• Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
    Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
  • Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
    Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
  • Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
    Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat
  • Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”

YAZARLARIMIZ

Öznur Kısar
Öznur Kısar
Eklenme Tarihi: 17 Mart 2021, Çarşamba 01:56 - Son Güncelleme: 17 Mart 2021 Çarşamba, 01:56
Font1 Font2 Font3 Font4
Sümbüle, Bahara ve Sana Dair

 

 

Birden bire esmedi bu rüzgar; ince ince yokluyordu evvelinde. Sinemde nefes aldıkça batan bir keskin ağrıya dönüştü zamanla. Anneannem hep derdi; yel girdi kızım göğsümde bir ağrı var. Bir battaniye ver ısınınca geçiverir. Yel mi esti; bahar mı vurdu yine beni derinden. Ağrı batıyor her nefeste işte;  önce ince ince, sonra ağır bir kaya gibi. Sanki biri gelse; hani dost elinden biri, çekip alacak hafifleyecek yüküm; ama ne çare. Artık ne bir dosta içre mi açacak cesaretim, ne de mecalim var. Bu ağrı baharda daha bir acımasız vuruyor.

 

Hani kuşlar daha bir cıvıldıyor ya bahar sabahları. Çiçekler selamlıyor ya yeniden dünyayı her bahar. Her şeyi yeniden başlatma hevesi, coşkusuyla geliyor ya kucaklarımıza. Yeniden düşüveriyor elime sümbül, gönlüme kokusu, gözlerime güzelliği. Böyle çekingen, böyle zarif, böyle dokunsan gücenecek kadar mini mini çiçekleri ile bütün bir sümbül oluvermiş mucizevi bir güzellik. Beklemekten bir yıl boyunca Yakup misali gözleri yorgun, gönlü bitkin, kalbi kırık, eli boş, dizleri mecalsiz kalakalıyorum. O geldi diye tam sevinecek oluyorum; gelip şöyle bir başımı döndürüyor kokusu, rengi, bakışı, duruşu, rüzgarı. Sonra hep aynını yapıyor; gidiveriyor ve gönül terazim şaşıyor bir anda. Bu sefer diyorum bu sefer kanmayacağım ne kokuna, ne bakışına, ne güzelliğine, ne esip sarhoş eylemene. Ama heyhat. Kalbimi elinde buluyorum savunmasız. Bir daha ki bahara söz diyorum yenilmeyeceğim sana. Öyle kavi duracağım ki ne yıkabilir kokun beni, ne savurabilir rüzgarın, ne gülüşün yakar içimi, ne aciz gönlüm biçare kalır ellerinde, ne uçuşan sözlerin beni mıhlayacak yanına. Bunları belleyeceğim artık; kalbim dayanıksız, aciz olmayacak karşında. Gelsin bahar; açsın her rengin, kokun sarsın benliğimi, ben hazırım bu sefer yenilmeyeceğim sana. 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


Sümbüle, Bahara ve Sana Dair Yazısına 1 Yorum Yapıldı

BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN