RÖPORTAJLAR
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”

Plasebo – Nosebo
Eklenme Tarihi: 10 Ocak 2020, Cuma 20:19 - Son Güncelleme: 10 Ocak 2020 Cuma, 20:19
Font1 Font2 Font3 Font4



Plasebo – Nosebo
Devrim BAL

 

Son zamanlarda sıkça duyulan ve benim ise bir arkadaşım vasıtasıyla duyduğum iki kavram: PLASEBO-NOSEBO.

Plasebo, normalde herhangi bir hastalığı tedavi edecek özelliği olmayan madde ve uygulamaların hastanın kendisini daha iyi hissetmesine neden olan etkiye denir. Nosebo ise plasebonun ikiz kötücül kardeşi. Her iki kavramın beyinde oluşturduğu etkiyi hafife almamak lazım. Çünkü yapılan araştırmalara göre plasebonun beyin üzerindeki etkisi kurtarıcı olabilirken nosebonun beyin üzerindeki etkisi ölümcül dahi olabiliyor.

Plasebo ve nosebo kavramını ilk kez 1961 yılında Walter Kennedy kullanmıştır. Yapılan bir araştırmaya göre baş ağrısı çeken birine ağrı kesici ilaç verildiği söylenerek şeker verilmiştir. Bu kişi, ilacın ağrı kesici özelliğine beynini ne kadar inandırmış ki ağrı kesici niyetine aldığı şekerler ağrılarını kesebilmiş. Bir başka deneyde astım hastalarını buharla dolu bir odaya koymuşlar. Hâlbuki bu buharın astım hastalarına olumsuz bir etkisi yokmuş. Fakat astım hastaları, bu zararsız buhardan dolayı fenalaşmış. Bir başka deneyde ise birkaç kişinin beynine elektrik akımı verileceği ve bu akımın biraz baş ağrısı yapabileceği söylenmiş. Kablolardan beyne elektrik akımı verilmediği halde denekler başlarının ağrıdığını söylemiş. Öte yandan bir doktor, hastasına akciğer kanseri olduğunu ve en fazla bir ay daha yaşayabileceğini söylemiş. Hasta, akciğer kanserinin bütün belirtilerini kendinde görmüş ve bir ay içerisinde yaşamını yitirmiş. Halbuki olay, doktor hatasından ibaretmiş. Çünkü adam kanser değilmiş.

Plasebo, beyinde yarattığımız olumlu etkiyken, nosebo beyinde yarattığımız olumsuz etkidir. Evet, bu etkileri beynimiz yaratıyor. Beynimiz üzerinde inandığımız şey (şeyler) etkili oluyor. Çevrenize bir bakın. İnsanların çoğu sürekli ağrılarının olduğunu ve sürekli hasta olduğunu dillendirip durur. Bunlar hastalık hastası insanlardır. Hasta olduklarına inanıp ona göre yaşarlar. Ne kadar stresli ve sıkıntılıysak beynimiz de o denli stresli ve sıkıntılıdır. Bu da bizi genellikle hasta eder. Çünkü beynimiz, bütün uzuvlarımızın kumandasıdır. Beynimizi iyi şeylere inandırmak daha zor elbet ama imkansız değil. İnanmaya inan, çalışmaya ve başarmaya inan. Serkan Karaismailoğlu'nun da dediği gibi "Neye inanırsanız onu yaşarsınız. Siz başaramazsanız bile beyniniz başaracaktır. Yeter ki ona güvenin."

 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!