• Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 23 Şubat 2019, Cumartesi 10:56 - Son Güncelleme: 23 Şubat 2019 Cumartesi, 10:56
Font1 Font2 Font3 Font4
Önce usûl…

“En ummadığın keşfeder esrar-ı derûnun
Sen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın?”
Ziya Paşa

Usûl konusu çok önemli. Metod, yöntem, yol, yordam ve üslûp… Her şeyden önce ve önemli.
Diyelim ki anlatılması gereken bir konu var.
Sen de o konuyu çok iyi biliyorsun.
Veya bildiğini zannediyorsun.
Başladın anlatmaya…
Çalakalem anlatıyorsun.
Lambur lumbur… Kırıp dökerek… Yıkıp parçalayarak… İnciterek…
Zaman zaman hakaret ederek…
Olmadı, olmaz…
Hiçbir konu, hiçbir mesele öyle anlatılmaz.
Önce sakin olacaksın.
Sakin.
Sonra…
Bütün aşamaları tek tek izah edeceksin.
Biraz bekleyeceksin.
Muhatabın seni anlıyor mu?
Anlamak istiyor mu?
Bekleyeceksin.
Biraz mesafe aldın diyelim.
Yaşanmış örnekler vereceksin.
Konuya farklı açılardan bakacak, baktıracaksın.
Bütün bunlar seni öfkelendiriyorsa, bırak anlatma.
Farklı fikirlere, değişik bakış açılarına tahammülün yoksa anlatma.
Derdin ne senin?
Didişmek mi?
Horoz dövüşü mü?
Önce buna karar ver.
Derdin ne senin?
Anlamak mı, anlatmak mı, anlaşmak mı?
Ya karşı taraf haklıysa?
Ya sen konuya yanlış bir açıdan bakıyorsan?
Fikirlerini gereken yerde, gereken aşamada güncellemeye cesaretin var mı?
Söyle, değişmeye cesaretin var mı?
“Ben değişmem” mi diyorsun?
O zaman başka kapıya…
Değişmeye hazır olacaksın arkadaşım.
Bir konuyu sen yeterince bilmiyor olabilirsin.
O konuda tamamen yanılıyor olabilirsin.
Karşı taraf baştan sona haklı olabilir.
Değişmeye, dönüşmeye hazır mısın?
Dediğim dedik çaldığım düdük diyorsan, başka kapıya…
Yorma, yorulma…
Fikir alışverişi böyle bir şey:
Önce karşılıklı anlamaya ve anlaşmaya hazır olacaksın.
Sakin olacaksın.
Öfkelenmeyeceksin.
Dinleyeceksin, dinlemeyi bileceksin.
Bilmiyorsan, öğreneceksin.
Derdin ne ise, adım adım anlatacaksın.
Muhatabına biraz zaman tanıyacaksın.
Muhatabın bir süre düşünecek.
Belki birkaç dakika, belki birkaç gün, belki birkaç ay…
Belki de birkaç yıl…
Kararı karşı tarafa bırakacaksın.
Karşı taraf istediğini alır, kabul eder, istemediğini almaz.
İstemiyorsa, hiçbir şeyi kabul etmez.
Hangi çağda yaşıyorsun?
Zorla, bağırıp çağırarak, kime, neyi kabul ettirebilirsin?
Böyle soluk soluğa, nefes nefese… Böyle yırtıcı, böyle ısırıcı… Kime, ne anlatabilirsin?
Tamam, bağırıp çağırarak bir defa şov yaparsın.
Ama bir daha aynı şovu yapamazsın.
Yaptırmazlar.
Çünkü senin derdin bir konuyu anlamak, anlatmak değilmiş.
Anlaşmak değilmiş.
Yeni bir bakış açısı, yeni bir çözüm yolu değilmiş.
Senin derdin her ne olursa olsun, haklı çıkmakmış.
Kendini haklı görmek ve göstermekmiş.
Bırak bu ayakları…
Git biraz yol yordam öğren…
Biraz üslûp ve nezaket öğren…
Yavaşla… Sakin ol…
Tartıştığın konuda farklı kaynaklara müracaat et.
Kitap karıştır.
Literatür taraması yap.
Konunun uzmanları o konuda neler söylemişler, incele…
Şov yapma… Bağırıp çağırma…
Önce üslûbunu düzelt.
Sonra usûl öğren.
Daha sonra yol yordam öğren…
Metod, metodoloji öğren.
Kendi hatalarını düzeltmeye hazırlıklı ol.
Değişmeye hazır ol.
Hakaret etme.
Karşı taraf haklı ise, derhal haksız olduğun noktada geri adım at.
Tamam, her konuda, her dakika, her saniye kendini haklı görmek istiyorsun.
Ama öyle bir dünya yok.
Ne yapar ne eder, karşı tarafı bir şekilde yenerim diyorsun ha?
Kendine gel arkadaşım, kendine gel.
Şov yapma.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN