RÖPORTAJLAR
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT

Recep Seyhan: “Batı Uygarlığı Aşırmacıdır”
Eklenme Tarihi: 24 Nisan 2019, Çarşamba 13:54 - Son Güncelleme: 24 Nisan 2019 Çarşamba, 13:54
Font1 Font2 Font3 Font4



Recep Seyhan: “Batı Uygarlığı Aşırmacıdır”
Oğuzhan Kulaksız (İstanbul)

 

Hikâyeci yazar Recep Seyhan Yeni Dünya Vakfı’nda düzenlenen “Bâbıâli Enderun Sohbetleri”nde hikâyemizin serencamını anlattı. Toplantının açış konuşmasını yapan Mehmet Nuri Yardım, Recep Seyhan’ın yeni keşfedilen bir değer olduğunu hatırlatarak, “Anadolu’da uzun yıllar eğitim hizmetinde bulunan, öğretmenlik yaparak talebe yetiştiren Recep Hoca, 1970’li yıllarda başladığı edebiyat hayatını 2000’li yıllarda İstanbul’a döndükten sonra büyük bir gayretle sürdürüyor. Ardarda yayımladığı eserlerle edebiyat çevrelerinin büyük takdirini topluyor.” dedi.

 

“Geleneksel Hikâyemizin Temel Kaynakları” başlıklı toplantıyı Mahur Beste Dergisi Yayın Yönetmeni İsmail Turan yaptı. Turan, “Recep hocam, sadece geleeği değil, gelenekle birlikte moderniteyi de birlikte uygular.” diyerek toplantıyı başlattı.

 

“HİKÂYE YAZMADAN ÖNCE DEDE KORKUT OKURUM”

 

Daha sonra söz alan Recep Seyhan, “Eşya, insan ile varlık kazanır. İnsan ile şekilden şekle girer ve ruh kazanır.” dedikten sonra konuşmasına şöyle devam etti:

 

“Geleneksel hikâyemizin ana temalarından biri Dede Korkut Hikâyeleri'dir. Hikâye yazarken Dede Korkut Hikâyeleri'ni bir daha okurum. Hikâye yazarken ikinci olarak yararlandığım kaynak, deyimler sözlüğüdür. Üçüncü olarak da mahalli kelimeler vardır, onları kullanırım. Sonu ‘nâme’ ile biten 60 civarında tür keşfettim. Danişmendname, Surname, Cenkname, Ruzname…. Battal Gazi Destanı, Manas Destanı gibi destanların da hikâyemizin temel kaynakları olduğunu gördüm. Nâki Tezel'in kitapları önemli bir kaynaktır. Anlatı geleneğimiz o kadar zengindir ki, dünyada daha zengini yoktur. Binbir Gece Masalları’nın hepsi bize âit değildir ama bizimle kalıplaşmıştır. Batı Medeniyeti bana göre aşırma medeniyetidir. İbn-i Sîna'nın adı Batılı kaynaklarda Ali Sîna'dır. Çünkü İbn-i olursa Müslüman olduğu ortaya çıkacak. Mevlid, bütün mesneviler içinde en çok okunandır.”

 

“EŞYANIN DA BİR RUHU VARDIR”

 

“Eşyanın ruhu var mıdır?” sorusuna cevap arayan Seyhan, “Eşya hikâyede büyük bir önem arzediyor. İnsanın en çok içiçe olduğu, eşyadır. Eşyanın da bir ruhu vardır. Eşyalar hesap sorar. İnsana küser. Bir seyahate çıkmışsanız dönüşte evdeki eşyalar size mesafeli davranır. Bir gün sonra sizinle barışır, yeniden size alışır.” dedi.

 

HALK EDEBİYATI BİZİ BESLİYOR

 

Bilmece, tekerleme, sagu, ninni ve masal gibi edebî türlerin halk edebiyatının temelini oluşturduğunu belirten Recep Seyhan “Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun gibi hikâyelerimiz vardır. Ve bunlar asırlarda okunagelmiş, halk arasında anlatılagelmiştir.” dedi.

 

Eskiden şehirleri dolaşan çerçilerin ve destancıların da meddah ve kıssahan gibi halkın farklı kesimlerine hitap ettiklerini ifade eden Recep Seyhan, sözlerine şöyle devam etti:

 

“Batılıların özelliği, bizim kaynaklarımız bizden daha iyi bilmeleridir. Batı medeniyeti bana göre bir aşırma medeniyetidir. Batılı filozoflar ve edebiyatçılar bizim mütefekkirlerimizden ve ediplerimizden intihallerde bulunmuşlardır. Bizim eserleri alıp kendileri yeniden üretmiş gibi kaleme almışlardır.”

 

Gazali, İbni Sina, Hariz, İhvan-ı Safa Risaleleri, İbn Tufeyl, Fadl bin Natık, Suhraverdî,  El-Kindi, Farabi ve Harirî gibi temel değerlerimizin kaynaklarına temas eden Recep Seyhan, bu fikir ve sanat adamlarının eserlerinin Batılı yazarlar tarafından açıkça aşırıldığının görüldüğünü söyledi ve bunu çarpıcı örneklerle delillendirdi.

 

HİKÂYEMİZİN ZENGİN KAYNAKLARI

 

Daha sonra Evliya Çelebi Seyahatname’si, Bostan, Gülistan ve Kelile ve Dimne gibi şark ve İslam klasiklerine de dikkat çeten Recep Seyhan, “Mevlâna Hazretlerinin Mesnevî’si en büyük hikâye kitaplarımızdandır. Muhayyelat-ı Aziz Efendi ve A’mak-ı Hayal gibi mühim kaynakları da zikreden Seyhan, “Mesneviler arasında Mevlid-i Şerif mühimdir.” Recep Seyhan, Harname, Cemşid-i Hurşit, Pentname, Esrarname ve Garipname gibi kitapların da büyük önem arzettiğini sözlerine ekledi.

 

Son olarak Ahmed-i Hani’nin Memu Zin, İbni Sina’nın ve Gazali’nin Risaletü’t Tayr ile Necmeddin Razi’nin Risaletü’t Tuyur eserlerinin yüzyıllar boyunca okuyucuyu bulduğunu ve büyük ilgi gördüğünü söyledikten sonra Şeyh Galib’in Hüsn’ü Aşk’ında da ‘kuşlar’a geniş yer verildiğini bilirtti. Recep Seyhan, konuşmasını tamamladıktan sonra dinleyicilerin konuyla ilgili sorularına cevap verdi. Program, çekilen hatıra fotoğrafları ile son buldu.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!