• Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT

YAZARLARIMIZ

Hülya Günay
Hülya Günay
Eklenme Tarihi: 12 Ocak 2019, Cumartesi 05:53 - Son Güncelleme: 12 Ocak 2019 Cumartesi, 05:53
Font1 Font2 Font3 Font4
Kartpostal Üzerine…

 

Rengârenk kartpostallar ilkokuldan başlayarak lise dâhil ilk öğrencilik yıllarımın en anlamlı hatıraları arasındadır. Yılbaşı, bayramlar gelmeden önce harçlıklarımı ona göre planlar gönlümce kart alabilmek için günlük olarak kumbarama birikim yapardım.

 

Lisenin son bir yılını geçirdiğim Malatya’da Yeni Cami civarında, çarşı merkezinde iki sıra halinde upuzun bir koridor olurdu. Soğuk, kar hiç etkilemezdi. Dönemi gelince mutlaka kartpostal stantları kurulurdu. Okul çıkışında kartpostal alışverişi yapmak anlatılabilir bir mutluluk değildi. Karlar her tarafı bembeyaz kaplamış, akşam karanlığı çökmüş, gökyüzünün pembeliği, yerlerin beyazı ile birleşmiştir. Akşam ezanının huzuru bir taraftan, öte yanda Anadolu esnafının âdeti olduğu üzere kışın akşam ezanı ile birlikte kepenklerin çekilmesi telaşına şahitlik etmek son derece keyifliydi. Bir tatlı huzur, telaşeye kapılmak. Eve geç kalmamak için süratle stantların arasına dalıp, kartların renkli dünyasında yol almak. Akşam olup eve dönünce de defalarca evirip çevirip incelemek, pullu kartpostalların pullarını etrafa bulaştırmak, kime hangisini yollasam diye seçim yapmak için kartları yarıştırmak. Bir hissiyat, güzellik, kalp kıpırtısıydı.

 

Ertesi gün evden erken çıkıp okula gitmeden, postanede sıraya girdikten sonra zarf yerine ulaşmadan karşı taraftan gelecek kartı beklemek sabırsızlığı başlardı. Hangi oyun, hangi akıllı telefon, hangi bilgisayar aynı anda birden çok duyguyu yaşatırken insanı eğitir bilemiyorum. Harçlıklardan artırım yaparak tasarruf öğrenmek, uzaktaki sevdiklerini hatırlarken vefanın temellerini daha küçükten inşa etmek, karta uygun zarf seçimi, dolma kalem arayarak zarafet ve uyumu öğrenmek, değer vermeyi öğrenmek, öğrenirken eğlenmek, eğlenirken; sabırsızlık, heyecan, sevgi, mutluluğa dair birçok duyguyu aynı anda yaşamak.  

 

Yıllar sonra öğrendiklerimiz tecrübe, tecrübeler alışkanlık halini alıyor. Çocukluk kutularımı açıp, içinden simleri halen ışıl ışıl kartpostalları okurken, bugün belki görüşme imkânı olmayan, araya yıllar, yollar, ayrılıklar giren insanları sevgi ile yâd ediyorum. O yılların samimiyeti, dostluk, arkadaşlığın sıcaklığı bugün üşüyen yüreğimi ısıtıyor. Bir zamanlar minicik kalem tutan, kalpli, çiçekli, böcekli kartların sahipleri bugün birer yetişkin, yuva sahibi, kimi ebeveyn kimi ebeveyn adayı, kimi üniversite mezunu meslek sahibi.  Akıllı telefondan fotoğraf çekip, bak sen böyle güzellikler de bilirdin diye ufaktan bir gönderme yapıyorum. Kalplerdeki kıpırtının sesi bana kadar ulaşıyor.

 

Kartpostal geleneğini yaşatmak, bundan bir haber olan yavrularımıza da öğretmek için özellikle ilkokul birinci sınıfa başlayanlara kart atmak en büyük zevklerim arasında. Yeni yeni okumaya başlamış birinin adına kart gönderiyorsunuz, o çocuğun yaşadığı ben değerliyim duygusu zannediyorum üniversite mezuniyetine kadar hafızasında yer edecektir. Elinize aldığınız sevimli bir zarf sizi radyasyona maruz bırakmaz, telefonlar bozulup kayıtlar silinince hafızadan gitmez, çok ama çok uzun yıllar sizinle birlikte yaş alır. Bir gün sizi mutlu eder. Unutmayın söz uçar, yazı kalır.

 

Hayata dair anlamlı yaşanmışlıklarımız varsa, sımsıcak bir yüreğimiz, çevremizde dost, arkadaş, akrabalarımızın evlatlarını evlat bilip kocaman sevelim. Yürekleri ısıtalım, kimseler üşümesin. Yaşattığımız her güzel alışkanlık, eğitim dünyamız için, özelde edebiyatımız için, toplumumuz için, sevgi dolu, güvenli bir geleceğin inşası, teminatı olacaktır.

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


Kartpostal Üzerine… Yazısına 3 Yorum Yapıldı

BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN