RÖPORTAJLAR
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”

“Turgut Cansever Özgün Bir Mimardır.”
Eklenme Tarihi: 28 Şubat 2019, Perşembe 13:31 - Son Güncelleme: 28 Şubat 2019 Perşembe, 13:32
Font1 Font2 Font3 Font4



“Turgut Cansever Özgün Bir Mimardır.”
Oğuzhan Kulaksız (İstanbul)

 

 

Vefatının 10. Yılı  dolayısıyla Bâbıâli’nde düzenlenen “Bilge Mimar Turgut Cansever” programında konuşan Prof. Dr. Suphi Saatçi, Cansever’in ‘Türk mimarisinin özgün isimlerinden biri’ olduğunu  söyledi. Yeni Dünya Vakfı’ndaki “Bâbıâli Enderun Sohbetleri”nin konusu, 20. yüzyılın önemli mimarı Turgut Cansever’di. Dinleyicilerini nefis bir mimari ve tarih yolculuğuna çıkaran Prof. Saatçi, Cansever’in fikirlerine başvurulduğunu, ancak düşüncelerinin tatbik imkânı bulamadığını söyledi.

 

Açılışta konuşan Mehmet Nuri Yardım, Turgut Cansever gibi büyük sanatkârların unutulmaması gerektiğini belirterek, “Hep şikâyet ettiğimiz günümüz yapılarının daha iyi ve mükemmel olmasını istiyorsak Cansever gibi bilge adamların sözlerine kulak vermeliyiz. Bugünün değerli mimarlarından ve ilim adamlarından Prof. Dr. Suphi Saatçi Hocamız da Turgut Cansever’i en iyi anlayan ve anlatan hocalarımızdandır. Fikirlerinin genç mimarların yolunu aydınlatmasını dilerim.” dedi. Suphi Saatçi daha sonra konuşmasına başladı.

        

SELİMİYE BİR ŞAHESERDİR

 

Cansever’in Antalya Kaş’ta, Demir Tatil Köyü’nde ve Bodrum’da kendine özgü, orijinal eserler meydana getirdiğini belirten Prof. Saatçi, “Keşke Turgut Cansever’e imkân tanınsa ve başta İstanbul’da olmak üzere bir çok yerde eserler vücuda getirseydi.” dedi. Konuşmasında tek kubbeli sistem üzerinde duran Prof. Saatçi, “Dünyada kubbe var ama en çok Osmanlı’da vardır. Bizim Osmanlı mimarisinin özel bir yapısı vardır. Meselâ Ayasofya çok yenilenmiştir. Önce ahşaptı, sonra kâgir yapıldı. Osmanlı ihtiyaç duydukça yenilediği bu muhteşem mabede her zaman sahip çıkmıştır. Ayasofya Camii’nin kubbesi Mimar Sinan’a aittir. Sinan’ın mimarisi pergeli açınca tam dairedir. Bizans’ın ise öyle değildir, kırıktır. Mimar Sinan Selimiye Camii ile büyük bir zafer kazanmıştır. İhtişamı ve zarafetiyle, tek kubbeli bir cami olarak zirve eserdir.” dedi.

 

SİNAN YAŞASA, CANSEVER’İN HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRİRDİ

 

Osmanlı’da mimari alanında büyük eserler yapıldığına, şahikalar meydana getirildiğene işaret eden Prof. Dr. Suphi Saatçi Türk mimarisinin zirvede olduğu Sinan döneminde diğer alanlarda da büyük zaferler kazandığımızı söyledi. Meselâ denizcilikte Barbaros Hayreddin Paşa’nın muhteşem galibiyetler elde ettiğini ve bu başarıların devleti ve milleti moralmen güçlendirdiğini sözlerine ekledi. Saatçi, “Geçmişte camilerde çok ileri idik. Sonra mimarimiz bozuldu. Aslında bugün de orijinal camiler yapılabilir. İlham kaynağı ve örnek olarak da Mimar Sinan ve Turgut Cansever alınabilir. Mimar Sinan bugün yaşasaydı, Turgut Cansever’in hayalindeki yapıları yapmak isterdi.”

 

1950’lerden önce ve sonra mimaride görülen bozulmanın suçlusu olarak haksız yere ve kasıtlı olarak dönemin başvekili Adnan Menderes’in ilan edildiğini hatırlatan Saatçi, “İstanbul’un estetiğinin bozulmasında suçlu olan Menderes değildir mimarlardır. Bunu Turgut Cansever de kitaplarında söylüyor. Bilge Mimar Turgut Cansever’in hayatından, fikirlerinden ve ideaellerinden bahseden Suphi Saatçi, “Onu daha iyi anlayabilmek için eserlerinin iyi okunması ve fikirlerinin anlaşılması gerekiyor. Kendisini rahmetle anıyorum.”

 

TÜRKİYE’DE İLK SANAT TARİHİ DOKTORA TEZİ SAHİBİ

 

“Bilge Mimar” olarak da anılan Turgut Cansever, 1920 yılında Antalya’da doğdu. İlkokulu Ankara ve Bursa’da okudu. Ailesiyle İstanbul’a taşınması sebebiyle lise öğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Güzel Sanatlar Fakültesi Mimarlık Bölümü’nü bitiren Cansever’in 1949’da yazdığı “Osmanlı ve Selçuklu Mimarisinde Sütun Başlıkları” adlı doktora tezi, Türkiye’de yapılan sanat tarihi doktora tezlerinin ilkidir. Turgut Cansever, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden “Modern Mimarinin Sorunları” adlı 1960 tarihli tezi ile doçent unvanını aldı. 1951’de mimarlık bürosu kuran Cansever, 1959-60 yılında kuruluşunda bulunduğu Marmara Bölgesi Planlama Teşkilatı Başkanlığı ve 1961'de İstanbul Belediyesi Planlama Müdürlüğü görevlerinde bulundu. 1974-1975 yıllarında Dünya Bankası İstanbul Metropol Planlama Projesi’ne başkanlık yapan Cansever, 1974-1976 arasında ise Avrupa Konseyi Türk Delegasyonu üyeliğinde yer aldı. İstanbul ve Ankara Belediyesi’nde metropol planlama, yeni yerleşmeler, kent merkezleri ve koruma danışmanlığı görevlerinde bulunan Turgut Cansever, 2008’de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında mimari dalında büyük ödüle, 2007 yılında TBMM Üstün Hizmet Ödülü ve 2005’te Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nce mimarlık dalında Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne lâyık görüldü. Ayrıca Cansever, üç kez Ağa Han Mimarlık Ödülü’nün sahibi oldu. Beyazıt Meydanı’nı tasarlayan Mimar Cansever, 1999’daki Marmara depreminin ardından “İstanbul Deprem Çalışma Grubu”'nu oluşturdu ve “Depreme Karşı Yeni Şehir Üretimi Projesi”ni hayata geçirdi. 22 Şubat 2009 tarihinde vefat eden Turgut Cansever’in yayımlanmış eserleri arasında Şehir ve Mimari, Ev ve Şehir, Kubbeyi Yere Koymamak, Şehir ve Mimari Üzerine Düşünceler ile İstanbul’u Anlamak da bulunuyor.

 

 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!