RÖPORTAJLAR
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat
  • Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”

Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
Eklenme Tarihi: 5 Aralık 2019, Perşembe 14:07 - Son Güncelleme: 5 Aralık 2019 Perşembe, 14:07
Font1 Font2 Font3 Font4



Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
Mehmet Nuri Yardım

 

 

Dört yıl önceydi. Yani 2005 senesi. Sanırım Mayıs ayıydı. Türk sinemasında seçkin bir yere sahip olan gönül insanı Yücel Çakmaklı ile Sapanca’da bir çay bahçesinde karşılaşmıştık. Biz Yazarlar Birliği’ndeki arkadaşlarla Sapanca Şiir Akşamları’ndan dönüyorduk. O dost meclisinde çaylarımızı içerken meşhur edebiyatçıların eserlerinin beyazperdeye intikal etmesi hususu üzerinde durmuştuk. Söz dönüp dolaşıp Sâmiha Ayverdi’den açıldı ve eserlerinin bugüne kadar sinemaya niçin aktarılmadığını sordum o zaman. O sohbet esnasında Yücel Bey, “Sâmiha Hanım’ın Batmayan Gün romanı beyazperdeye aktarılabilir. Batmayan Gün’le Sâmiha Ayverdi’yi gençlere tanıtmak istiyorum.” demişti. Bu temenni daha sonra gerçekleşsin diye müşterek bir çaba harcandı. Konu basına da yansıdı ve çalışmalara başlandı. TRT ile ilk temaslar kuruldu. Ne var ki, bu film  gerçekleşemedi, bu teşebbüsümüz akamete uğradı. Ama o çalışmalar esnasında Yücel Çakmaklı’nın heyecanı görülmeye değerdi. Defalarca konuşmuştuk eser üzerine. Onlarca defa telefonlaşmıştık. O günlerde bu konu hakkında kendisiyle gerçekleştirdiğimiz mülâkatı rahmete vesile olması dileğiyle yayınlıyoruz.

 

“Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sâmiha Ayverdi’nin Batmayan Gün adlı romanı televizyon dizisi oluyor. Film, bu yılın sonuna doğru ekranlara gelecek. Filmi sinemamızın ünlü yönetmenlerinden Yücel Çakmaklı yönetecek.

 

Uzun yıllardan beri sinemaya ara veren Çakmaklı, doğumunun 100. yılı dolayısıyla hakkında bir çok faaliyetin düzenlendiği Sâmiha Ayverdi’nin Batmayan Gün isimli romanını yıllar önce okuduğunu ve çok beğendiğini belirterek, “Roman, dizi filme çok uygun. Bu konuda gerekli hazırlıkları yapıyoruz.” dedi. Senaryo çalışmalarına başlandığını belirten Yücel Çakmaklı, “Dizi için gerekli altyapı çalışmalarına başlandı. Uygun oyuncular araştırılıyor. Türk sinemasının ve tiyatrosunun usta ve kabiliyetli genç oyuncularıyla birlikte çalışacağız. Romanın hakkını verebilmek için büyük bir titizlikle çalışmaları ve araştırmaları sürdürüyoruz. Projemiz sponsorluğa açık. İsteyen bu konuda bizimle veya Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı yöneticileriyle görüşebilir.” diye konuştu. Türk düşünce ve sanat hayatının değerli simâlarından Sâmiha Ayverdi’nin sevilen romanlarından Batmayan Gün’ün çekimlerine 2006 yılının ilk aylarından başlanması bekleniyor. Bu önemli diziyi büyük bir ihtimalle 2006 yılının Mart veya Nisan ayında bir televizyon dizisi olarak seyredebileceğiz.

 

Bugüne kadar bir çok sinema ve televizyon filmine imza atan tanınmış yönetmen Yücel Çakmaklı, bu sıralarda çok heyecanlı. Çünkü yeni ve çok önemsediği bu projeyi en mükemmel şekilde gerçekleştirmek ve sinemaseverlere ulaştırmak istiyor. Dördüncü Murat, Küçük Ağa ve Kuruluş gibi ölümsüz eserlerin yönetmeni Yücel Çakmaklı ile “Batmayan Gün” projesi hakkında konuştuk:

 

 

MEHMET NURİ YARDIM: Sayın Çakmaklı, siz edebiyatımızın ünlü yazarlarının eserlerini beyazperdeye aktaran bir yönetmen olarak tanınıyorsunuz. Daha önce Necip Fazıl Kısakürek ve Tarık Buğra gibi edebiyatçıların eserlerini sinemaya uyarladınız. Şimdi de Sâmiha Ayverdi ile ilgili bir projeniz var. Bunun hikâyesi nedir, anlatır mısınız?

