• Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
    Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
  • Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
    Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
  • Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
    Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat
  • Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”

YAZARLARIMIZ

Muammer Erkul
Muammer Erkul
Eklenme Tarihi: 2 Ocak 2021, Cumartesi 13:50 - Son Güncelleme: 2 Ocak 2021 Cumartesi, 14:02
Font1 Font2 Font3 Font4
İyi insan olmak ile hocalık mefhumunun can acıtan dansı

 

Bir çocuğun büyüyüp, ona “iyi insan” denebilmesi için çok zaman gerekir, çok para gerekir, çok emek gerekir.

Fakat “her şey” buna engeldir!

 

heart heart heart 

Bir çocuğa ömür boyu zaman verilse, hayatı boyunca bitiremeyeceği kadar para önüne yığılsa, çevresindeki herkes ona hizmetçi olup her istediğini yapsa, bu çocuk “iyi insan” olabilir mi?

Demek ki, çocukların “insan” ve insanların da “iyi” olabilmesi için başka bir şeye ihtiyaçları var. İşte, anlamak istemese bile, bütün insanlığın muhtaç olduğu bu “farklı” birilerine; ilim ehli, ulema, kitap ehli, hoca, muallim, öğretmen, müellif, mütefekkir, kalem ve kelam erbabı diyoruz.

Yalnız…

Üç kuşakta çok görülen “her güzelliği bozmak kastı” ile yazanlar ile…

Teknolojinin nimetleriyle bolca sulandıklarından beri, son kuşak arasında ayrık otu gibi her yerde biten, “her yazdığını basabildiği için” de kendini yazar sanmaya başlayanları bu konunun dışında tutmalıyız.

 

heart heart heart 

Hayatta kalmak yani maddesini canlı tutabilmek, mana itibariyle “insan” olmaya yetmiyor.

Büyüklerimizin çok güzel, anlatma ve anlama kolaylığı olan “dünyasını ve ahiretini kurtarmak” deyişi vardı.

Görüldüğü gibi, bu durumu anlatan en tatlı ifadelerden biri bu sözdür.

 

heart heart heart 

Epey zamandır okul da, eğitim de, diplomalar da “sadece para getirdiği müddet ve kadar” muteber kabul edilmeye başlandı. Ve hatta “parayı buluyorsan” diploma da, okul da, eğitim de gereksiz, gibi bir kanaat oluştu.

Fakat bunun yerleşmesi millet için de ümmet için de yani memleket ve insanlık için hiç hayra alamet değildir, hatta intihardır!

 

heart heart heart 

Hâlbuki Roma imparatoru, iki kıtanın en güçlü hükümdarı, Türk milletin yüce hakanı, memaliki Osmaniyyenin ve islamiyyenin eşsiz, unutulmaz, deha sahibi sultanının;

Basit bir kulübenin tahta kapısı önünde…

İçerideki âlim, muallim tarafından kabul edilmek yani hocası, öğretmeni tarafında içeri alınmak için beklerken, bir küçük Mehmed olarak nasıl gözyaşı döktüğünü duymayan kalmış mıdır, bilmeyen var mıdır?

 

heart heart heart 

Denebilir ki;

Öyle âlim bulsalar, şimdiki hükümdarlar da aynı şekilde hürmet ederlerdi, bizler de saygı gösterirdik.

Bu söz doğrudur fakat şöyle de bir durum yok mu:

Öyle hürmet gördükleri için değil mi, o âlimler de işte öyle hükümdarlar yetiştirebilmişler!

 

heart heart heart 

Hâlbuki o büyük zatların da, o muallim ve hoca efendilerin de hane halkı ve kendi yakın çevresi vardı, mahalle komşuları ve teşriki mesai ettiği kimseler bulunuyordu, fakat kimse de onlar için;

– Haa filanca mı? Evet bilirim, bizim sitede oturur. Hatta geçen gün kel kafasıyla pencereye çıkmıştı.

– Filan hocayı mı diyorsun, hani şu kadar göbeği var… Onun kabız durumu var biliyor muydun, işte ondan şişman! Demezdi, diyemezdi. Çünkü buna cüret edemezdi. Cesaret etse bile o çamurlu söz zikrettiği kimseye yapışmak yerine gelip kendi nefes borusunu tıkardı ve cemiyet içindeki kendi yerini yıkmış, itibarını silmiş olurdu!

Çünkü, en yüksek makama kadar bütün mühür ve kürsü sahipleri; milletin, ümmetin, ve bütün insanların tahsil ve terbiyesi için, dünya ve ahiret saadeti için kendi hayatını vakfetmiş olan kimselere azami sevgi besler, hürmet eder, ilgi duyar, ihtimam gösterirlerdi.

Onlara hakaret bir yana, haklarında saygısızca konuşmak bile zaten sahibinin derin cehaletini, abesle iştigalini, kendini yokluk uçurumlarına attığını belli ederdi.

 

heart heart heart 

İşte vurulduğumuz nokta burasıdır:

Hakiki olarak hürmet edilmesi gerekenlerin adını kötülemek, makamını yıkmak, cemiyet içindeki etkisini silmek, tekrar kalkabilseler bile görünür yerlerinde kalacağını bilerek onları çamurların içine yuvarlamak!

Sevgili dostlar!

Madem darbeyi aldığımız, vurulduğumuz, oluk gibi kan kaybettiğimiz nokta bellidir;

İşte öyle ise onaracağımız, tedaviye başlayacağımız nokta da tam burası, değil midir?

 

heart 

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


İyi insan olmak ile hocalık mefhumunun can acıtan dansı Yazısına 31 Yorum Yapıldı

BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN