• İdeali Olan İnsanlar İddialı Olmalıdır
    İdeali Olan İnsanlar İddialı Olmalıdır
  • Aydil Erol: “Dostların Hasını Gördüm”
    Aydil Erol: “Dostların Hasını Gördüm”
  • İstanbul’un En Büyük Kütüphanesi Rami’de Açılıyor
    İstanbul’un En Büyük Kütüphanesi Rami’de Açılıyor
  • Nâzım Tektaş ile Mülakat
    Nâzım Tektaş ile Mülakat
  • Muaz Ergü’nün Mehmet Nuri Yardım ile Mülakatı
    Muaz Ergü’nün Mehmet Nuri Yardım ile Mülakatı
  • Ahmet Efe: “Sanatta Asıl olan İnançtır”
    Ahmet Efe: “Sanatta Asıl olan İnançtır”
  • Hüseyin Kutlu: “Yazı Sanatımıza Ciddi Bir Alaka Var”
    Hüseyin Kutlu: “Yazı Sanatımıza Ciddi Bir Alaka Var”
  • İttihadı İslam, Meşveretle Olacaktır
    İttihadı İslam, Meşveretle Olacaktır
  • İhsan Kurt ile Mülakat  
    İhsan Kurt ile Mülakat  
  • Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
    Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)

YAZARLARIMIZ

Hülya Günay
Hülya Günay
Eklenme Tarihi: 7 Temmuz 2022, Perşembe 14:43 - Son Güncelleme: 7 Temmuz 2022 Perşembe, 14:43
Font1 Font2 Font3 Font4
Ortanca Şöleni

 

 

Yaz mevsimi ruhumuzda şarkılar söyletirken, doğa bizi dansa davet eder. Mahalle aralarında, parklarda, bahçelerde, her bir taraftan fışkıran çiçekler arasında,  mavi, pembe, fuşya rengârenk ortancaların şöleni yaz boyu sürer. Bize de tadını çıkarmak kalır.

 

Refik Hâlid’in çiçek sevgisi yanı sıra, meşhur tenkitlerinden ortanca da nasibini almıştır.

‘’Ortancaya gelince, gerçi fazla iri kafalıdır, bu yüzden oldukça bön görünür, fakat iri başlı çocuklar gibi hoş bir saflığı, sevimliliği vardır. ‘’ bu bakış açısını okuduktan sonra, ortancalar arasında bir fotoğraf çekilmeye karar verdim. İlk defa fotoğraf karesinde, kafam kadar hatta kafamdan iri ortancaların var olduğunu fark ettim. Ortanca benim için her haliyle sevimli, güzel, bir battaniye yumuşaklığında insanı sarıp sarmalayan sımsıcak bir çiçektir. Öyle ki çiçekleri bir tarafa yapraklarındaki sanat dahi beni içine çeker.

 

 

Latince adı, hydrangea hortensia olup, Taşkıran ailesinden ortancanın memleketi,  Güney Çin, Japonya, Himalayalar’dır.  Avrupa kıyılarına gelmesi 1700’lü yılları bulmuştur. Geleneksel Japon halk sanatında ve şiirinde genellikle değişken duyguları ve vefasızlığı sembolize eder. Bir Japon söylencesine göre; hiç kimseden özür dilemeyen, kimsenin gönlünü almayan, gururlu Japon İmparatoru, sevdiği kızı ailesinden mahrum edip, onu bir daha göremeyecekleri için, bir demet ortanca gönderip özür dilemiştir.  Rivayete göre, bu yüzden içten bir özrün sembolü olarak da kabul görmüştür.

 

Öte yandan, amacha (tatlı çay) ortancadan yapılan bitkisel bir içecek olup, çay törenlerinin çok önemli bir parçasıdır. MS 7. Yüzyılın başından beri, geleneksel olarak 8 Nisan Buda’nın doğum gününü kutlamak için inananlar, kanbatsu denilen bir törenle tapınaklara gidip Buda heykelciklerine bir kepçe dolusu tatlı çay döküp, birbirlerine de ikram ederler.

 

1700’lerle birlikte, göz alıcı, yeni bitkiler üretmeyi seven bahçıvanların gözdesi haline gelse de Victoria döneminin floriografi tutkunları nezdinde kabul görmedi. Bazıları, ortancanın öbek öbek fiyakalı kafasının kendini beğenmişlik ve kibir eğilimi gösterdiğini hissetti. Bazıları duyulara hitap eden muhteşem bir çiçekken, üretken olan çok az tohum verdiğini fark etti. Reddedilmiş ya da terk edilmiş bir erkek, muhatabına şifreli bir şekilde, soğuk olduğunu göstermek için ortanca gönderirdi.

 

 

Binlerce yıldır insanlar çiçeklere anlamlar yükleyip, çiçek diliyle birbirlerine mesajlar gönderdiler. Çiçeklerin sahip olduğu evrensel değer, çiçeklerin büyüsü ve dili ebediyen sürecek. Ortanca, ev, bahçe dekorlarının vazgeçilmezlerinden. Düğün ve organizasyonların liste başı alternatifleri arasında olan ortanca, içten duyguların ifade edilmesinde kullanılır çiçek dilinde. Bazen hatta çoğu zaman hissedilen her şeye cümle kurulamıyor, hisleri en güzel ifade etme yollarının başında çiçekler geliyor belki de…

 

Kalbinize iyi bakın, sevdiklerinize de…


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN