RÖPORTAJLAR
  • Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
    Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
  • Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
    Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
  • Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
    Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat
  • Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”

O Koku
Eklenme Tarihi: 12 Ocak 2021, Salı 09:26 - Son Güncelleme: 15 Ocak 2021 Cuma, 08:03
Font1 Font2 Font3 Font4



O Koku
Salih Bucak




Şimdi bana,
Yüzüme bakan birileri
Düşünürse yaşımı elli kadar düşünür.

Hani hatırlarım ama ben
Kaç elli bin yıllık yoldan gelen,
Bir parça cennet kokusudur.
Çocukluğumda boyum mesela,
Her rüzgarı güdebilen,
Boylara denk oluvermiştir.

Çepeçevre sarmıştır o koku,
Yine o güzeldir… Fısıldamıştır;
"İşte bak dünya ufuklarınız
ne kadar alçak ve yakındır"
Gösterivermiştir kendi çerçevesinden,
Evimizin penceresinden.

Sonra bazen… Çağırmıştır,
Koşar adım çıkmışımdır merdivenlerden.
Ufukların ardında boy veren,
Düşlerimdir gelen,
Konabilir damlarımıza.
Meraklarım uyanmıştır..
Bir işarettir parmağı ucunda,
Orada burada uyuya kalmalarım.

Eklenen rüyalardır uç uca
Mevsimler boyunca esmiştir.
Derelerde hafiften,
Biraz kuvvetlice yollarda.
Bazen can çekişen arkadaşlığı,
O kokudur kurtarmıştır,
Ne oyunlar kurmuştur,
Dünyadan boş alanlarda.
Beni ne güzel yormuştur,
Dönememişimdir dünyaya.

Salınır durur bu koku… Ben gider gelirim.
Elleri değemez değerlerinizin,
Ezel ebed arası hamağıma.
Bazen görürsünüz… Sanırsınız avareyim.
Küçüldükçe küçülmüştür hani dünyanız,
Sağanak gelmiştir gözüme kulağıma,
İzleri vardır haberlerinizin.

Ben gelir giderim… Size de uğrar bu koku,
Kapıları açılır… Hani yönü göklere doğru.
Beşinci mevsimi tanır okullarınız.
Artık öyle tutmazsınız yerküreyi avucunuzda,
Burnunuzun ucunda değil bu koku,
Ümitlerini keser hastalıklarınız,
Boş gözlerle bakar korkularınız,
Oturur yüreklerine ayaküstü ziyaretlerim.

Er geç gelirsiniz… Bu kokuya sığınırsınız
Bilmem kaç elli bin yıllık göklerdir,
Yine pervaz edersiniz… Yine çırpınırsınız.
Yine sizi sıkmaz bir kâinat,
Yine misal-i musağğarısınız.

Gülerseniz… Size güler bu felek
Sevinç saklar ağlamalarınız.
Boyluboyunca ebediyyet… Zanlarınıza sığarsanız
Çekilseniz bir köşeye… Dokunsa size bir melek
Yine okur yazarsınız… Misk-i amber kokarsınız
Doğarsınız yine yeniden… Gayba iman edersiniz

Kucak açmış andıklarınız..
Kavuşmaya ne dersiniz?
Direkleri sizlersiniz
Hazinesi hem dünyanın
Nöbetleri tuttunuz mu?
Melek tutar sandıklarınız.

Oralarda bize,
Bakarak cennet çehremize,
Elbet Rabbimizin düşün dediğini düşünürler.
Ne söylerlerse yüzümüze söylerler melekleri.

"Buralara yakışır kokularla böyle,
Ne hoş gelmişsiniz.
En güzel süsü sizlersiniz yurdunuzun. Korktuklarınızdan artık eminsiniz.
Ah ne hoş olmuştur oralarda o vakit,
Kokularını aramak buralarda umduğunuzun.
Vermek istemeseydi "istemek" vermezdi Rabbiniz.
Duymuş muydunuz oralarda
Bu "nur"dan çiçekleri.

"Bütün hastalarımıza ve evinde tedavi gören kıymetli abim Kadir Bucak'a Allah'tan şifalar dilerim."


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!