 

YÜCEL ÇAKMAKLI: Evet benim daha önce de bildiğiniz gibi edebiyatımızın köşe taşları olan isimlerin eserlerinden bazılarını sinemaya aktardım. Özellikle televizyon dizisi olarak yönettiğim 4. Murat, Kuruluş ve Küçük Ağa büyük ilgi gördü. Şimdi kısmetse gençlik yıllarımdan beri eserlerini istifade ederek okuduğum, yakından tanıdığım, kendisine ve fikirlerine değer verdiğim rahmetli Sâmiha Ayverdi’nin bir romanını dizi olarak çekme hazırlığı içindeyiz. Bu düşünce de şöyle oluştu. Bu yıl Sapanca Şiir Akşamları münasebetiyle dâvet edildiğim Sapanca’da edebiyatçı ve şair dostlarla bir aradaydık, çay içiyorduk. Bu yıl Sâmiha Ayverdi’nin doğumunun 100. yılı münasebetiyle düzenlenen  çeşitli faaliyetlerden bahsedildi. Bir arkadaş yazarın İbrahim Efendi Konağı romanının filme uygun olduğunu belirterek “Keşke bu romanı filmi çekilebilse, bunu da en iyi siz yaparsınız, çünkü yazarı da tanıyorsunuz.” dedi. Doğrusu uzun zamandan beri düşündüğüm bir konuydu Sâmiha Hanım’ın bir eserini sinemaya aktarmak. Ben Batmayan Gün’ü çok sevmiştim. Onun da hikâyesi güzel. Kısmetse bunu İstanbul’a dönüşte konuşalım.” dedim. Ve sonuçta bu temenni önce konuşuldu, sonra projeye dönüştürüldü. Senaryosu yazıldı, şimdi sponsor ve çekim hazırlıkları safhasındayız.

 

 

YARDIM: Romanın, yani dizinin konusu nedir?

 

ÇAKMAKLI: Romanda, susadığı manevi hazzı, aile çevresinde bulamayan genç bir kızın hikâyesi anlatılıyor. Genç kız aradığı gerçeğe bir rastlantı sonucu ulaşıyor. Batmayan Gün’de aynı zamanda toplumun sosyal problemleri de dile getiriliyor.

 

YARDIM: Peki filmde oynayacak oyuncular belli oldu mu?

 

ÇAKMAKLI: Henüz değil. Araştırmalarımız devam ediyor. Rahmetli yazarımız çok titiz. Romandaki kahramanlar çok canlı. Dolayısıyla bu tiplerin aynen romandaki havayı yansıtması lâzım. Yalnız şunu söyleyeyim, sinemamızın ve tiyatromuzun en usta erkek ve bayan oyuncularıyla yapacağız bu filmi. Senaryo çalışmaları bittiğine göre, bu yılın sonunda veya en geç 2006 yılının başında “motor” diyeceğiz inşaallah. Kısmetse önümüzdeki yılın ilk aylarında dizi olarak bir televizyon kanalımızda ekrana gelecek.

 

 

YARDIM: Dizide roman mı esas alınacak?

 

ÇAKMAKLI: Tabii dizimizde Batmayan Gün eksen olarak alınacak. Ancak dizinin bütününde, yazarın diğer belli başlı eserlerine de yayılmış olan duygu ve düşünceleri bu filmde yer bulacak. Yâni bir bakıma Sâmiha Ayverdi’nin iç dünyasını ve ideallerini, bu filmle seyirciye ulaştırmak istiyoruz.

 

 

YARDIM: Bundan sonraki çalışmalarınızdan kısaca söz eder misiniz?

 

ÇAKMAKLI: Eğer gerekli imkânlar sağlanabilirse, Batmayan Gün’ün hemen ardından İbrahim Efendi Konağı ile Mesihpaşa İmamı’nı çekmek istiyorum. Çünkü her iki roman da son derece başarılı ve Osmanlı’nın son dönemini çok iyi ve birinci elden yansıtıyor. Tabii biliyorsunuz bu tarz çalışmalar artık reklâm desteği ve sponsorluklarla gerçekleşebiliyor. Yine Sâmiha Ayverdi’nin yakın arkadaşı ve son yıllarda Türkiye’de gündeme gelen Safiye Erol’un Ciğerdelen romanı da düşündüklerim arasında. Ciğerdelen tarihî bir roman ve çok güzel. Sinemaya da çok uygun.

 

 

YARDIM: Peki bu çalışmaların gerçekleşebilmesi için neler gerekiyor. Türk sinemasında orijinal dizi ve filmler az yapılıyor, niçin?

 

ÇAKMAKLI: Çünkü artık sinema parasız yapılamıyor. Bir kuruluşun, devletin veya sivil kişilerin yeni projelere sahip çıkması lâzım. Maddî anlamda katkıda bulunmaları gerekir. Pahalı bir sanat olan sinema ancak böyle himmetli eller uzanırsa ayakta kalabilir. Bunun için imkânı olan kişi ve kurumlar, mutlaka kültür hayatımızın temel taşları olan yazarlarımızın eserlerinin sinemaya aktarılması için ellerinden geleni yapmalıdırlar. Sesli ve görüntülü iletişim araçları milli kültürümüzü yeni nesillere aktarmalı. Hattâ yapacağımız bu filmleri, yurtdışındaki vatandaşlarımıza da ulaştırmalıyız. Bu konuda herkes, üzerine düşen görevi hakkıyla yapmalıdır.

 

TÜRK EDEBİYATININ YÜZAKI

 

Sâmiha Ayverdi, 1905 yılının 25 Kasım günü, İstanbul Şehzadebaşı’nda dünyaya geldi. Özel eğitim gördü. Kubbealtı Akademi’sinin kurucu üyelerinden olan Ayverdi, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul ve Yahya Kemal Enstitülerinde faal üyeliklerde bulundu, Türk Kadınları Kültür Derneği İstanbul Şubesi’nin kurucu üyeliğini yaptı. Ayverdi, hizmetlerinden dolayı, 1978’de Türkiye Millî Kültür Vakfı Armağanı ile taltif edildi; 1984’te de aynı kuruluş tarafından Türk Millî Kültürüne Hizmet Şeref Armağanı takdim edildi, 1985’de Yeryüzünde Birkaç Adım isimli eseri münasebetiyle Boğaziçi Yayınları tarafından kendisine Boğaziçi Başarı Ödülü verildi, 26 Nisan 1986’da ise, Türk Edebiyat Vakfı tarafından Millî Sanata Hizmetlerinden ötürü bir plaket sunuldu. 22 Mart 1993 günü vefat etti ve Merkez Efendi Mezarlığı’na defnedildi. 88 senelik hayatı boyunca roman, hikâye, biyografik inceleme, deneme, siyasî tarih, hatırat, seyahat notları, mensur şiir türlerinde 40’a yakın esere imza atan Sâmiha Ayverdi’nin yayımlanmış eserleri arasında Ateş Ağacı, Son Menzil, Yusufçuk, İstanbul Geceleri, İbrahim Efendi Konağı, Boğaziçinde Tarih, Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, Âbide Şahsiyetler, Râtibe, Ezelî Dostlar ve İki Âşina da bulunuyor. Hakkında biyografi kitapları yazılan, üniversitelerde tezler yapılan Ayverdi’ye dâir çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanmış yüzlerce makale bulunuyor.”

 

SİNEMAYA ADANMIŞ ÖMÜR

23 Ağustos 2009 tarihinde sonsuzluk âlemine göç eden Yücel Çakmaklı, 1937 yılında  Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde doğdu. 1959'da İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nden mezun oldu. Askerlik sonrası Yeni İstanbul Gazetesi'nde Tarık Buğra'nın yönettiği sayfada sinema yazıları yazmaya başlayan Çakmaklı, bir yandan da Erman Film Stüdyoları’nda yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. Çakmaklı, 1968 yılına kadar 50 kadar filmde Dr. Arşevir Alınak, Osman Seden, Orhan Aksoy gibi yönetmenlere yardımcılık yaptı. İlk belgesel filmi Kâbe Yolları’nı yönettikten sonra 1969 yılında Elif Film şirketini kuran yönetmen, “Milli sinema” olarak adlandırılan akıma dayalı filmler çekti. TRT bünyesinde çalışmalarına devam ettiği 1975-1990 yılları arasında kısa hikâyelerden televizyon filmleri yaptı. Prag’da 1978’de televizyon filmleri arasında ödül alan ilk yapım olan “Çok Sesli Bir Ölüm” ile “Çözülme” filmlerini çekti.

 

Tarık Dursun K.’dan, Denizin Kanı, Tarık Buğra’dan Küçük Ağa ve Kuruluş gibi roman uyarlamalarını dizi olarak televizyona aktaran Yücel Çakmaklı, Necip Fazıl Kısakürek’in Bir Adam Yaratmak ve Turan Oflazoğlu'nun 4. Murad gibi tiyatro eserlerinden televizyon oyunları yaptı. Çakmaklı’nın, Müzik odaklı drama dalında hazırladığı eserler arasında Hacı Ârif Bey’in hayat hikâyesi ile bir Rumeli türküsünden yola çıkarak çektiği Aliş’le Zeynep de vardır. Çocukluğu ve ilk gençliğinde edindiği tecrübelerle Türk sinemasının en özgün yönetmenlerinden biri olan Yücel Çakmaklı, pek çok ilke imza atan ve çok değişik konuları filmleştiren bir yönetmen olarak tanındı. Sevilen ve sayılan bir sinema adamı olarak sinemaseverlerin gönlünde taht kurdu. TBMM tarafından 10 Temmuz 2008 tarihinde Devlet Üstün Hizmet Madalyası’na lâyık görülen Çakmaklı’ya, 19 Ekim 2008'de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sinemadaki 50 yıllık hizmetleri dolayısıyla “Emek Ödülü” verilmişti.

 

 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!