• Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
    Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
  • M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
    M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
  • Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
    Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
  • Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
    Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
  • Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
    Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat
  • Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 9 Şubat 2021, Salı 14:02 - Son Güncelleme: 9 Şubat 2021 Salı, 14:02
Font1 Font2 Font3 Font4
Varoluşsal boşluktan anlam arayışına…

“Varoluşsal boşluk, yirminci yüzyılın yaygın bir olgusudur.”
Viktor Frankl


Yirminci yüzyılın tarihteki en karanlık, en kanlı, en fırtınalı dönem olmasının en önemli sebebi, belki de buydu: Varoluşsal boşluk.
Yüzyıllar boyunca anlam peşinde koşan insana, anlam diye neler neler yutturulmadı ki geçtiğimiz yüzyılda?
Kapitalizm, komünizm, liberalizm…
Seküler bilim, sekülerizm, materyalizm…
Darwinizm, tüketim çılgınlığı…
Ateizm, hedonizm, maddi zevk ve iştahlar…
Sınırsız içki, sınırsız eğlence…
Bütün bunların sonucunda birbirini takip eden toplumsal ve ekonomik bunalımlar…
Irkçılık, satanizm, ideolojik çatışmalar, sermaye ve emek savaşları…
Leninler, Stalinler, Jivkovlar, Maolar…

Oysa insan, hayatı, dünyayı, kâinatı, kendini, yaratanı, yaşatanı tanımak ve anlamak istiyordu.
İnsanın bütün istediği buydu. Varoluşu anlamlandırmaktı.
Bilim ve düşüncenin ışığında varmak istediği yer, varlığa anlam kazandırmaktı.

Geçen yüzyılda anlam arayışına giren insana sunulan alternatifler genellikle ideolojilerdi.
Ya şimdi?
Şimdi çok komik şeyler:
Kredi kartı, bonus, faiz, döviz, borsa, arsa, kakara kikiri muhabbetler…
Politik gevezelikler, politika saplantılı hakaretler…
Yeme içme muhabbetleri, gurme, gastronomi muhabbetleri…
Magazin, futbol, televizyonlarda 7/24 dönen herkesin izlediği o yarışma programı…
Ego, kariyerizm, başarı muhabbetleri.
Saatler boyu… Haftalar boyu… Aylar boyu… Yıllar boyu… Bir ömür boyu…
Bıkmadan usanmadan…
18-20 kelime ile geçip giden koca bir ömür.
Seküler yaşam modelleri.

Viktor Frankl, “İnsanın Anlam Arayışı” isimli kitabında şu enfes cümleye yer vermiş:
“Logoterapiye göre, kişinin kendi yaşamında bir anlam bulma arayışı, insandaki temel güdülendirici güçtür.”
Evet, insan, anlam arayışında olan bir varlık.
Neden böyle?
Çünkü insanın yaratılışı, hamuru böyle.
Anlam olmadan olmuyor.
Bu cümleler ışığında bakın bakalım hayata, insana, dünyaya, kâinata.
Anlamsız nereye kadar, ne zamana kadar?
Hiçbir anlam olmadan 60-70 yıl yaşa ve terk et dünyayı.
Her şey bu kadar basit öyle mi?

Bütün bu soruları eskiden de soruyor ve cevaplar arıyorduk.
Son bir yıldır yaşamakta olduğumuz koronavirüs-pandemi süreci, anlam arayışını yavaşlatmadı. Tam aksine, hızlandırdı.
Şimdi pek çok insan soruyor ve cevap arıyor:
Ben kimim, bu dünyada ne arıyorum, nereden geldim, nereye gidiyorum, kim yaratmış, kimin için yaratmış, ne için yaratmış, hayat bu dünyadan mı ibaret? Varlıklardaki şiir gibi matematiğin, fiziğin, geometrinin, kimyanın, sanatın sanatkârı kim? Kâinattaki trilyonlarca dengelerin, denklemlerin, formüllerin, hesaplamaların kurucusu-sahibi-yaratanı kim? Bütün varlıklara tek tek vurulan sanat mührünün sahibi kim?

Gelin biraz rakamlarla konuşalım:
Dünya bir saatte kendi ekseni etrafında 1670 kilometre hızla dönüyor.
Dünya bir saatte güneşin etrafında 108.000 kilometre hızla dönüyor.
Güneş Sistemi, Samanyolu Galaksi merkezinin etrafında bir saatte 720.000 kilometre hızla dönüyor.
Samanolu Galaksisi bir saatte uzayda 950.000 kilometre hız yapıyor.
Dünya ve Güneş Sistemi her sene uzayda 500 milyon kilometre yol alıyor.
Şimdi soralım:
Bütün bunları neden hissetmiyoruz? Bu konforu bize kim sağlıyor? Neden sağlıyor?
Bu şiir gibi matematiğin yaratanı, yaşatanı kim?
İnsanın, hayatın, kâinatın sahibi kim?
Kim yaratmış?
Kimin için yaratmış?
Niçin yaratmış?


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN