• “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat
  • Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 22 Mayıs 2020, Cuma 03:21 - Son Güncelleme: 22 Mayıs 2020 Cuma, 03:39
Font1 Font2 Font3 Font4
Ramazan biterken…

Mal sahibi mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi?
Yunus Emre

Mübarek Ramazan ayına veda ediyoruz.
Bu yıl Ramazan ayı, geçmiş yıllardan daha farklıydı.
Kâbe’de tavaflar durmuştu.
Camilerde cemaatle namazlar kılınamıyordu.
Bu yıl bütün insanlık ve Müslüman dünya büyük bir imtihan yaşadı.
Bu imtihan, insanları fiziki olarak birbirinden uzaklaştırsa bile, manevi anlamda yakınlaştırdı.
İnsanlarda gerçeği arama motivasyonu arttı.
Hayatın anlamı ne? Bu hayata hangi anlamı katıyorum?
Bu hayata hangi anlamı katıyorsun?
Hayatı, insanı, dünyayı, kâinatı yaratan kimdir?
Yaşatan kim?
Yaratan’ın benden istediği nedir?
Kısacık bir ömürde neler yapmalıyım?
Bir ömür nasıl değer kazanır?
Ahiret nasıl kazanılır?
Ölüme ne kadar hazırım?
Evet, felaketler, musibetler, salgın hastalıklar, insana en önemli soruları, en anlamlı, en değerli soruları ilham etti.
Ölüm, hayat…
Yaşamak, ölmek…
Anlam, anlamsızlık…
Zıtların dinamik dengesi…
Hepimiz ister istemez yeni şartların gereği olarak bir hayat muhasebesi yapmaya başladık.
Bu hayatın ebedi olmadığını, sonsuz olmadığını bir kere daha anladık.
Ölümü ve hayatı farklı açılardan defalarca düşündük.
Anladık ki insan aciz…
İnsan fakir…
İnsan şefkate muhtaç…
İnsan tefekküre tutkulu…
Acz, fakr, şefkat ve tefekkür.
İnsan aciz…
Haddini bilmek zorunda insan.
İnsan fakir.
İhtiyaçlar sınırsız, kaynaklar sınırlı.
İnsan şefkate muhtaç.
Şefkat, sevgiden daha büyük. Çünkü şefkat karşılık beklemiyor. Şefkat sahibi insan, empati kurabiliyor. Karşıdakini anlayabiliyor.
İnsan, tefekküre tutkulu.
Şimdilerde bütün insanlar hayatın anlamını, bu hayata hangi anlamı kattığını sormaya başladı.
Eskiden mutluluk denince zevk peşinde koşmak anlaşılırken…
Şimdilerde mutluluk denince anlam peşinde koşmak anlaşılıyor.
Doğru olan da bu değil mi?
Anlamsız bir hayatın anlamsız bir kelimeden ne farkı var?
Eğer insan, hayatın anlamını bulamadan, bu hayata hangi anlamı kattığını anlayamadan bu dünyaya veda edecekse, o insanın kazancı nedir ki?
Bir virüs deyip geçmeyelim.
Bir salgın deyip geçmeyelim.
Belki de yüz yıldır unutulmuş soruları sormaya başladık.
En değerli soruları en sonunda yakaladık.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN