RÖPORTAJLAR
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT

Mehmed Şevket Eygi, Bâbıâli’nin En Renkli Kişisiydi
Eklenme Tarihi: 7 Ağustos 2019, Çarşamba 14:54 - Son Güncelleme: 7 Ağustos 2019 Çarşamba, 14:54
Font1 Font2 Font3 Font4



Mehmed Şevket Eygi, Bâbıâli’nin En Renkli Kişisiydi
Oğuzhan Kulaksız (İstanbul)

 

Yeni Dünya Vakfı’nda düzenlenen “Bâbıâli Enderun Sohbetleri”nde kısa süre önce vefat eden gazeteci yazar Mehmed Şevket Eygi hakkında önemli bir anma programı gerçekleştirildi. Meslektaşları ve dostları merhumun renkli kişiliğinden bahsettiler ve hayırla yâd ettiler. Ortak görüş ise Mehmed Şevket Eygi’nin yazdığını yaşayan, yaşadığını yazan bir karakter abidesi olduğuydu.

 

Anma toplantısı yöneten Mehmet Nuri Yardım, Mehmed Şevket Eygi’yi yaklaşık 41 yıldan beri tanıdığını, onun sohbetlerinden ve yazılarından istifade ettiğini belirterek, “Ben biraz da çıkardığı Büyük Gazete ile büyüdüm. İstanbul’a geldiğimde ilk ziyaret ettiğim kişilerdendi. O kitaplarıyla, kedileriyle, hâl ve davranışlayla bir derviş gibi yaşadı. Bâbıâli’nin son beyefendilerindendi.” dedi. Yardım, devam ettirdikleri “Babıali Enderun Sohbetleri”nin isim babasının da Mehmed Şevket Eygi olduğunu belirterek, “İlk toplantımızın konuşmacısı oydu. Ağabeyimizi belli bir gruba, bir görüşe dahil etmek yanlış olur. O gruplar üstü, hizipler üstü ve partiler üstüydü. Bu milletin ve ümmetin adamı ve yazarıydı. Bütün yazıları mutlaka kitaplaşmalı ve herkesin istifadesine sunulmalıdır.” diye konuştu. Eygi’nin örnek bir Müslüman olduğunu hatırlatan Yardım, “Bütün insanlara ve canlılara sahip çıkan, şefkatini gösteren üstün bir ahlak ve fazilet adamıydı. Büyüklerimiz hakkında düzenlediğimiz ve davet ettiğimiz toplantılara gelip konuşurdu, bir vefa adamıydı.” diyerek sözlerini tamamladı.

 

SON DERECE SAMİMİYDİ

 

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikiloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sefa Saygılı, ise konuşmasında “Mehmed Şevket Eygi ağabeyimiz, yazdığını yaşayan birisiydi. Ne yazmışsa onu yaşamış bir kişiydi. Son derece samimi, ibadetlerine düşkün, takva sahibi bir mümindi. Bütün davranışlarında ve konuşmalarında topluma olumlu mesajlar vermiştir.” dedi. Merhumun Batı kültürüne, Doğu kültürüne ve Osmanlı kültürüne hâkim olduğunu ifade eden Saygılı, “Sohbetlerinde hiç kendisini tekrarlamadan çok değişik şeyler anlatırdı. Hafızası çok sağlamdı. 30-40 sene evvel karşılaştığı kişilerden adlarıyla soyadlarıyla bahsederdi. İslami konularda da engin bilgilere sahip olan bir münevverdi. İslamiyeti yaşayan ve yaymaya çalışıyordu. Hafızası kuvvetliydi. 5-6 dil bilirdi.”

 

Sefa Saygılı, Mehmed Şevket Eygi’nin kadirbilir ve vefalı bir kişi olduğunu ifade ederek, “Hasta olmasına rağmen Kadir Mısıroğlu’nun cenazesine gelmişti. Hastalığında da kadim dostunu ziyaret etmişti.” diyerek konuşmasını tamamladı.

 

DOKTORU AKBEN: BİLGE BİR İNSANDI

 

Mehmed Şevket Eygi’nin doktoru olan uzman nörolog Doç. Dr. Ali Akben, üstadla konuşmalarından çok şeyler öğrendiklerini söyledi. Akben, “Şevket abi bilge bir insandı. Ondan çok şeyler öğrendik. Hocamla yolculuklarımızda sohbet eder, bizi çok fazla makama meyletmememize örnek olacak şekilde yarı şaka yarı ciddi uyarırdı. Üstadın 10 yıl civarında hekimliğini yapmak nasip oldu. Bize takke kontrolü yapardı. Takkesiz namaz kılmazdı. Popüler mekânlardan uzak durmayı tavsiye ederdi. Modern tıbba mesafeliydi, bitkisel ilaçları tavsiye ederdi.” ifadelerini kullandı.

 

Mehmed Şevket Eygi ile son televizyon programını yapan gazeteci yazar Faruk Aksoy, “O röportaj çok ilgi uyandırdı, tekrar yayınlandı. Mehmed Şevket Bey, görüşleriyle, hâl ve tavrıyla bende hayranlık uyandırmıştı. Aksoy, “Ben onda şunu gördüm son derece samimi bir insan. Hayali hiç bir şey yazmamıştı, yaşadıklarını da aynen kaleme almıştı.” dedi.

 

Hattat Süleyman Berk, merhumun kendisini hat sanatına eğilmesinde çok teşvik ettiğini ifade ederek şunları söyledi: “Onun teşvikleri sayesinde çalıştım, üstatlardan dersler aldım. O hayatı boyunca disiplinli bir şekilde çalışmış ve herkese faydalı olmuştur. Vefat ettiği gün bile yazısını kaleme almıştı. Tedbirli ve yedekli çalışırdı.”

 

ŞEVKET AĞABEY VELUT YAZARDI

 

Kültür tarihçisi Dursun Gürlek, Mehmed Şevket Eygi’nin velut bir yazar olduğunu ifade ederek, “Tokat’ta ortaokul son sınıfta okurken onu gıyaben tanıdım. Çıkardığı Yeni İstiklal’i okuyarak yetiştim. İstanbul’a gelip kendisiyle tanıştım. Yazıları daha çok pratik hayat üzerineydi. Çok zengin bir kütüphanesi vardı. Kitabiyat bilginiydi. Kütüphanesini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne bağışlaması çok isabetli olmuştur. Velut yazarların seçkin simalarındandı.” ifadelerini kullandı. Gazeteci Fatih Sadırlı ise Eygi’nin hayattaki en küçük şeyi bile zevke dönüştürmeye, ona kalite katmaya yoğunlaştığını, yazdığı sayfa düzeninin üzerine dahi kafa yorduğunu anlattı. Sadırlı, Eygi’nin çok somut düşünen biri olduğuna işaret ederek, “Onunla 1990’lı yıllarda tanıştım. Ona göre her şey yerli yerinde ve somut olmalıydı. Çok fazla fikir içinde boğulan, teorik konuşan insanlardan pek hoşlanmazdı. Konuşmaları da yazıları gibi hep pratik üzerineydi. Bir gün evinde ziyaret ettiğimde kedisi kucağıma geldi, biraz tedirgin oldum. Bana ‘Benimle arkadaşlığı devam ettireceksen kedileri seveceksin.” dedi. O günden sonra ben de kendisi gibi kedilerle dost oldum. Yazılarını daktilo ile yazardı. ” diye konuştu.

 

Vefatından sonra merhum hakkında Gerçek Hayat dergisinde “Mehmed Şevket Eygi Özel Sayısı” hazırlayan Yayın Yönetmeni Kemal Özer, “Şevket abi Osmanlı bakiyesiydi. Ehl-i Sünnet inancına sahipti. Kitapçıları, sahafları sık sık dolaşırdı. İstisnai bir şahsiyet idi.”

 

Mehmed Şevket Eygi’nun uzun yıllar Milli Gazete’de yazmasına vesile olan gazeteci yazar Ekrem Kızıltaş ise hatıralarını anlattı ve “Şevket abiyi 1966’da MTTB’de Çatı dergisinde çalışırken tanıdım, görüştüm. Kendisini zaman zaman ziyaret ederdim. Milli Gazete’de çalışırken yazı yazmasını teklif ettim. Kabul etti. Beraber bulunduğunuz andan sonra size bir şey yükleyen insandır Şevket Abi. Çalışkan, üretken ve disiplindiydi. Hepimize örnek olmuştur.”

 

İttifak Gazetesi’nin sahibi gazeteci Recep İncecik uzun yıllardan beri Mehmed Şevket Eygi ile görüştüklerini ifade ederek, şöyle konuştu: “Zevk sahibi bir büyüğümüzdü. Çayın nasıl demleneceğine bile dikkat ederdi. ‘Çayın 4 bin yıllık bir icazeti var. Herkes çay demleyemez.’ derdi. Hilye-i Şerife’ye çok önem verir ve her evde bulunması gerektiğini söylerdi. İslam’ın ahlaki yönü üzerinde çok dururdu. Müslümanlar arasında birliğe ve bearberliğe ehemmiyet verirdi.”

 

KUTLU BİLGİ VAKFI’NU KURDU

 

Teyfur Erdoğdu, “Şevket abiyi seven çok, ama yolundan giden ne yazık ki pek yok. Ben onu bu bakımdan Ebu Zer’e benzetiyorum. Borçlu vefat etti. Şimdi evi ve memleketteki barakası satılacak ve fakir fukaraya dağıtılacak. ‘İslam’ın önündeki en büyük engel Müslümanlardır’ derdi. Ömrü vefa etseydi Müslüman Mantığı adında bir kitap yazacaktı, nasip olmadı.” dedi. Son konuşmacı Avukatı Cahit Polat’tı. O da davalar esnasında yaşadığı ilginç hatıraları anlattı ve onunla birlikte Kutlu Bilgi Vakfı kurulduğunu dinleyicilere müjdeledi. Katılımın yüksek olduğu anma programı diğer dinleyicilerin de kısa konuşmalarıyla tamamlandı. Son olarak Mustafa Aydın, bir aşir okudu. Program dualar ve okunan Fatihalarla son buldu. Çekilen hatıra fotoğraflarının ardından Mehmed Şevket Eygi’nin kurucusu olduğu Bedir Yayınları yöneticileri tarafından toplantıya getirilen eserleri bütün dinleyicilere hediye edildi.

 

        


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!