın ve insanın, Allah’ın eşsiz sanat eserleri olduğunu idrak etmek. Rüzgârlarda, yağmur ve kar taneciklerinde… Kuş cıvıltılarında, dalga seslerinde… Meyvelerde, çiçeklerde… Dağlarda, denizlerde… Gündüzlerde gecelerde… Hadiselerde, devirlerde, dönemlerde… Başa gelen bütün olaylarda… Esma-i hüsnayı, Allah’ın güzel isimlerini okuyabilmek. Bütün varlıklara mânâ-yı harfî ile bakmak. Bütün varlıklar, Yaratan’a işaret eden harflerdir aslında… Dünyayı, ahirete bakan yönleriyle görebilmek… Bu hayatın, ebedî bir âleme hazırlık olduğunu anlamak… Hiç endişe etme… Şu dünya gemisi sahipsiz değil, başıboş değil… İnsan bu alemde yalnız değil, kimsesiz değil… Seni seven, yoktan yaratan, yaşatan, koruyan, gözeten biri var, merak etme… Bir defa bizi bu dünyaya getiren, bu kâinatı yoktan yaratan, bir başka dünyayı da yaratacak merak etme…

İbadet ve zikir zevki: Beş vakit namaz, namaz sonrası çekilen tesbihler… Her birinin zevki ayrı… Günün getirdiği koşturmacalar, planlar, projeler… Gerçekleştirilmeyi bekleyen işler, programlar… İbadet, bütün bunların itici motoru adeta… Şu zayıf insan, bu kadar ağır yükün altından kalkabilir mi? Elbette… Bütün bunlar ve çok daha fazlası, ibadet zevkini tatmış insan için çok kolay… Takatin mi azaldı? Mecalin mi tükendi? O halde beş vakit namaz kılmayı dene… Güne sabah namazı ile başla… Namaz sonrasında tesbihlerini çek… Ya Allah deyip, o günün işlerini birer birer halletmeye çalış…

Kur’ân-ı Kerim dinleme zevki: Çok düzgün kıraatli hafızlardan Kur’ân-ı Kerim dinlemek, bu zamanın yorgun ve yaralı insanları için belki de en iyi çözümlerden birisi. Abdurrahman Gürses hocanın okuduğu sureleri internetten dinleyebiliriz. İsmail Biçer, İshak Daniş, Fatih Çollak da Kur’ân-ı Kerim’i hakkıyla okuyan dünya çapında hafızlarımız…
Bir hatırlatma yapalım: Rahmetli Abdurrahman Gürses hoca, konunun uzmanlarına göre Kur’ân-ı Kerim’i dünyada en güzel okuyan isimler içinde ilk sıralarda yer alır. Mekânı cennet olsun…

Kur’ân-ı Kerim okumanın zevki: Günün her vaktinde Kur’ân okunabilir. Yasin, Fetih veya Rahman sureleri… Yusuf, Vakıa veya Kehf sureleri… Fatiha, İhlas veya İnşirah sureleri… Akıl, kalp, ruh ve duygularımızın her an ihtiyaç duyacağı manevî şifalarla dolu sureler… Bütün bu surelerin meal ve tefsirleri, okunmayı, anlaşılmayı bekliyor. İnsan, Kur’ân’ı okusun diye, anlasın diye yaratılmış… Bir öneri: Gündüz vakitlerinde Kur’ân-ı Kerim’in meal ve tefsirlerini okuyun. Geceleri Kur’ân-ı Kerim’i Arapça okuyun.

Karşılıksız iyilik zevki: Hastalara, öksüzlere, yetimlere, fakirlere, kimsesizlere, musibetzedelere, ihtiyarlara… Cümle mahlukata hiçbir karşılık beklemeden iyilikler yapmak. Yemek yedirmek, maddi olarak desteklemek, işsizlere iş bulmak, iş güç sahibi yapmak, ziyaret etmek, hâl hatır sormak… İyilik yapılacak kişinin mutlaka ihtiyaç sahibi olması gerekmez. Hiçbir sebep yokken de iyilik yapılabilir. Niçin? Sadece Allah için…

İnfak zevki: Zekât ve sadaka vermek… İhtiyaç sahiplerini aramak, bulmak, görmek, gözetmek… Elbette öncelikli olarak ihtiyaç sahipleri… Bunun bir adım sonrası, ihtiyacı olmayanlara da ulaşmak… Zekât ve sadakanın maddi boyutu kadar manevi boyutu da olmalı. Evet, zekât ve sadakada öncelik ihtiyaç sahipleridir. İhtiyaç sahiplerinin ötesinde bu konu nasıl anlaşılmalı? İlminin zekâtını verdin mi? Allah’ın sana verdiği kabiliyetlerin zekâtını verdin mi? Kaç kişinin elinden tuttun? Kaç kişiye yol yordam öğrettin? Zekât ve sadaka maddiyatla mı sınırlı? Yılın sadece bir ayıyla mı sınırlı? Sana verilmiş imkânları hangi yolda kullandın? Ömür sermayesini sadece kendin için mi harcadın? Garip guraba, fakir fukara kime güvenecek? Modern insana infak zevkini anlatmak, dinletmek kolay mı? Selamlaşmak ve tebessümün sadaka olduğunu biliyor musun? Paylaşmanın, cömertliğin zevkini anlamak ve yaşamak bu zamanın en önemli meselesi… İsteyenler bu konuyu Onk. Dr. Haluk Nurbaki’nin eserlerinden okuyabilirler.

Takva üzere yaşamanın zevki: Üstad Bediüzzaman şöyle diyor: “Allah’a abd ve asker olmak, öyle lezzetli bir şereftir ki, tarif edilmez.” Evet, Allah’ın emirlerini yapmak, yasaklarından sakınmak, bir açıdan zevkiselim meselesi… Takva üzere yaşanmış, istikamet üzere yaşanmış şiir gibi bir hayat gerek bize… Allah’ın beğeneceği bir hayat gerek bize… Her anı Allah’a itaat etmenin zevkiyle, her anı istikameti koruma endişesiyle yaşanmış bir hayat gerek bize… Takva… Gözüne, kulağına, eline, beline, diline, kişiliğine, karakterine, aklına, ruhuna, kalbine, duygularına, hayallerine Kur’ân-ı Kerim terbiyesi verebilmek… Sünnet-i seniyye terbiyesi verebilmek… Nasip et Ya Rab…

Şükür zevki: Allah’a her an hamdüsena ve minnet duygularıyla dolup taşmak. Allah… Bizi yoktan yarattı… Yaratmasa da olurdu ama yarattı… Cansız değil, bitki değil, hayvan değil… Bizi insan olarak yarattı. Sapasağlam yarattı… Eller, ayaklar, gözler, kulaklar verdi… Akıl ve kalp verdi… Duygular, kabiliyetler verdi… Dünyayı eşsiz nimetlerle, bizim için yarattı. Atmosferle, dağlarla, denizlerle, bulutlarla, mevsimlerle güzelleştirilmiş bir dünya… İnsan için hazırlanmış bir dünya… Altmış yetmiş yıllık bir hayat için bu kadar ikram ve ihsan… Bunlara şükür gerekmez mi?

Sünnet-i Seniyye üzere yaşamanın zevki: Fahr-i Kâinat Efendimiz’in (asm) hayatı, her anıyla kayıtlı, her ayrıntısıyla kitaplarda mevcut. Cümle mahlûkata hizmet etmiş… İnsanlardan bir insan olmuş… Yerlerin ve göklerin sakinlerinin hayran olduğu zat… Hüsn-ü ahlak sahibi… Hüsn-ü sîret ve cemal-i sûret ile mümtaz bir zat (asm)… Gönüller sultanı (asm)… Evet, bizim hayatımız, Onun (asm) hayatına benzedikçe güzelleşir… Sünnet-i seniyye üzere yaşayabilmek duasıyla…

Sohbet muhabbet zevki: Üstad Bediüzzaman Barla Lahikası’nda şöyle nakleder: “Semâvât zemine gıpta eder ki, zeminde hâlisen lillâh sohbet ve zikir ve tefekkür için, bir-iki adam, bir-iki nefes, yani bir-iki dakika beraber otururlar, kendi Sâni-i Zülcelâlinin çok güzel âsâr-ı rahmetini ve çok hikmetli ve süslü âsâr-ı san’atını birbirine göstererek Sânilerini sevip sevdirirler, düşünüp düşündürürler.” Evet, sadece Allah için sohbet etmek, muhabbet etmek de bir zevkiselim meselesi… Dünyada Allah için kurulan dostlukların, arkadaşlıkların, yapılan sohbetlerin ahirette devam edeceğini ümit ediyoruz…


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN