• Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
    Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
  • Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
    Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
  • Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
    Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat
  • Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 20 Ocak 2021, Çarşamba 23:50 - Son Güncelleme: 21 Ocak 2021 Perşembe, 00:19
Font1 Font2 Font3 Font4
Vicdanlı ekonomi mümkün mü?

İyilik yap denize at. Balık bilmezse Allah bilir.
Türk Atasözü


Şeref Oğuz, vicdanlı ekonominin mümkün ve gerekli olduğunu dile getirdi. Tarihte bunun en güzel örneklerinin ahilik ve loncalar olduğunu yazdı. Şeref Oğuz’un bu tespitlerine katılıyorum.

Şimdi yeniden bir kere daha soralım:
Vicdanlı ekonomi mümkün mü?
Bu, konuya nereden baktığınıza bağlı.
Yusuf Kaplan’ın kelimeleriyle söylersek, konuşlandığınız yer, konuşmanızın yerini, yönünü, dilini ve içeriğini belirler.

Konuya vahşi kapitalizm, vahşi rekabet tarafında durarak bakalım:
Vahşi kapitalizm, vahşi rekabet şöyle der:
Kâr motivasyonu, gelir gider tablosu, kâr zarar durumları, üretim faktörleri, fayda maliyet analizleri her şeyin ölçüsüdür.
Ne kadar ekmek, o kadar köfte.
Yaparsın yatırımını, koyarsın sermayeni.
Üretim yaparsın, mal veya hizmetini satarsın.
Elde ettiğin gelirden, giderleri düşersin.
Kalanı kârdır.
Bir artı bir eşittir iki.
Ekonomide belirsizliğe yer yoktur.
Hayat, acımasız bir mücadeledir.
Belirsizlik varsa giderilir.
Güçlüler ayakta kalır, zayıflar elenir.
Vahşi kapitalizm, vahşi rekabet konuya böyle bakar.

Hemen burada vahşi kapitalizme, vahşi rekabete soralım:
Krizler, salgınlar, hastalıklar, musibetler, felaketler, bunalımlar olduğunda ne yaparsın?
Fakirler, zayıflar, çaresizler, işsizler, musibetzedeler, felaketzedeler, çocuklar, hastalar, ihtiyarlar için ne söylersin?
Tısss.
Evet, vahşi kapitalizm, vahşi rekabet burada biter.
İyi güzel de böyle bunalım dönemlerinde ne yapmak gerekir?
Fakirler, zayıflar, çaresizler, işsizler, musibetzedeler, felaketzedeler, çocuklar, hastalar, ihtiyarlar için nasıl çözüm üretilir?

Konuya merhamet tarafında durarak bakalım:
Ekonominin çarklarının doğru düzgün dönmesi için, karşılıksız iyilik yapmak gerekir.
Peşinden merhamet.
Daha sonra kanaat.
Daha?
Cömertlik ve ihsan.
Bakın bizde bir söz vardır:
Az sadaka çok belayı def eder.
Evet bu. Tam olarak bu.
Sabah evden çıktın.
Fırına uğra, bir ekmek kendi evin için al. Bir tane de “askıda ekmek”.
Kim için?
Fakir fukara, garip guraba için.
Sonra bir kilo elma al.
İhtiyaç sahiplerine ver.
Bir elmayı, bir ekmeği küçümseme.
Güne sadaka ile başlamak en iyisi.
Karşılıksız iyiliği karakter haline getirmek en güzeli.
Ne demiştik?
Az sadaka çok belayı def eder.
Hayatın, dünyanın, kâinatın bütünü merhamet üzerine kurulu.
Paylaşma, yardımlaşma, iyilik üzerine kurulu.
Bu böyle biline.

Şimdilerde çok duyuyoruz:
Bütün yatırımları yaptım. Bütün işlerimi ayarladım. Ama piyasalar kötü. İş yok, döngü yok.
Bak arkadaşım…
O döngülerin olması için, o işlerin yoluna girmesi için, biraz düşünmen gerek.
Her şeyi düşündüm abi.
Kendini düşündüğün kadar, garip gurabayı, fakir fukarayı düşün arkadaşım!
Karşılıksız iyilik yapmayı dene.
Hastaları tedavi ettir, işsize iş bul, bir derde derman ol.
Bir teşekkür dahi bekleme.

Konunun ayrıntılarını öğrenmek isteyenler, Kur’ân-ı Kerim’de ve hadislerde “iyilik”, “zekât”, “sadaka”, “infak”, “ihsan” konularını araştırsınlar.
Ayrıca Üstad Bediüzzaman’ın ve Onk. Dr. Haluk Nurbaki’nin eserlerini okusunlar.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN