RÖPORTAJLAR
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT

Münevver Ayaşlı ve Mehmet Çınarlı Yol Açıcıydı
Eklenme Tarihi: 10 Eylül 2019, Salı 16:17 - Son Güncelleme: 10 Eylül 2019 Salı, 16:17
Font1 Font2 Font3 Font4



Münevver Ayaşlı ve Mehmet Çınarlı Yol Açıcıydı
Oğuzhan Kulaksız (İstanbul)

 

Fikir, sanat ve edebiyat dünyamızın mümtaz isimleri Münevver Ayaşlı ve Mehmet Çınarlı, vefatlarının 20. Yılında Yeni Dünya Vakfı’nda düzenlenen “Bâbıâli Enderun Sohbetleri”nde rahmetle ve şükranla yâd edildi. Kalabalık bir dinleyici topluluğunun dikkatle takip ettiği anma toplantısında her iki şahsiyetin hayatları, fikirleri, eserleri ve tesirleri üzerinde duruldu, hatıraları anlatıldı.

 

Toplantıyı idare eden Mehmet Nuri Yardım, Münevver Ayaşlı’nın Son Osmanlılardan olduğunu, kaleme aldığı yazılar ve eserleri ile bilinmeyen bir çok hususu açığa kavuşturduğunu, bugün de eserlerinden en çok istifade edilen yazarlar arasında bulunduğunu söyledi. “Münevver Ayaşlı’nın eserlerinden edebiyat tarihçileri, kültür tarihçileri bugün de çok istifade etmektedirler. Yeni nesil araştırıcılar, bu şekilde kaynaklara inme fırsatı elde edebiliyorlar.” dedi. Yardım, Mehmet Çınarlı’nın da Türk edebiyatında önemli bir misyonu olan Hisar dergisinin kurucu başkanı olduğunu diğer Hisarcı şair ve yazar arkadaşlarıyla bu okul dergiyi 1980 yılına kadar büyük fedakârlıklarla yayınladıklarına işaret etti. Hisar’ın edebiyatımızda nesiller yetiştiren bir dergi olduğunun altını çizen Yardım, “Bugün de Hisar gücünde yeni dergilerimiz çıkıyor, çıkmaya devam ediyor. Münevver Ayaşlı ve Mehmet Çınarlı birleştirici kişilikleriyle birer öncü, yol açıcıydı.” diye konuştu.

 

BAĞLARIMIZ ÇOK KUVVETLİYDİ

 

Münevver Ayaşlı’nın kızı Fatma Ayaşlı, hatıralarla yüklü konuşmasında zaman zaman duygulandı. Fatma Ayaşlı şöyle konuştu: “Hacıanne çok okurdu, okuturdu. Fransızca bulmaca çözerdi ve bir tane eksik yoktu. Bağlarımız o kadar kuvvetliydi ki vefâtından sonra 1,5 sene boyunca odasının önünden geçerken odasına girerdim çünkü her geçtiğimde beni çağırırdı. Bunu odasına taşınarak çözdüm. Kültür hayatımızın, inanç dünyamızın seçkin bir çok şahsiyeti arasında bulunanlar arasında Nazım Kıbrısî, Muzaffer Ozak, Sâmiha Ayverdi, Ekrem Hakkı Ayverdi ve İlhan Ayverdi ile sık sık görüşürdü. Kadır Mısıroğlu, Mehmed Şevket Eygi, Vehbi Vakkasoğlu gibi şahsiyetler de yalıya gelip Hacıanne’yi ziyaret ederlerdi.” Fatma Ayaşlı “Yazılarını o akşamdan yazardı. Sabahleyin de ben daktilo ederdim Sonra da onları çıkıp gazete ve dergilere götürür, ilgililere teslim ederdim. Sonra da bu makaleler yayınlanırdı.

 

AYAŞLI’YI ZİYARET

 

Kültür tarihçisi Dursun Gürlek konuşmasında kendisini etkileyen hanım yazarlardan bahsetti ve “Şahsiyetleriyle, fikirleriyle ve eserleriyle beni en çok etkileyen hanım yazarlar Münevver Ayaşlı, Sâmiha Ayverdi, Ayten Lermioğlu ve Atiye Keskin’dir. Dördü de tefekkür sahibi, ilim sahibi ve irfan sahibi hanımefendilerdi. Rahmetle anıyorum.” dedi. Yalçın Toker’in kendisini Cemil Meriç, Vecdi Bürün ve Münevver Ayaşlı gibi şahsiyetleri ziyaret etmesini ve kendileriyle röportaj yapmasını teşvik ettiğini belirten Gürlek, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu tavsiye üzerine ziyaret ettiğim Münevver Ayaşlı’nın sözlerinden, davranışlarından ve duruşundan çok istifade ettim. İlk defa yazısı Yeni İstiklal gazetesinde okumuştum. 1979 yılında da ziyaret ettim. İsmail Hâmi Danişmend’in Cumartesi sohbetlerine katıldığını ve orada bir çok şahsiyeti tanıdığını söylerdi. Hatıraları başlı başına bir kaynaktır.”

 

GÜZEL AHLAKA ÇOK DEĞER VERİRDİ

 

Münevver Ayaşlı’nın manevi evladı olarak kabul edilen yazar Salih Suruç da “Hacıannenin maneviyat yönü çok kuvvetliydi. Okunan Kur’an-ı Kerim’i huşu içinde dinlerdi. Başta Fatma Hanım olmak üzere çevresindekilere Allah’ın kelamını öğretmemi istemiş, ben de bu görevimi yerine getirmiştim. Muhibbi-i ehl-i Beyt idi. Cenab-ı Allah’a ve Rasulullaha bağlılığı yüksek idi. Sık sık güzel ahlaktan bahseder, İslam’ın güzel ahlaka çok değer verdiğini hatırlatırdı.” diyen Salih Suruç, konuşmasını unutamadığı hatıralarıyla tamamladı.

 

Münevver Ayaşlı’nın torunları İbrahim ve Mustafa Ayaşlı da kısa konuşmalarında çocukluk yıllarını anlattılar ve “Onunla birlikte bir hayatı yaşamanın mutluluğuna sahip olduk. Şükürler olsun. O her zaman bizim için bir meşale, bir ışık gibidir.” dediler. Ayaşlı’nın İstanbul’u çok sevdiğini söyleyen torunları, “İstanbul’a zarar veren unsurlardan da sık sık bahsederdi. Ziyarete gelenleri kapıya kadar uğurlar ve ‘Ayağınız Kâbe’ye varsın’ derdi.” diye konuştular.

 

MEHMET ÇINARLI EDEBİYATIMIZA SEVİYE KAZANIRDI

 

Harun Yöndem konuşmasını tamamen Mehmet Çınarlı’ya ayırdı ve onun edebiyatımızdaki seçkin yerine temas etti. Yöndem, “Hisarcılar aslında evrensel olmak istiyorlardı. ‘Ama önce millî olacağız’ diyorlardı. Harun Yöndem, Çınarlı’nın yanısıra Mustafa Necati Karaer, İlhan Geçer, Gültekin Sâmanoğlu ve Munis Faik Ozansoy’un da derginin önemli şahsiyetleri olduğunu belirtti. “Aşk şiirlerinden dolayı Hisarcılar’a ‘Liseli âşıklar’ diyorlardı ama dergide çok derin tefekkür yazıları da yer alırdı. Meselâ Cemil Meriç’in ilk yazılarını Hisar dergisinde okuduk.” dedi. Harun Yöndem daha sonra Çınarlı’nın bir şiirini seslendirdi. Yöndem’in ardından Cem Karaer konuştu ve babası Mustafa Necati Karaer’in yakın arkadaşı Mehmet Çınarlı’yı anlattı ve bir şiirini okudu. Muhsin Karabay ve diğer katılımcılar da duygu ve düşüncelerini kısa konuşmalarla dile getirdiler. Münevver Ayaşlı ve Mehmet Çınarlı’yı anma programı, okunan Kur’an-ı Kerim ve çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!