RÖPORTAJLAR
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”

Üçüncü Cemre Saçlarına Düşende
Eklenme Tarihi: 18 Nisan 2020, Cumartesi 20:49 - Son Güncelleme: 18 Nisan 2020 Cumartesi, 20:52
Font1 Font2 Font3 Font4



Üçüncü Cemre Saçlarına Düşende
İsmail Şapaloğlu

 

Gaz lambasının fitilini iyice kıstı. Lambadan yükselen isli duman tavanı kararttığı gibi yüreğini de karartmıştı. Acımaya başlayan gözlerini yumdu.

 

Başını, masanın üstüne kenetlediği ellerinin üzerine, gövdesinden koparılmış ağaç gibi birden deviriverdi. Ağladı. İçten içe, hıçkıra hıçkıra ağladı.

Ağlamaktan yorulan gözlerine yenik düştü. Daldı… Gitti…

 

"Gülbeyaz abla, Seher evde mi?" "Evde Memed, hazırlanıyo az bekle." "Ahh Seher Ahh! Bir sabah da erken gidebilsek şu okula n'olur sanki! Yine Ruhi Hoca'dan işitecez azarı.

"Mehmet, kanatlının önünde yağmurdan korunmak için sığındığı saçağın altında bekliyordu. Beklerken gözleri karşıdaki dut ağacına takıldı. Yağmur bir garip yağıyordu.

Taze açmış dut yapraklarını kıracakmışçasına hırpalıyordu. Seher her zamanki gibi yine telaşlı şekilde çıkageldi. "Hadi Memed gidelim. Hadi Memed n'olduki!"

"Yooo, yok bişey, dalmışım. Hadi gidelim bir an önce yine geç kaldık. "Masum bir bahar yağmuru ne isteyebilirdi ki, tazecik bir dut yaprağından.

Gözlerinin önünde birden ,elinde baltasıyla ormana giren köylü silüeti canlandı. Öyle ya, köylü bile bulursa ilk önce kuru dalı keserdi.

Rahmet gözüyle baktığı bahar yağmuru, şimdi ona ne kadar da merhametsiz gelmişti.

 

"Memed yağmur ne de güzel yağıyor değil mi?"

 

"Heee, öyle… Ne de olsa bahar yağmuru, hep böyle olur zaten."

 

Mehmet, on beş yaşındaydı, toydu belki ama gövdesi mert, yüreği delikanlıydı. Her gün okula beraber gidip geldiği Seher'e bu gün bir başka dikkat etmişti.

Yağmur dut ağacının yapraklarına vurduğu gibi Seher'in saçlarına vurmuyordu. Mehmet'in gözleri nedendir bilinmez bir an Seher'in ıslak saçlarına takıldı.

Seher'in yüzü omuzlarından aşağı sarkan, iki yanağını örten ıslak saçlarının arasından, bulutların arasına gizlenmiş ay gibi parlıyordu. İçinden önlüğünün

cebindeki beyaz mendiliyle Seher'in yüzündeki yağmur damlalarıyla ,ıslak saçlarını silmek geçti. Eli titredi, yapamadı. Nereden çıktığını bilmediği, daha önce aklından hiç geçirmediği böylesi yabancı duygular nereden gelmişti birden bire aklına…

 

Okul yolu bugün Mehmet'e buhran yolu olmuştu. Cemreler her bahar olduğu gibi yine aynı heyecanla düşmüştü suya, havaya, toprağa.

Yağmur, kucağındaki bebeğine süt bahşeden anne şefkatiyle besliyordu toprağı. Güneş, bir baba fedakarlığıyla kucaklıyordu ikisini birden.

Lakin on beşine basan Mehmet'in yüreğine bahar bir başka cemreler düşürerek gelmişti. Fark etmemişti ruhuna ve kalbine düşen ilk cemreleri.

Aşık olduğuna ilk kez üçüncü cemrenin Seher'in saçlarına düştüğünde anlamıştı. Bu haliyle ne kadar da güzeldi.

O an ki güzelliğiyle her gece kalenin baş ucunda beliren Kervankıran yıldızı gibi parlak ve muhteşemdi.

 

İçten içe, hıçkırıklar ile dökülen gözyaşlarının sebebi belki de, her gece seyrine asla doyamadığı kervankıran yıldızına ulaşamayacak oluşunun imkansızlığıydı.

Buna da kendini alıştırmalıydı. Biliyordu ki, onunda başına gelecek olanlar, abilerinin başına gelenlerden farklı olmayacaktı.

Yine bir Kervankıran yıldızı, sevdakâr gönlün ellerinden kayıp, Oynargöl'ün sularında yitip gidecekti.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!