RÖPORTAJLAR
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT

“İslam İstanbul’unu Anlatmaya Çalıştım.”
Eklenme Tarihi: 10 Eylül 2019, Salı 17:25 - Son Güncelleme: 10 Eylül 2019 Salı, 17:25
Font1 Font2 Font3 Font4



“İslam İstanbul’unu Anlatmaya Çalıştım.”
Oğuzhan Kulaksız (İstanbul)

 

 

Yeni Dünya Vakfı’nda devam eden “Bâbıâli Enderun Sohbetleri”nda İstanbul’a dair ilgi çeken bir toplantı yapıldı. Yazar Elif Sönmezışık’ın, “Dünün ve Bugünün İstanbul’unda Beş Tutamlık Gezinti” başlıklı konuşması dinleyiciler tarafından dikkatle takip edildi. Yayıncı Haluk İmamoğlu’nun yönettiği toplantıda yazar, yeni eseri Hasbelkader İstanbul odaklı sorulara cevap verdi. Hasbelkader İstanbul’u, “Kehkeşanlara kaçmış günlerin yeniden geldiği kitap” olarak tarif eden Haluk İmamoğlu, toplantıyı şu sözlerle açtı: “Kitap okumayı severim. Kitaba meraklıyım. Bu merakım dolayısıyla Necip Fazıl, Mahir, İz, Cemil Meriç, Mehmed Şevket Eygi gibi şahsiyetleri tanıma şansını elde ettim. Bugüne kadar pek çok eser okudum. Elif Hanım’ın Hasbelkader İstanbul kitabı ben çok mutlu etti. Şimdi bu eserin hikâyesini yazarımızdan dinleyelim.”

        

Hasbelkader İstanbul kitabının beş kısımdan oluştuğunu belirten Elif Sönmezışık, “Hasbelkader, kaderden olan anlamında. Bazı denemelerim var. Deneme kendimi ifade edebildiğim bir alan. İlk kitabımın adı Cemreler. O da deneme kitabıydı. Yeniden İstiklal kitabımda ise 41 yazar ile birlikte olduk. Yazarlarımızın 15 Temmuz Destanıyla ilgili çok güzel metinlerini bir araya getirdik. Hasbelkader İstanbul’da bir İslam İstanbul’undan bahsettim. İstanbul’un tarihî çehresinin yansımasını oluşturmak istedim.” Kitapta dünle bugünü anlatmaya çalıştığını ifade eden Elif Sönmezışık, konuşmasına şöyle devam etti:

 

“İSTANBUL KUTSAL ŞEHİRDİR”

 

“İstanbul’un doğal bir başkent olduğunu düşünüyorum. Başkent kimliği hiçbir zaman kaybolmadı. İstanbul’la ilgili sivil tarih yükseliştedir. Bu gayretsizliğimize rağmen İstanbul’u hâlâ elimizde tutuşumuz bence bir nasip işidir. Zaman, insanlar sayesinde somutlaşmaya başlıyor. Kafamızda somut bir İstanbul edebiyatı oluştuysa bunu Yahya Kemal’e borçluyuz.”

 

Haluk İmamoğlu’nun “İstanbul’un mekân olarak hepimiz üzerinde stratejik tesirleri var. İstanbul, Batı ve Doğu için ne ifade ediyor?” sorusuna Sönmezışık şu cevabı verdi:

 

“İstanbul hem bizim için hem de Batı için kutsal bir şehirdir. İstanbul tabii bir başşehirdir. Tarih boyunca bu özelliğini hep korumuştur. Doğu Bizans’ın da, Roma’nın da başkenti idi. Ama İstanbul şimdi bizim. Batı bundan hazzetmiyor. Bizden nefreti de bundan kaynaklanıyor. İstanbul’da yaşayanlar bu şehrin değerinin farkında mı, sanmıyorum, hâlâ Suriçi’ni göremeyen gençlerimiz var.”

 

FATİH, EYÜPSULTAN VE ÜSKÜDAR

 

Elif Sönmezışık toplantının ilerleyen bölümünde şunları söyledi:

 

“Kitapta Fatih, Eyüpsultan ve Üsküdar semtleri odak alınıyor. Asıl Fatih, yan semtler olarak da Eyüpsultan ve Üsküdar. Bütün müdahalelere rağmen İstanbul’un asli unsurlarına dokunulamamıştır. Fatih İstanbul’un omurgasını oluşturuyor. Gördüğümüz bütün aksaklıklara rağmen İstanbul’dan vazgeçemeyiz. İhmal edilmiş mezar taşları ve diğer tarihî eserleri görünce elbette hüzünleniyoruz ama yine de ümidimizi yitirmiyoruz. İstanul’un kıymetini bildiğimizde şehre olan hürmetimiz artıyor.”

 

KUŞ SARAYI NASIL OLUR?

 

Haluk İmamoğlu sohbet arasında, Hikmet Feridun Es, Cahit Zarifoğlu gibi şair ve yazarların intibalarından da kitap sayesinde haberdar olduklarını hatırlatarak eserin bizi farklı âlemlere taşıdığını söyledi ve “Yaradılmışların hepsi bize yaradanı bize hatırlatır.” sözünün çok önemli olduğunu söyledi.

 

Kitapta geçen kuşevi ve kuşsarayından da geniş şekilde bahseden Elif Sönmezışık, “Her şeyiniz tamam olmalı ki siz kuş için bir saray düşünebilesiniz. Kuşlara gösterilen hürmet ilgi çekicidir. Bir toplum bütün meselelerini haletmeli ki, kuşsarayı yapabilsin.”

 

FENER KÜÇÜK BİR ENDÜLÜS’TÜR

 

Balat’ta doğduğunu, daha sonra Fener’e geçtiklerini, ardından Çarşamba semtinde oturmaya başladıklarını belirten Elif Sönmezışık, “Batılılar bizden çok daha önce İstanbul’un gravürlerini yapmaya, daha sonra da fotoğraflarını çekmeye başladılar. Batılılardan yıllar sonra biz İstanbul’un silüetini ortaya çıkarmaya başladık. Kitapta Süleymaniye’yi merkeze aldım. Başta Reşat Ekrem Koçu olmak üzere Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Orhan Okay gibi şahsiyetler çalışmama yön verdiler.” Sezai Karakoç’un “Eyüp’te Bahar”ının etkisinde kaldığını belirten Sönmezışık, “Sezai Karakoç ‘Eyüp’ten nereye bakarsanız bakınız, ahşap bir evden bakar gibisiniz.’der. Benim için Fener bir küçük Endülüs’tür. Çünkü orada komşuluğu yaşadık. İnsanlar arasında sıkı bir diyalog vardı.”

 

Toplantının sonunda Emine Savaş ve Filiz Çırpıcı İstanbul’a dair şiirlerini okudular. Dr. Şakir Diclehan da Necip Fazıl Kısakürek’in  “Canım İstanbul” şiirini seslendirdi. Genç dinleyicilerin de ilgi gösterdiği toplantı, çekilen fotoğrafların ardından Elif Sönmezışık’ın kitaplarını imzalamasıyla son buldu.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!