RÖPORTAJLAR
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat
  • Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”

Üstün İnanç’ın Tiyatro Dünyası    
Eklenme Tarihi: 10 Aralık 2019, Salı 19:46 - Son Güncelleme: 10 Aralık 2019 Salı, 19:46
Font1 Font2 Font3 Font4



Üstün İnanç’ın Tiyatro Dünyası    
İlknur Öztürk

                                                   

        

 

Gazeteci, romancı, senarist ve yazar Üstün İnanç… On parmağında on marifet olan kıymetli bir insan. 6 Ocak 1937’de İstanbul’da doğan yazar, babasının görevi dolayısıyla ilkokul eğitimini İzmir’in Kiraz ilçesinde tamamladı. İnanç, daha sonra İstanbul’a geldi, Basın Yayın ve Gazetecilik Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. İlk yazıları Yelken, Sanatkâr, Durum ve Büyük Doğu dergilerinde yayımlandı. 1956 senesinde Tercüman gazetesinde stajyer muhabir olarak çalışmaya başladı. Bâbıâli’de Sabah, Bugün, Son Havadis ve Tercüman gazetelerinde çalıştı, diğer birçok gazetede üst düzey yöneticilik yaptı.

 

 

Engin bilgisi ve tecrübesiyle birçok eser kaleme aldı. Romanları, gazete yazıları, senaryoları ve tiyatro eserleriyle başarılar kazandı.

 

 

Geçenlerde Mihrabad Yayınları’nın Üstün İnanç için Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nde düzenlediği panele katıldım. Mehmet Nuri Yardım’ın idereciliğinde gerçekleştirilen panelde İnanç’ın son çıkan Tiyatro Eserlerim adlı kitabı tanıtıldı. İyi bir katılımın gözlemlendiği toplantıda yazarın öğrencileri de konuşmacı olarak yer aldı. Onu öğrencilerinden, yol arkadaşlarından ve dostlarından dinlemek verimli ve keyifliydi. Hakiki bir vatansever, Osmanlı beyefendisi ve başarılı bir hoca. Kendisiyle ilgili anlatılan hatıralar ve ustanın özellikleri saymakla bitmez. Toplantıdan aklımda kalanların en önemlisi, Üstün hocanın iyi bir insan olması ve mesleğinde çeşitli başarılara imza atarak insanların gönlünde yer edinmesi oldu. Sahip olduğu bilgi birikimi ve hayat tecrübesiyle öğrencilerine ve çevresine çok şey kattığı âşikâr. Panelde kendisine yöneltilen soruları içtenlikle cevaplayan yazarımız, sohbet etmek ve fotoğraf çektirmek isteyenleri kırmadı. Panel bitiminde hocanın kitabını aldım. İmzalatmak için masaya yöneldiğimde o sert duruşunun altında güzel yürekli, nezaketli ve güleryüzlü bir insan olduğunu fark ettim. Üstün hocayla tanışmak ve sohbet etmek beni mutlu etti.

 

 

Üstün İnanç’ın Tiyatro Eserlerim adlı kitabını ilgiyle okudum. Altı oyun ve bir senaryodan oluşan eser, akıcı bir dille yazılmış. Kitabın önsözünü okurken İnanç’ın; “Bu kitap, kültür ve sanat âşinası olanlar için hazırlandı. Çünkü kültür ve sanat aşinası olan kişiler, tiyatro ve sinemanın vazgeçilmez telkin gücünü bilirler.” cümlesinin beni etkilediğini belirtmek isterim.

 

 

Sanatın insan üzerindeki etkisinin ve gücünün önemine vurgu yapan yazar bu cümlesiyle okuyucuyu kitaba çekmeyi başarıyor.

 

 

Göksultan oyununda İkinci Abdülhamid Han’ın vatanperver, adaletli, zenaatkâr ve şanı dünyaya yayılmış bir sultan olduğunu anlatmıştır.

 

 

Makedonya Gamzesi’nde Balkanlar’daki insanların Sultan Abdülhamid’e bağlılığı ve padişahın ne kadar fedakâr ve gayretli bir cihan sultanı olduğu anlatılmıştır.

 

 

Bir Gül Koşusu (İstanbul’un Fethi) iki perdelik manzum bir eser olarak kaleme alınmıştır.Yazar; Fetih ile birlikte karanlık yerini aydınlığa bıraktı. Her yer gül bahçesi oldu.” cümlesiyleeserin adı ve içeriğiyle bağ kurmuştur.

 

 

İbrahim Müteferrika, tek perdelik bir oyundur. İbrahim’in cesaretli, çalışkan, okumayı ve araştırmayı seven, bilgi ışıında doğruya yönelen yapısı hayatta her konuda cesur davranmamızı ve daha fazla okuyarak doğruya ulaşabileceğimiz gerçeğini gösteriyor.

 

 

Cancağızım, meşhur hikâyecimiz Ömer Seyfeddin’in hayatının sahnelendiği bir eser. Yazarın hayatındaki dönüm noktasının ziya Gökalp ile tanışması olmuştur. Türkçü ve ülkücü kimliğini taşımasını 8 Ekim 1912’de Balkan Savaşı’na katılmasında da anlıyoruz.Ömer Seyfeddin’in “Ben eserlerimle varım, hayattayım… Hep sizinle birlikteyim. Sizler Türk kaldığınız ve Türkçe konuştuğunuz müddetçe!…” sözleri Türklüğe ve Türkçeye verdiği önemi anlatması bakımından önemlidir.

 

 

Kınalı Kuzular, Balkan Savaşı’na katılan askerlerin mücadelesinin anlatıldığı eserdir.

 

 

Celaleddin Harizmşah, Cengiz’inbasında bulunduğu Moğol istilasının İslam âlemine musallat olması,Türklere karşı yapmış olduğu zulümler ve Türklerinbu yapılanlara karşı verdiği mücadele etkileyici bir şekilde yazılmıştır.

 

 

Tiyatro Eserlerim, tiyatronun kitaba aktarılması açısından önemli bir eserdir. Herkesin okuması gerektiğine inanıyorum. Sadece okumakla kalmayıp bu oyunların sahnelenmesi de gerekiyor. Tiyatro meraklılarına rahatlıkla tavsiye edebileceğim müstesna bir eser. Üstün hoca âdeta tiyatroyu kitaba resmetmiş. Kalemine, yüreğine sağlık Üstün Hocam… Emeğine saygıyla…


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!