• Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
    Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
  • Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
    Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
  • Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
  • Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
    Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
  • M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
    M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
  • Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
    Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
  • Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
    Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
  • Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
    Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat

YAZARLARIMIZ

Büşra Cansız
Büşra Cansız
Eklenme Tarihi: 14 Temmuz 2021, Çarşamba 06:24 - Son Güncelleme: 14 Temmuz 2021 Çarşamba, 06:24
Font1 Font2 Font3 Font4
Memlekete Yolculuk

“-Neden kızım? Ne yaptık biz sana?

-Hiçbir şey yapmadınız anne, hiçbir şey. Zaten bütün mesele de bu!”

 

Filmin de bütün meselesi bu işte. Kendi kültüründen, değerlerinden uzakta yetiştirilmiş bir kızın özünü bulma yolculuğu. Bu yolculuk ona önce beşeri aşkı, sonra memleket aşkını ve ilahi aşkı getiriyor.

 

1974 yapımı filmin başrollerinde Filiz Akın ve Tarık Akan yer alıyor. Yönetmeni ise Yücel Çakmaklı. Memleketimizi sevmeliyiz mesajını veren film, Milli Sinemanın en nadide örneklerinden biri. Doğu-batı çatışmasına yer veren film, batı hayranlığında geldiğimiz noktayı gözler önüne seriyor.  Batının kültürünü ve yaşantısını örnek alan Leyla ile batının ilmini takdir etsede asıl değerin kendi memleketi olduğunu savunan Mehmet’in hikayesi… Viyana’da müzik eğitimi gören Leyla ve tıp ihtisası yapan Mehmet’in aşkı işte bu görüş ayrılıkları neticesinde son bulur. Leyla Viyana’da kalıp Avrupai tarzda yaşamayı tercih ederken, Mehmet Erzurum’a köyüne dönerek doktorluk yapmaya başlar.

 

“Bizi yetiştiren ülkemize karşı görevlerimiz var. Bizi büyütsünler okutsunlar ve tam ülkemize faydalı olacak hale gelince daha çok para kazanmak, daha iyi yaşamak için tutup başka bir ülkeye yerleşelim. Olmaz böyle bir şey. Ben bunu yapamam.”

 

Viyana’da arkadaşı Helga ile kalan Leyla, Helga’nın intiharı üzerine iyice yalnızlığa sürüklenir. Bu yalnızlığını Helga’nın abisi Helmut ile yapacağı evlilikle atlatabileceğini düşünen Leyla, düğünün kilisede yapılacağını görünce büyük bir değişime uğrar. Kilisede evlenmek istemediğini söyler ancak aldığı cevap burada kabul görmek istiyorsa bütün kuralları kabul etmesi gerektiğidir. Bu sahnede aklıma Mehmet’in Leyla’ya Avrupa’da asla kabul görmeyeceğini belirttiği o etkileyici sahne geldi.

 

“Sen istediğin kadar yaşa burada. İstersen ömrünce. Yine de kendini Viyana’ya kabul ettiremezsin. Bak anıtını bile dikmişler. Ayaklar altında Türk askeri. Bizi daima öyle gördüler. Her zamanda öyle görecekler.”

 

Viyana’dan hızla kaçan Leyla Üsküp’e sığınır. Burada ezan sesini duyması ile yolculuğunun diğer aşamasına geçer. Caminin imamı ile tanışır ve buradaki Türk kültürünü tanımaya başlar. Üsküp’ten ve Kosova’dan kesitler gördüğümüz bu sahnelerde dönemin Yugoslavya’sına da tanıklık ediyoruz. Üsküp Taş Köprü, Üsküp Camileri, Kosova Sultan Murad Türbesi’ni görmek beni oldukça etkiledi. Filmin başlarından itibaren gösterilen Viyana, Salzburg ve Belgrad manzaraları ise filmin güzelliğine güzellik katıyor. Özellikle Tuna ve Sava’yı görmek bana yine bir hasret düşürdü…

 

“Burada her yerde Türk eseri görürsün. Her yer burcu burcu Türk kokar. Eee kolay değil dünkü vilayetimiz burası. Burası da çarşı kızım. Her köşede bir cami görürsün ama minaresi yıkıktır. Olsun yapılır elbet!”

 

Artık nasıl yaşaması gerektiğini anlayan Leyla, İstanbul’a anneannesinin yanına döner. Burada da Türk kültürünü, müziğini tanımaya başlar. Daha önce Mozart ve Beethoven ile mukayese etmeye dahi tenezzül etmediği Türk musikisini…

 

“-Sen Bach’ı, Beethoven’ı sevmez misin Mehmet?

 

-Severim canım niye sevmeyeyim. Ama müzik deyince senin aklına önce Batı müziği geliyor. Hâlbuki bizim de bir müziğimiz var. Önce onu sevip, onu öğrenmemiz gerekiyor. İnsan kendi müziğini öğrenmeden başka müziği öğrenmeye kalkmamalı.”

 

Bütün bu yolculukları sırasında Mehmet’i daha iyi anlar ve haklı olduğunu görür. Kendini, kendi kültürüne ne kadar yabancılaştırdığını idrak eder. Bulunduğu çevreden uzaklaşır ve hayatını değiştirmeye başlar. Ancak annesi ve babası kızlarını eskisi gibi görmek istemektedir ve bir davet ile onu yeniden eski hayatına sokmaya çalışır. Burada piyano çalmasını isterler. Herkes Viyana’da eğitimini aldığı, modern Batı müziğinden bir kesit duymayı beklerken o Türk musikisinden bir parça icra eder. İnsanların yüzünde gördüğü şaşkınlık, küçük görme ve kınama karşısında belki de filmin asıl mesajını verir.

 

“Avrupa’daki uzun tahsil yıllarımda benim toplumuma yabancılaşmam bağışlanabilir belki. Çünkü kimse bana memleketimi, insanlarımı sevmeyi öğretmedi. Kimse güzeli doğruyu anlatmadı. Ama siz kendi yurdunuzda bile kendinizden kopmuşsunuz. Öz değerlerinizi kaybetmişsiniz. Toplumunuza, benliğinize, memleketinize kültürünüze yabancılaşmışsınız.”

 

Kendini eski hayatından tamamen koparan Leyla, Mehmet’in yanına Erzurum’a gider. Ancak onun evlenmiş ve iki çocuğunun olduğunu görünce vedalaşırlar. Burada ücra bir köyde doktorluk yapan Mehmet’e hayranlığı daha da artar ve onun gibi memleketi için çalışmak ister. Almanya’da bir Türk okulunda öğretmenlik yapmaya başlar. Artık amacı burada memleketinden uzak yaşayan, kültüründen bihaber yetişen çocukların kendisi gibi olmamasıdır. Onlara evvela memleketlerini sevmeyi öğretir.

 

Bu filmi en güzel hangi şarkı ile kapatabiliriz deseler bende Ayten Alpman’ın sesinden o güzel parçayı seçerdim. Keza bir başkadır benim Memleketim…

 

“Havasına suyuna taşına toprağına,

Bin can feda bir tek dostuma.

Her köşesi cennetim ezilir yanar içim,

Bir başkadır benim memleketim.”


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN