• “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat
  • Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 8 Eylül 2020, Salı 12:36 - Son Güncelleme: 12 Eylül 2020 Cumartesi, 13:12
Font1 Font2 Font3 Font4
Sentetik ve plastize hayatlar

“Biz modernler, elma hakkında malumat, sonbahar hakkında duygu sahibi olabiliyoruz. Ama bunların çoğunlukla öğrenilmiş, kitabi ve bu sebeple emanet olması acıklı. Bu emanet bilgiyle hayatı idame ettirmenin bedelini, “yaşama sanatı” denilen bir şey varsa, bu sanattan giderek daha çok mahrum kalmakla ödüyoruz.”
Ahmet Murat

Günümüzde hayatlar alabildiğine sentetik, alabildiğine plastize…
Zeytini, sütü, balı, yumurtayı, elmayı, üzümü marketlerde görüyoruz.
Oysa bir zamanlar böyle değildi.
Köyler, ağaçlar, tarlalar, bahçeler bütün güzelliğiyle hayatın tam ortasındaydı.
Kim bilir, belki de bu değişimden dolayı soru sormuyoruz, nimetleri göndereni aramıyoruz.
Belki de bu yüzden şükretmiyoruz.
Bütün bu nimetleri Yaratan ve Yaşatan kim?
Bütün bu nimetleri tam da insana göre, insan için gönderen kim?
Yaşama sanatı, her şeyi kaynağında görmek, tanımak.
Tefekkür, şükür, hamd, yaşama sanatının ta kendisi.
Elma deyip geçmek kolay.
Sonbahar deyip geçmek kolay.
Elmanın tadı, kokusu, rengi kimin için?
Sonbaharın sıcak renkleri kimin için?
Bakın, bir elmanın, bir sonbaharın yaratılması için toprak, hava, su, ışık gerek. Bütün bunlar için dünya, güneş, güneş sistemi, Samanyolu Galaksisi ve koca bir kâinat gerek.
Hepsi için şükrediyoruz.

Mevsimlerin güzelliğini düşünelim biraz.
Hepsinde ayrı ayrı güzellikler saklı.
İlkbahar, yaz, sonbahar, kış.
Mevsimlerin yaşandığı dünyadan başka gezegen var mı?
Toprağıyla, havasıyla, suyuyla, ormanıyla, dağlarıyla, deniziyle dünyamız o kadar eşsiz ve benzersiz ki…
İnsanı bütün güzelliğiyle kuşatan bir ekolojik denge var ortada.
Bu ekoloji, bu flora, bu fauna tam da insan için, insana göre yaratılmış.
İçinde yaşadığımız koşturmaca, sürat, bunları tanımaya, anlamaya fırsat vermiyor.
Bir düşünelim…
Mükemmel bir sanat galerisindeki eserleri incelemek için o galeriye geliyoruz.
Ama hiçbir sanat eserine bakmadan, üzerinde düşünmeden galeride son sürat koşuyoruz.
Ne sanat eserleri, ne de sanatkâr hakkında soru sormuyoruz.
Dünya ve kâinat, bütün ihtişamıyla ve güzelliğiyle tıpkı bir sanat galerisidir oysa…
Bütün bu eserleri kim yapmış, kimin için yapmış?

Evet, bütün nimetleri marketlerde görüp tanımanın sonuçları son derece düşündürücü.
Bakın henüz meselenin tüketim çılgınlığı boyutunu ele almadık.
Tüketim çılgınlığının olduğu yerde yaşama sanatı olur mu?
Yaşama sanatı için biraz durup düşünmek gerekiyor.
Hem sanat eserleri, hem de sanatkâr üzerine düşünmek gerekiyor.

Kâinat kitabının okunmadığı metropoller…
Son sürat hayat tarzları…
Tefekküre, şükre, ibadete imkân tanımayan hayat tarzları…
Seküler hayat tarzları…
Trafik sıkışıklığı…
Yalnızlaşma, yabancılaşma…
Tükenmişlik Sendromu, Kaliforniya Sendromu…
Çatışma teorileri…
Vahşi rekabet…
Ekolojik dengelerin bozulması, iklimlerin değişmesi…
Hava, su, toprak, ışık, gürültü kirliliği…
İnsan insanın kurdudur saçmalığı…
Güçlü olanlar yaşamaya devam ederler, zayıflar elenirler saçmalığı…
Doğal seleksiyon, doğal seçilim yaklaşımları…
Zor zamanda yaşamak böyle bir şey.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN