RÖPORTAJLAR
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT

Mustafa Necati Karaer
Eklenme Tarihi: 3 Temmuz 2019, Çarşamba 11:10 - Son Güncelleme: 3 Temmuz 2019 Çarşamba, 11:10
Font1 Font2 Font3 Font4



Mustafa Necati Karaer
Oğuzhan Kulaksız

 

Bugün Kadıköy Numune Hastanesi’nde hasta yatan bir yakınımı ziyâret ettikten sonra hemen aşağısında bulunan ve mezun olduğum Haydarpaşa Meslek Lisesi'ne gittim. Geçen seneden beri vakit bulup da alamadığım “İş yeri açma sertifikasını” aldım. Öğleden sonra Mihrabad Yayınları'ndaki hocam Mehmet Nuri Yardım'ın yanına gittim. Uzun zamandır görüşemiyorduk sınava hazırlandığımdan dolayı. Yayınevine, ismine âşina olduğum şair Mustafa Necati Karaer'in oğlu Cem Karaer geldi ve kısa bir süre sohbet ettik.

 

Tek bir şairi veya yazarı okumanın yanlış olduğundan bahsettik. Diğer yazarlardan da istifâde etmek husûsunda hemfikir olduk. Meselâ, sadece Necip Fazıl değil; Yahya Kemal, Câhit Zarifoğlu, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Âsaf Halet Çelebi ve diğer yazarlar da okunmalı dedik. Mehmet Nuri Yardım “Günümüzün yaşayan efsanesi Sezai Karakoç, tek bir yazarı okuyarak ‘Sezai Karakoç' olmadı; Necip Fazıl'ı da okuyaraktan 'Sezai Karakoç' oldu.” dedi. Mustafa Necati Karaer’in oğlu Cem Karaer ise “Diğer yazarlar da okunmalı ki bakış açımızda olmayan veyâhut fark edemediğimiz bir fikirden istifâde edebilelim.” dedi.

 

Sohbetimiz bittikten sonra bir hâtıra fotoğrafı çekindik ve Cem Karaer'e “Tanıştığıma memnûn oldum.” dedim. Bilmukâbele o da aynı lâfı söyledi ve ardından hocamla birlikte Cem Karaer’i yolcu ettik. Cem Karaer, çok beyefendi biri ve tanıştığıma çok mutlu oldum. Cem Karaer'in 2014 yılında Ülke Yayınları tarafından neşredilen Çocukluk Bitmez adlı bir hâtıratı var.

 

Peki Mustafa Necati Karaer kimdir?

 

2 Nisan 1929 yılında Konya’da doğdu. Mustafa Necati Karaer’in ilk şiiri 1942 yılında Çınaraltı dergisinde çıktı. Şiirinin ismi Yurdumun Dağlarına idi. Karaer, 1947 yılında Konya Kuleli Askerî Lisesi'ni bitirdi ve subay oldu. 1961 yılında Ankara Hukuk Fakültesi'ni tamamladı. 1969 yılında Millî Savunma Bakanlığı Nato Enfrastrüktür Dairesi İstimlâk Müdürlüğü vazîfesinden kendi talebiyle emekliye ayrıldı. İstanbul’a yerleşti ve Basın İlân Kurumu Genel Müdürlüğünde şef olarak çalışmaya başladı. 1970 yılında Muhasebe Müdür Yardımcısı, 1976 yılında da Koordinasyon ve İdâre Müdürü oldu. 1978 yılında Basın İlân Kurumu Genel Müdür Yardımcılığına yükseldi. Bu vazîfedeyken vefât etti. Cem ve Can adlı iki oğlundan biri olan Can, 1998 yılında vefât etti. Mustafa Necati Karaer ile oğlu Hasdal Mezarlığında toprağa verildi. Hisar dergisinin kurucularından olan Karaer, Hisarcılar'ın en tanınmış isimlerinden biridir. Eserleri arasında Sevmek Varken, Geçen Bahar, Güvercin Uçurmak, Kuşlar ve İnsanlar, Kerem ile Aslı, Ses Mimarlarımızdan Şiirler, Karacaoğlan ve Karıncalar adlı bir tiyatro oyunu vardır. Ayrıca 15 kadar mektuptan meydana gelen Aşkla Güzel isminde bir roman denemesi vardır. Benim en beğendiğim şiiri Geçen Bahar adlı şiiridir. Ve şiiri şöyledir:

 

Yine getirdiğin yeşil bir sis

Bahar, of bahar.

Ellerim bilekten kesilmiş,

Ben sizi tutamam artık

Dallar, of dallar.

 

Upuzun telgraf direklerine

Kuşlar konar, kuşlar kalkar.

Bir daha gelmeyecek günlerin akşamında

Unuttuğum şarkılar sendedir

Rüzgâr, of rüzgâr.

 

Ne ebemkuşağının tutuncusu,

Ne akşam eve geç kalma korkusu;

Şimdi kulaklarımda o derenin yalnız sesi var,

Bir de karanlıklar boyunca saçların

Uzar, of uzar.

 

Mevsimler eskir, yollar kısalır,

Zamanla güzelleşir hâtıralar;

İlk sevgim, ilk şiirim, ilk kederim,

Ben eski gözlerimi isterim

Yıllar, of yıllar.

 

Her şey öylesine başkalaşmış

Masmavi olsa da gökyüzü,

Bu eller bile benim ellerim değil;

Bir daha sevmek ihtimali olmasa

Var, of var.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!