• İhsan Kurt ile Mülakat  
    İhsan Kurt ile Mülakat  
  • Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
    Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
  • Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
    Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
  • Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
  • Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
    Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
  • M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
    M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
  • Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
    Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
  • Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
    Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
  • Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
    Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”

YAZARLARIMIZ

Filiz Çırpıcı
Filiz Çırpıcı
Eklenme Tarihi: 11 Eylül 2021, Cumartesi 06:00 - Son Güncelleme: 11 Eylül 2021 Cumartesi, 06:02
Font1 Font2 Font3 Font4
Mürebbî İsmine Dâir

 

 

İnsanın insan olması, güzellikleri bulması, dünyasını ve ahiretini inşa etmesi; terbiye ile mümkündür. Dünya hayatının nizama konması ve ebedî hayata uzanan bir disiplin, ahlak anlayışı; insanın bütün hayatını belirleyen bir şeydir.

 

Bu terbiye ve nizam ile insanın medenî hayatını teşkil etmesi, ilme, irfana hizmet etmesi, sanat eserleri vücuda getirmesi mümkün olabilir. Ruh ve beden dengesini iyi tutması, huzurlu olması sağlanabilir.

 

Yüce Allah, Rabb ismiyle, tedbir ve çeşitli nimetleriyle bütün kullarını terbiye edendir. Terbiye eden, ıslah eden, yetiştirendir. Bir şeyi ilkel halinden alıp doğru yola ulaştırandır. Kitaplarını göndermiştir, peygamberlerini göndermiştir. İnsanlara insanca yaşamın güzelliğini, yüceliğini bu şekilde öğretmek yolunu tutmuştur.

 

Peygamberler birer muallimdir, öğretmendir. Nasihat eden, sohbetlerle insanlara doğru yolu anlatan örnek yaratılışlı, güzel kullardır.

 

Bu şekilde kavimlerin, milletlerin, insan topluluklarının hayatı, insanlığı, kulluğu, olgun insan olmayı öğrenme macerası yaşanagelmiştir. İnsanlığın hikayesi, macerası; bu talim terbiye, olgunlaşma süreci üzerine kuruludur adeta.

 

İşte bu doğru bilgiyi, güzel olanı öğretme, insanı yetiştirme yolculuğunda öğretmenlerin çok emeği vardır. İnsanlara bildiklerini öğretirken, onları doğru, güzel bir hayata yönlendirirken de sanki Allah’ın ahlakı ile ahlaklanmayı, peygamberlik mesleğini yol edinmeyi de öğrenirler. Öğretirken öğrenir; bu yolculukta anlayış, merhamet ile yoğrulur ve olgunlaşırlar.

 

Uzun yıllara dayanan öğretmenlik tecrübemizde biz de gördük ki Allah; gönülden, kalpten bu mesleği icra edenlere Rabb isminin, Rahim isminin tecellilerinden pırıltılar vermiştir sanki. Nasıl ki Rabbimiz bizden kolay kolay vazgeçmez, “O bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir zira yaklaşırım, o bana bir zira' yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak giderim.” der kutsî hadiste. Öyle de, öğretmen, dersini öğrenemeyeni, tembellik edeni kolay kolay bırakmaz. Kötü de olsa yazsın bir şeyler, ödevini az da olsa yapmaya gayret etsin ister. Öğrenci her adımda mükâfâtını, alacağı notu sormak ister. Sınıfı geçecek midir? Teşekkür belgesi alması için öğretmen ekstra not verir mi acaba? Merak eder. Sorar durur. Biz de ona, sen gayretini koy ortaya bakalım, biz seni her dem takip ediyoruz, küçücük bir gelişmende dahi farkında olup değerlendiririz, kayıtsız ol evlat deriz.

 

Kul olarak bizler de ahirette cenneti, güzellikleri vadeden Allah’tan, bu kutlu sonu umar dururuz. İçten içe merak ederiz. Acaba bu ebedi güzel mekana kabul edilecek miyiz? Bu dünya imtihanında kazananlardan olabilecek miyiz? O zaman Allah da bize Kur’an ayetleri ile cevap verir, peygamberlerin öğütleri ile dersimizi öğretir.

 

Mealen bize şöyle denmektedir: Ey insan, sen kendi yaptıklarının muhasebesini dünyada kendin yapabilirsin. Dön bak, iyi şeylerden, hayır ve cömertlikten neler işlemişsin? Günah, kusur olarak işlediklerin neler?

 

Allah her şeyi görür, duyar ve hesabını tutar. Ancak iyilik yaparak eksik ve hatalarını kapatmanı diler. En küçüğüne kadar yaptıklarını değerlendirir ve ziyan etmez. Hiçbirimizi feda etmek istemez, tövbe edip az çok demeden kendimizi kurtarmamızı bekler.

 

Nasıl ki bir annenin şefkati, Yüce Rabb’in şefkatinin binde biri miktarıncadır. Bu sonsuz şefkat, merhamet bizi ümide sevkeder, tatlı bir huzur hissi verir.

 

Allah’ın peygamberlere, âlimlere, mesleğini Hak yolunda ihlasla sürdüren öğretmenlere Mürebbî isminden tecellîlerle verdiği bu haller de bizi ümitli kılar. İyi yolda, niyetimizi hâlis tutarak yürüdüğümüzde elimizden tutulacağını biliriz. Mükemmel sonuçlar elde etmemizden ziyade samimiyet ve çabamıza büyük değer verildiğini anlarız. Muhabbetle, gayretle nice yollar katedebileceğimizin müjdesini alırız adeta. İlmin, muhabbetin kutlu yolunda olmak dileğiyle…

 

Vesselam.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN