RÖPORTAJLAR
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”

Yönetici nasıl olmalıdır?
Eklenme Tarihi: 2 Mayıs 2017, Salı 22:07 - Son Güncelleme: 2 Mayıs 2017 Salı, 22:07
Font1 Font2 Font3 Font4



Yönetici nasıl olmalıdır?
Yönetimin genel olarak bir sanat olduğu söylenir. Ancak yönetim sadece bir sanat değildir; aynı zamanda bir bilimdir ve bir faaliyettir.


Yönetimin genel olarak bir sanat olduğu söylenir. Ancak yönetim sadece bir sanat değildir; aynı zamanda bir bilimdir ve bir faaliyettir.
İnsanlık tarihinde toplum olarak yaşantının ortaya çıkmasıyla birlikte yönetim faaliyetinin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Eski Mısır, Mezopotamya, eski Çin medeniyetlerinde yöneten-yönetilen ayrımının  yapılmakta olduğuna ilişkin kayıtlar mevcuttur. Zamanla yönetim bilim olarak görülmeye başlanmıştır. Osmanlılarda Enderun Mektebi devlete bürokrat yetiştiren bir okuldu örneğin. Batı Üniversitelerinde 19. yüzyıldan itibaren İşletme Okulları, Kamu Yönetimi Bölümleri açılmıştır. Bu okullarda yönetim bir bilim dalı olarak ele alınmıştır. Yöneticiler bu bölümlerden yetiştirilmiştir.
Yönetim faaliyetinin kırıp dökmeden yapılması gerekir. Bu açıdan yöneticiliğin bir boyutunun  sanat olduğunu ifade etmek mümkündür. Buna göre yöneticilik estetik bir şekilde, güzel ve zarif bir şekilde icra edilmeli, kararlar ustalık dolu tutum ve davranışlarla alınmalıdır.
Yönetim faaliyetini icra eden kişiye yönetici denilmektedir. Yönetici,  kurumun/örgütün amaçlarına uygun olarak insani, fiziki, mali ve bilgi kaynaklarını planlayan, örgütleyen, yönelten, eşgümleyen ve denetleyen  kişidir. Peki iyi yönetici nasıl olmalıdır? Kötü yönetici nasıldır? Bu alanda tarih boyunca yazılmış pek çok kitap vardır. Zira yönetim faaliyeti insanlık tarihi kadar eski olduğuna göre, insanların iyi yönetim arayışı içerisinde olduklarını da varsayabiliriz. Tarih boyunca ortaya çıkan bu birikimlerden de yararlanmak suretiyle yukarıda belirtilen sorulara cevap vermeye çalışalım.
İyi yönetici her şeyden önce yöneticilik alanında eğitim görmüş olmalıdır.  İyi yönetici planlama, örgütleme, yöneltme, koordine etme ve denetleme yeteneklerine sahip olmalıdır. Örgütü iyi tanımalı, sahayı bilmelidir. Hızlı kavrayıp hızlı karar verebilen, analitik düşünebilen, ayrıntılarda kaybolmayan, olayı bütün olarak görebilen, empati kurabilen, ekip çalışması yapabilen, dinleyebilen, insanlarla ilişki kurmada başarılı olan, yardım etmeyi seven, dirayetli,  sorun çözebilen biri olmalıdır. İyi idareci ehliyet, liyakat ve adaleti esas almalı, örgütünü en iyi şekilde temsil edebilmelidir. Hızla değişen dünya koşullarında  değişimlere kolaylıkla uyum sağlayabilmeli, duygusal olgunluğa ve yenilikçi bir anlayışa  sahip olmalıdır. Özellikle yenilikçilik (inovasyon) günümüzde çok önemli hale gelmiştir. Hızla değişen çağın koşullarına uyarlanamayan yöneticiler iyi yönetici olamazlar. Görev aldıkları örgütün geri kalmasına, yok olmasına yol açarlar. İyi yönetici çevresini etkileyip motive edecek liderlik özelliklerine de sahip olmalıdır.
Ülkemizde genelde vazgeçilmez olma arayışları vardır. Genel itibariyle liderlerin, yöneticilerin yerlerine kimseyi yetiştirmedikleri iddia edilir. Bu açıdan yerine daha iyi bir yönetici yetiştirmeyi de iyi yöneticinin özellikleri arasına koymamız gerekiyor.
Kendisine bağlı çalışanları seçerken ehliyet ve liyakat kriterlerine göre işlem yapmalıdır.  Alınacak kişide uyumlu çalışabilme, ekip çalışması yapabilme becerisi de aranmalıdır. Bunun dışında  alacağı personelin pozisyona uygun objektif kriterler belirlenmeli ve ona göre eleman alınmalıdır.
İyi yöneticiler çalışanların  kurumun hedeflerine yönelik olarak  profesyonel bir şekilde eğitilmesini sağlarlar. Teşvik sistemi  de eğitime yönelik olarak kullanılabilir.
Kimileri kuralların iş yapılmasına engel olduğundan bahisle  kuralları aşarak, kuralları dikkate almadan icraat yaparlar. Kimileri de kuralları bahane ederek hiç iş yapmazlar. Bu iki yaklaşım şekli kötü yönetimin emareleridir. İyi yönetici icraat yapan, iş üreten, bunu aynı zamanda kurallara uygun olarak yapan kişidir. Kurallara uygun yapılmıyorsa iyi yönetimden bahsedilemez. Keza kuralları bahane ederek iş yapılmıyorsa da iyi yönetimden bahsedemeyiz.  İyi yönetici kurallar gelişmenin önünde engel ise onun  meşru zeminde değiştirilmesi, geliştirilmesi  için girişimde bulunur.
İyi yönetici kararlarını kırıp dökerek değil, ustalık dolu tutum ve davranışlarla alır, yönetim faaliyetini güzel ve zarif bir şekilde icra eder.
İyi yöneticiyi daha iyi anlamak için kötü yöneticinin nasıl olduğunu da anlatmamız gerekiyor. Kötü yöneticilik dozu farklı olmakla birlikte, genel olarak yukarıda iyi yöneticide bulunması gereken nitelikler olarak sıraladığımız niteliklere sahip olmayan yöneticilerdir. Burada ayrıca şunu vurgulamak gerekiyor: kötü yönetici  işleri estetik ve zarif bir şekilde değil,  kırıp dökerek yapar; karar alma sürecinde ustalık dolu tutum ve davranışlara sahip değildir. Uzağı görme, çalışanlarını idare edebilme, işleri ahenkleştirebilme, analitik düşünebilme yetenekleri zayıftır. Duygusal açıdan olgun değildirler. Her şeyin doğrusunu kendilerine göre düşünürler; kuralların, prensiplerin hakimiyetini içlerine yerleştirememişlerdir. Riyakârdırlar. Dedikodu ile iş yaparlar. Çıkar ortaklıkları oluştururlar, çalışanları kendilerine yakınlıklarına göre kategorize ederler, kurumlarında adaleti sağlayamazlar. Sorun çözeyim derken sorun üretirler. Yönettikleri kurumda huzur yoktur, insanlar yoğun bir stres altında çalışırlar.
Kötü yönetimin nasıl olduğunu düşününce, iyi yönetimin önemi daha iyi anlaşıyor aslında.
Özetle ifade etmek gerekirse, yönetici yönettiği kuruma değer katabilmeli, onu ileriye götürebilmeli  ve kendisinden sonra daha iyi yönetecek birini yetiştirebilmelidir. Ancak bu durumda iyi yöneticiden bahsedilebilir.
/ Ömer Yürekli /


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!