• Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT

YAZARLARIMIZ

Davut Yatkın
Davut Yatkın
Eklenme Tarihi: 7 Şubat 2019, Perşembe 13:52 - Son Güncelleme: 7 Şubat 2019 Perşembe, 13:52
Font1 Font2 Font3 Font4
Mehmet Emin ALPKAN


Hayatımızda bazı kişiler vardır ki gönül dünyamızda müstesna yerleri vardır. Dimağlarımıza silinmez izler bırakırlar. Hayatlarıyla, mücadeleriyle, idealleriyle bizler için model örnek olmuşlardır ve olmayada devam ederler. Adları unutulmaz her daim yaşanır, yaşatılır.


Ben hep dava adamı(insanı) kişilere gıpta etmişimdir. Onların yaşantılarından mutlaka kendime örnekler alırım.


Peygamberimizden(s.a) sonra İmam-ı Azam Ebu Hanife ve Hasan El- Benna’nın hayatları da beni hep etkilemiştir. Bende müstesna yerleri vardır.


İmamı Azam Ebu Hanife’yi sadece fıkıh bilgisiyle bilen ülkemiz insanları onun malıyla ve yaşantısıyla hatta hayatına mal olacak mücadelesiyle ve pek bilmezler. Keza Hasen El-Benna’nın tek başına çıktığı İslam davası yolunda ve kurduğu ‘Müslüman Kardeşler Cemiyeti’ bana hep rabbimizin İbrahim (as)’ın  ‘o tek başına ümmetti .’ (Nahl 120)ayetini hatırlatır.


Davaları uğruna iyi işler yapan, yapmaya çabalayan insanların ortak özellikleri bedel ödemeleri vardır bu: ‘kan, ter ve gözyaşı’dır. Her dava adamı bu üç bedeli ödemiştir ki bazıları bu işin sonunda öldürülerek şehadete ulaşmışlardır.


İşte bu idealist, dava adamı(insanı) kişilerden biride yakın tarihimizin örnek şahsiyetlerinden olan ‘Mehmet Emin ALPKAN’dır.


Geçtiğimiz günlerde ‘Yeni Dünya Vakfı’nın düzenlemiş olduğu 29. Öüm yıldönümünde kendisini, yadettik hatırladık, andık. Mihrabad yayınları genel yayın yönetmeni Mehmet Nuri YARDIM’ın moderatörlüğünde ve oğlu Dr. Latif Ruhşat ALPKAN’ın hayatını anlatığı görsel sunumla; ailesinin, yakınlarının ve sevenlerininde hazır bulunduğu gecede bir kez daha kendisinden bahsettik.


Mehmet Emin ALPKAN’ın yaşantısın çocuklarının gözünden anlatımıyla hayatında kan, ter ve gözyaşının var olduğunu şahit oldum. İslam ve Türk Milliyetçiliğinin, maneviyatının yılmaz savunucusu olduğu, davası uğruna ne çilelere katlandığı, ne zorluklara göğüs gerdiğini, ne duvarları, ne engelleri aştığını gördüm. Arkadaşlarıyla meydanlara çıktığı günleri yakın şahitlerden dinledim.  Aynı zamanda anadolu kültürünü yaşatma adına kapının zili çalar aç biri gelir diyerek evlerini hiç ekmeksiz bırakmadıkları günleri kızı Sevinç hanımefendiden dinledim.


Çalıştığı işyerinden Cuma namazına gittiğinden dolayı kovulduktan sonra elindeki imkânlarla bakkal açar. Mili Bakkal da denilen  ’Yeni Bakkal’ dükkkanı anadoludan gelen her öğrenciye maddi ve manevi destek olmuştur. Öyleki herkese veresiye verilir borcunu ödemeyenler olur ve bakkal kapanmak zorunda kalır. Bugünün insanının anlayamayacağı ve dahi belkide hiç birimizin yapamacağı veresiye verme olayı takdire şayandır.


Mehmet Emin ALPKAN’ın dağmediği, temas etmediği kimse kalmamıştır aynı zamanda. Osman Yüksel SERDENGEÇTİ, Bekir BERK, Ali Fuat BAŞGİL, Nurettin TOPÇU, Alparslan TÜRKEŞ, Necmettin ERBAKAN, Enver ÖREN, Ahmet DAVUTOĞLU ve nice isimlerle beraber olmuştur. Bu fikir zenginliğinide gösterir.


Beni etkileyen bir şey vardır ki oda: Annesi Zeliha hanımın ;’ey oğul seni okutamadım ama okumadan âlim, yazmadan kâtip olasın’ duası tüylerimi diken diken etti.


Ve tabiki Mehmet Emin ALPKAN’ın arkasında başka bir görünmez kahraman vardır ki oda eşi Fatma Hanım. Onunla birlikte her türlü cefaya, zorluklara katlanmış, sabır, metanet göstermiştir. Vatan şuuruna ermiş olan Fatma Hanım evinin, vuvasının sorunlarını belirtirken’vatanın bir parçası olarak görmüştür.’ Adeta ailece bizde bu vatana hizmet ediyoruz mesajını vermiştir.


Evet, Mehmet Emin ALPKAN’ın bir de medya dünyasına yaptığı hizmetleri vardır. Babıali’ninde çok tozunu yutmuştur Mehmet Emin ALPKAN. ‘Bizim Anadolu’ gazetesini türlü sıkıntılarla çıkarmıştır. Ve diğer gazetelerin yayın hayatına girmesindede ön ayak olmuştur.

 

Özelliklehatırlatmak isterim ki; bugün yayın hayatını sürdürmekte olan Sabah Gazetesinin kurucularındandır aynı zamanda. Bin bir sıkıntılarla, güçlükle, dertlerle gazetenin(o günkü adıyla Babıalide Sabah) kuruluşunda yer almış bir kişiyi Sabah Gazetesi camiası tarafından hatırlanmaması maalesef vefasızlık göstergesidir. Umarım bu yazıyı okurlarda hiç olmazsa bundan sonraki yıllarda hatırlarlar, yadederler.


Mehmet Emin ALPKAN’ın hayatını tabiki bir köşe yazısına sığdırmak mümkün değil ancak; oğlu Dr. Latif Ruhşat ALPKAN tarafından yazılmış olan ve Boğaziçi yayınlarından çıkan idealist, birleştirici, alperen, İslami, Milliyetçi, maneviyatçı, Milli dava adamı olan Mehmet Emin ALPKAN’ın hayatının detayını okuyabilirsiniz.


Yüce rabbimizin şehitler için ‘onlara ölüler demeyiniz bilakis onlar diridirler fakat siz bilmezsiniz.’ (Bakara 154) ayetini de hatırlatmak isterim. Bakın bundan 29 yıl önce vefat etmiş olan Mehmet Emin ALPKAN’ı rahmetle anıyoruz; hatırlıyoruz, hayatını anlatıyoruz. Bu hala yaşadığını göstermez mi?


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


Mehmet Emin ALPKAN Yazısına 4 Yorum Yapıldı

BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN