RÖPORTAJLAR
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”

Kudret Ayşe Yılmaz’ın Yeni Eseri: Ay Işıyınca
Eklenme Tarihi: 29 Mayıs 2020, Cuma 15:42 - Son Güncelleme: 29 Mayıs 2020 Cuma, 15:42
Font1 Font2 Font3 Font4



Kudret Ayşe Yılmaz’ın Yeni Eseri: Ay Işıyınca
Bizim Semaver

 

 

2015 Kültür Bakanlığı Edebiyat Eserlerini Destekleme Projesini kazanan “Mühür Kuyusu” romanının yazarı Kudret Ayşe Yılmaz’ın kaleme aldığı “Ay Işıyınca” adındaki siyer, Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) Yayınları’ndan çıktı. Hazreti Muhammed’in ömür seyrini, detaylı manalara dürülmüş şiirsel üslup ve huzura taşıyan derinliklerle anlatan bu eserin her cümlesi sağlam bir ifade gücüyle örülü. Hakk Resulü yaşananlar karşısında ne düşünmüştü, ne söylemiş ve neler hissetmişti? İşte bu sorularla yola çıkılmalı, yeniden okunmalı acının bin yüzü ve türlü türlü işkence karşısında şaşmayan erdemli duruşu. Türk edebiyatında kadın bir yazar tarafından kaleme alınan ilk edebȋ siyer örneği olan Ay Işıyınca’dan alıntıdır:

**

“ Kervandaki suya kanmış develer, kızıl güneşin altına ışıldayan altın taneleri gibi dizilmişti. Sırtlarındaki yükleri her iki yanlarında renkli, tahta boncuklar misali silkelenmekte. Gürbüz develerin geniş boyunlarındaki dev çıngıraklarını dinliyordu etrafta seyrecik uçuşan kuşlar. Develerin güçlü ayakları çöl gemisi olup bata çıka kumları dalgalandırarak ilerlerken rüzgâr geride hiç iz bırakmadan süpürüyordu çöl kumlarını. Çölde hiç iz olmazdı, hiç iz olmamıştı o zamana dek. Bir iz lazımdı adalete, erdeme, iyiliğe hayat verecek bir iz. Bir iz beliriyordu, tarihe yeniden yön verecek bu iz. ”

*

“Gecenin hükmü koyudur, şayet ay yoksa. Ay ışıyınca görünür yıldızlar. Ay ışıyınca fark edilir bulutların seyranı. Ay ışıyınca yollar belirir. Ay ışıyınca düğün evi gibi şenlenir meydan. Ay ışıyınca yakılacak kandiller bulunur. Ay ışıyınca üslup sanatkarca olur. Ay ışıyınca karanlık ortasından yarılarak dağılır ve böylece gündüz düşer akla, ruh aydınlanır.”


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!