RÖPORTAJLAR
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT

Serdar Üstündağ'ın "Derviş" romanı hakkında
Eklenme Tarihi: 27 Şubat 2016, Cumartesi 22:47 - Son Güncelleme: 27 Şubat 2016 Cumartesi, 22:47
Font1 Font2 Font3 Font4



Serdar Üstündağ'ın "Derviş" romanı hakkında
M. Hülya Günay “Her insan bir yolcu; her hayat, uzun bir yolculuktur aslında… Bazen bir yol arkadaşı insanın hem yolunu hem de hayatını bir anda değiştiriverir. Kim bilir? Belki esrarlı bir zaman diliminde, hiç beklemediğimiz bir anda, sizin de karşınıza sırlarla Dolu bir derviş çıkar ve şuurunuzdaki zaman ve mekân mefhumunu altüst ediverir. Bir solukta […]

Derviş ön kapak
M. Hülya Günay
“Her insan bir yolcu; her hayat, uzun bir yolculuktur aslında…
Bazen bir yol arkadaşı insanın hem yolunu hem de hayatını bir anda değiştiriverir.
Kim bilir? Belki esrarlı bir zaman diliminde, hiç beklemediğimiz bir anda, sizin de karşınıza sırlarla
Dolu bir derviş çıkar ve şuurunuzdaki zaman ve mekân mefhumunu altüst ediverir.
Bir solukta okuyacağınızı düşündüğümüz bu romanda yolun/hadisenin aslında yeni bir başlangıca
Vesile olduğunu fark edersiniz.’’ Diyor kitabın arka kapak yazısında…
Bir yolcu olarak okuduğum bu kitapta hayat yolculuğunun hikmetleri, gerçekleri, güzelliklerine dair birçok hissiyatı bir anda yaşadım. Köyünden ayrılıp İstanbul a dayısının yanına gelen bir delikanlının yolculuğunun başlangıcı… Maddi sıkıntılar, ailesine, köyüne olan hasret bir tarafa; dayısının verdiği destek ve gösterdiği vefa, insanlık. Bir imam olarak kendi köyüne atanıp yıllar sonra muhteşem dönüşü verdiği nefis mücadelesi… Soluk kesici derviş serüveni… Devamını kitapta okumanızı öneririm.
Kitabın başından başlayıp ilerledikçe kullanılan farklı tür farklı teknikler inanılmaz akıcılık katıyor.  Sosyolojik, psikolojik, dini ve tasavvufi temaları bir arada bulabilmeniz mümkün.  Sosyolojik bir giriş ile başlayıp, ailesinden, köyünden uzakta kalan bir gencin psikolojisinin ilerleyen yaşlarda nerelere getirdiği ne izler bıraktığı belki de bazen vermek zorunda olduğu nefis mücadelesinin küçük yaşlara inilip sorgulanması gerektiği hissiyatını aldım kimi bölümleri okurken.
“Bir çay beyhude, iki çay kaide, üç çay ancak cana faide, iç dördü at derdi, o ki vardın beşe, sür gitsin on beşe, eğer ulaşmışsan yirmi beşe, olursun pürneşe…’’ çay tekerlemeleri gibi edebi bir lezzet katan bölümler… Mayıs ayı gelince eşsiz renk ve güzelliği ile boğazı süsleyen erguvan çiçeklerinin tarihi Hikâyesi… Zaman zaman tarih bilgilerinizi güncellediğinizi hissettiren tatlı geçişler. Kilise, papaz büyüleri, günlük hayatta halen cahillik şirk alameti insanımızın düşebildiği hurafeler… Tasavvuf, dergâh kültürü hakkında bilgi veren derin ve sürükleyici bölümler… Bazen de dini bilgiler veren faydalı bölümler… Okuduğunuz sırada muhasebe yapmadan geçemeyeceğiniz etkileyici nefis teması…
İnanılmaz lezzetli, akıcı, bilgi verici gerçekçi bir roman. Uzun zamandır okuyup etkisinde kaldığım, düşündüren, hislendiren, dinlendiren nadir eserlerden birisi. Yazarımızın kalbine, kalemine Emeklerine sağlık… İnanıyorum ki bu kitap benim hayatıma güzellikler katıp, yol rehberi olacak. Her kesin hayat yolculuğunda okuyup, ziyadesi ile faydalanabileceği bir kitap olduğu kanaatindeyim. Kitaptan bir alıntı ile bitirmek istiyorum.
“Şu üç şey basiretin körlüğüne işarettir; uzuvların kolayca günah işlemesi kulların elinde olana tamah etmek ve ibadetleri zorlanarak yapmak… Şu üç şey de kalbin öldüğünün alametidir;  kaçırılan ibadet ve taatlere üzülmemek, günahlardan sonra pişman olmamak ve Allah’tan gafil olan kişilerle arkadaşlık etmek.’’
dervıs_6
 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!