• “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat
  • Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”

YAZARLARIMIZ

Necati Kağan Çetin
Necati Kağan Çetin
Eklenme Tarihi: 22 Eylül 2020, Salı 16:06 - Son Güncelleme: 22 Eylül 2020 Salı, 16:37
Font1 Font2 Font3 Font4
İstanbul’a Aşk Mektubu

“Ben kimsesiz… Çocuk… Cahil… Sen bana isim… Sen bana sevda… Sırdaşım, terketmeyenim… Sen benim gereğim, gerekçemsin. Sen benim coğrafyam, tarihim, şiirimsin. Ne varsa üzerimde iyi duran, ne eklendiyse yakışan, senden eklendi. Ekmeğim, suyum, nefesim… Sen benim iklimimsin.”
İstanbulutlu Bir Gökyüzünden – Cihat Zafer

Cihat Zafer’den mektup var.
Bu mektup İstanbul’a yazılmış ve güzel bir kitap haline gelmiş:
İSTANBUL’A AŞK MEKTUBU.
İlk satırlarına bakalım:
“Bir okur hayatı yaşamak…
Bir yazar hayatı yaşamak…
Bu arzunun gerçekleşeceğinin ilk işareti, bu kitap.
Öyle bakmak, öyle görmek istiyorum.
Bir İstanbul kitabı yazmak üzere masa başında sabahlayarak geçti son geceler… Belki de hep olduğu gibi, ben, öncelikle İstanbul’u yaşadım.”
Evet, kitap, İstanbul’u yaşayarak kaleme alınmış, her satırı İstanbul’dan taze rüzgârlar üfleyen bir eser.
Kitapta İstanbul’un mahalle ve semtleri kadar, sakinleri de mevcut.
Eminönü, Üsküdar, Eyüp Sultan, Sultanahmet, Boğaziçi, Beyazıt…
Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı…
Laleler, erguvanlar, manolyalar…
Güvercinler, martılar…
Karadeniz’den ve Boğaziçi’nden esen serin rüzgârlar…
İstanbul’un şairleri, yazarları…
Yahya Kemal, Necip Fazıl, Behçet Necatigil, Ziya Osman Saba, Nazım Hikmet…

İstanbul’un ayakları dibine bırakılmış bir demet çiçek, bu kitap.
Bir demet hüzün…
Belki de bir hüzn-ü azam.
Evet, İstanbul pek çok yönüyle insana yaşama sevinci verse bile, aynı İstanbul’da hüzünler de saklı.
İstanbul’un camilerinde dünyanın en güzel sesli hafızlarından Kur’ân-ı Kerim dinleyenler, bu satırların ne anlattığını bilirler.
İstanbul’un şadırvanlarında bir kere olsun abdest alanlar, bir vakit ezan dinleyenler, anlar ilahi hüznün ne olduğunu.

Kitaptan bir alıntı yapalım:
“Hiç Moda’da bir akşamüstü, Hisar’da bir sabah serinliğine benzer mi? Yeni Cami de camidir, Eyüp Sultan Camisi de… Ayrı ve başkadırlar. Fatih’teki sokak, Cihangir’deki sokağı görse, belki de tanıyamaz. Maçka’daki evler de, Cankurtaran’daki evleri hemen benimseyemez. Kadıköy’den yolcusunu alıp kalkan vapur, Karaköy’e yanaşırken bir yanıyla çoktan değişmiştir. Galata Kulesi’ne bakarak, kısa da olsa orada duracak, Kızkulesi’ni belki unutmayacak fakat Haydarpaşa’yı dönünceye kadar hatırlamayacaktır. Kalamış, Fenerbahçe, Suadiye sahilleri, adaların ayrı ayrı her biri, Çamlıca, Beylerbeyi, karşılıklı kavaklar, mevsim mevsim, saat saat birbirine hiç benzemez dünyalardır.”
Böyle bir şehir İstanbul.
Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama böyle.
Her semti farklı, her vakti farklı…
Sabahı ayrı güzel, öğlesi, ikindisi ayrı güzel…
Musıki makamlarına benzetirsek…
Üsküdar hüzzam, Sarıyer nihavent belki de…

Bana göre kitabın en güzel yazısından, “İstanbulutlu Bir Gökyüzü”nden alıntıyla devam edelim:
“Senin evlerin yüzmeyi bilir. Balıkların konuşmayı, ağaçların susup dinlemeyi bilir. Martıların vefayı, güvercinlerin şadırvana yakışmayı, gemilerin iskele iskele dantel işlemeyi bilir. Neyin hu demeyi bilir, neyzenin hay demeyi. Seman devran bilir, uçmayı bilir.”
Doğu ile Batı’nın, Avrupa ile Asya’nın, yer ile göğün birleştiği şehir İstanbul.
Kadrini kıymetini biliyor muyuz?

Kitap her ne kadar Cihat Zafer imzasını taşısa bile…
Kitaptaki her yazı Cihat Zafer’in kaleminden dökülse bile…
Kitabın arka planında Cihat Zafer’in ustalarının etkilerini görebiliyoruz.
O iki Usta:
Selahaddin Şimşek, Selim Gündüzalp.
Her ikisinin de mekânı cennet olsun.

Kitap Değişim Yayınları’dan çıktı. Toplam 125 sayfalık kitapta 22 tane birbirinden güzel yazı var.
Bu kitabı kimler okumalı?
Cihat Zafer gibi bir deneme virtüözünün kaleminden İstanbul’u tanımak isteyenler…
Selahaddin Şimşek ve Selim Gündüzalp gibi iki büyük ustanın nasıl bir talebe yetiştirdiğini öğrenmek isteyenler…
Türk Dili ve Edebiyatı’nın seçme denemelerini okumak isteyenler…
İstanbul’u bilenler, bilmeyenler, öğrenmek isteyenler…
Türkçe’nin zevkini tatmak isteyenler okumalı bu kitabı.
Cihat Zafer’e bu güzel eser için teşekkür ediyor, kendisinden yeni eserler bekliyoruz.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN