RÖPORTAJLAR
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”

Mektepli
Eklenme Tarihi: 18 Aralık 2015, Cuma 23:30 - Son Güncelleme: 18 Aralık 2015 Cuma, 23:30
Font1 Font2 Font3 Font4



Mektepli
Kara ufuklarda dumanlar, Ne gecedir ne tutulma, İşitilir yangındır diye bir yakınma, Yanıldın yine, hemen bu düşünceye kapılma. Ayağınla basmışsın bu toprağa, Bilmeden gömüleceğini çamura, Gavursun sen, sakın bu dünyada yanma, Ödeyeceğin bedeli ahrete sakla. Yangın değildir gelen kara dumanlar, Sana kara gözüken ak imanlar, Ne yaş derler ne baş, Ancak gözlerinden düşer imanlı bir […]

1498879_10152462648154078_4093343498342092584_o
Kara ufuklarda dumanlar,
Ne gecedir ne tutulma,
İşitilir yangındır diye bir yakınma,
Yanıldın yine, hemen bu düşünceye kapılma.
Ayağınla basmışsın bu toprağa,
Bilmeden gömüleceğini çamura,
Gavursun sen, sakın bu dünyada yanma,
Ödeyeceğin bedeli ahrete sakla.
Yangın değildir gelen kara dumanlar,
Sana kara gözüken ak imanlar,
Ne yaş derler ne baş,
Ancak gözlerinden düşer imanlı bir yaş.
Topa tüfeğe sarıldın,
Şirkini gerçektir sandın,
İmansızlıkta herkesle yarıştın,
Haddini bilmeden Hakka küfür savurdun.
Gelen dumandır ki imansızı ezecek,
Şirkini dağlara gömecek,
Bu uğurda bin yara alacak,
Lakin ağzından bir tekbiri dahi bırakmayacak.
Kalbini imanla doldurmuş gelen,
Bir mermiye göğsünü veren,
Tekbirle devrilecek bu beden,
Şahadet şerbetini içecek vatan sevgisinden.
Yola çıkılırken ne ana dendi ne baba,
Kimse demedi “Ne olur bizi bırakma”,
Yalnız bir vatan dendi,
Bir de dilden düşmeyen tekbir yinelendi.
Gavur kara sandığı ak imana,
Durmadan ateş etti Hakka inana,
Düştü bizden biri daha,
Ellerindeki mürekkep lekeleri diri hâlâ!
Gencecik bu bedenlere sinmiş kitap kokuları,
Belli ki mektebi bırakıp gelmiş vatanın genç yoldaşları,
Can verdiler vatanda imanı yaşatmak uğruna.
Şimdi elimizde var, vatan denen bir toprak parçası,
Lakin kalmamış vatan olan ana bohçası!
Zamanında vatan uğruna mektepten çıkıp silaha sarılan gençlik,
Şimdiyse sigara dumanı altında kalan bir beşlik,
Ciğerinden daha solgun imanı olan bir hiçlik,
Nerede vatan, nerede o eski gençlik!
Faik Can Keskin
 
 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!