• İhsan Kurt ile Mülakat  
    İhsan Kurt ile Mülakat  
  • Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
    Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
  • Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
    Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
  • Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
  • Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
    Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
  • M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
    M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
  • Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
    Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
  • Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
    Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
  • Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
    Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”

YAZARLARIMIZ

Harun Çolak
Harun Çolak
Eklenme Tarihi: 23 Haziran 2021, Çarşamba 15:29 - Son Güncelleme: 23 Haziran 2021 Çarşamba, 15:29
Font1 Font2 Font3 Font4
Yadırgı Romanıyla Kapadokya’nın Tarihine Yolculuk

Nevşehirli yazar Oğuz Özdem tarafından yazılan Yadırgı romanı, mübadele yıllarında Kapadokya bölgesinde, özellikle Nevşehir ve Ürgüp’te, bir Rum ailesi çevresinde yaşananların anlatıldığı tarih ve günümüz arasındaki gelgitlerin bolca yer aldığı bir eser. Ürgüp’te bir arada yaşayan ve aynı kültür kaynaklarından beslenen Türklerin ve Rumların Kurtuluş Savaşı yıllarında birbirlerine bakış açılarının değiştiği, Rumların Batı Anadolu’da yaşananlar yüzünden düşman olarak görüldükleri yılların trajik olaylarının gözler önüne serildiği etkileyici bir roman. Eserde sadece mübadele yıllarında yaşananlar değil anlatılanlar elbette. 6-7 Eylül olaylarında azınlıkların yaşadıkları acılar da aktarılmaktadır. Çocukluk, gençlik yıllarının geçtiği ve çok sevdiği topraklardan ayrılmak zorunda kalan Nikos, daha sonra Osman adını alacaktır, karısı Angela, Melek Hanım, uzun yıllar görmediği oğlu Mihail romanın merkezi kişileri olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle Nikos’un ailesinin anlatıldığı romanda zaman zaman onun bazı arkadaşları da ikinci derecede önemli kahramanlar olarak belirtmektedir. Dekoratif tipler de eserde görünüp kaybolmaktadır. Fakat romanın başından sonuna Nikos ve Angela’nın trajik maceraları gün yüzüne çıkıyor. Televizyon programcısı Aylin’in Ürgüp’te yaptığı çalışmalar sırasında tanıştığı Kasım adındaki roman kahramanının yönlendirmesiyle şekillenen macera, İstanbul’da Nikosman’ın bulunmasıyla ve onun anlattıklarıyla devam etmektedir. Romanda anılar önemli yer tutmaktadır. Bu anıların büyük çoğunluğu Kapadokya bölgesine aittir. Güçlü bir gözlemci olan yazar yaptığı betimlemelerle 1920’li yıllardan 1970’li yıllara kadar Ürgüp ve Nevşehir’de görülen mekânsal değişimleri detaylı şekilde aktarırken, Nikos’un evinde sakladığı eşya ve arşivlerden de hareketle bölgenin tarihi gerçekliğini yansıtmaktadır. Mübadele ve sonrasında yaşanan trajedinin gerisinde dev bir çınar gibi duran Kapadokya bütün ihtişamıyla belirmektedir romanda. Özellikle Nevşehir ve Ürgüp’ün tarihini merak edenlerin okuması gereken bir eser.
Uzun yıllardır bölgede yaşayan bir ailenin ferdi olan Oğuz Özdem, bu yaşanmışlığın getirdiği deneyimlerin ışığında bölgeyi çok güzel anlatmaktadır. Bölgeye dair ayrıntıların birer abidesi olabilecek bilgileri okuyucuya aktarmaktadır. Eserde yaşaması gereken insani değerleri de satır aralarında bulmak mümkündür. Sonuç olarak Kapadokya’nın tarihine sıradışı bir yolculuk yapmak, geçilmemiş yollardan geçmek ve maceradan maceraya atılmak, vatan özleminin hassas yürekleri nasıl parçaladığını ve bilinçsizce yapılan davranışların elim sonuçlarını görmek isteyenler için okunması gereken bir eser Yadırgı romanı. Eline yüreğine sağlık Oğuz Özdem vesselam.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN