RÖPORTAJLAR
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT

“İbrahim Hakkı’nın eserleri günümüze de ışık tutuyor”
Eklenme Tarihi: 3 Ekim 2019, Perşembe 11:51 - Son Güncelleme: 3 Ekim 2019 Perşembe, 11:51
Font1 Font2 Font3 Font4



“İbrahim Hakkı’nın eserleri günümüze de ışık tutuyor”
Bizim Semaver

Şakir Diclehan: “İbrahim Hakkı’nın eserleri günümüze de ışık tutuyor”

 

Doğu’nun Bilgesi, Marifetname’nin müellifi mutasavvıf, şair ve âlim İbrahim Hakkı Hazretleri, Yeni Dünya Vakfı’nda düzenlenen “Bâbıâli Enderun Sohbetleri”nde rahmetle yâd edildi. Edebiyatçı yazar Dr. Şakir Diclehan, İbrahim Hakkı’nın hayatını, fikirlerini ve eserlerini anlattı, onun örnek alınması gereken çalışmalarını dile getirdi. Toplantıyı takdim eden Sait Yıldırımer de Şakir Diclehan’ın biyografisini dinleyicilere okudu.

 

İbrahim Hakkı Hazretleri’nin Erzurum Hasankale’den yakınlarıyla birlikte ve henüz çocuk iken Siirt’in o zamanki köyü Tillo’ya geldiğini belirten Diclehan, sözlerine şöyle başladı: 

 

“Merhum âlimimiz Osmanlı padişahı Sultan Mahmud tarafından İstanbul’a davet edilir. 1752 ve 54 yılarında İstanbul’a iki defa gelmiştir. O ziyaretler sırasında İstanbul’da bir zelzele yaşanmış. Bazı hocalar telâş ve panik gösterince, ‘Korkmayın bu Cenab-ı Allah’ın yarattığı bir tabiat hadisesidir.’ diyerek onları teskin etmiştir. İstanbul’da iken padişahtan alınan izin ile Topkapı Sarayı Kütüphanesi’nde ilmî çalışmaları için araştırmalar yapmış ve mevcut kitapları incelemiştir. Bu ziyaretinden üç yıl sonra meşhur Marifetname’yi kaleme almıştır.”

 

GEREKEN ÇALIŞMALAR YAPILMADI

 

İbrahim Hakkı Hazreleri’nin Erzurumlular ve Siirtliler arasında paylaşılamadığını ifade eden Şakir Diclehan, konuşmasına şöyle devam etti:

 

“Ne yazık ki bu büyük zat hakkında gereken çalışmalar bugüne kadar hakkıyla yapılamamıştır. Hâlbuki en çok sahip çıkmamız ve gençlerimize tanıtmamız gereken bilginlerdendir. Meselâ Necip Fazıl’ın İbrahim Hakkı Hazretleri hakkında çok güzel ifadeleri vardır. Üstat, hazretin Marifetname ve diğer eserlerini orijinal bulur.”

 

MÜSPET İLİMLERDE BİR YILDIZ

 

İbrahim Hakkı Hazretleri’nin müspet (pozitif) ilimlerde bir yıldız, bir üstat olduğuna dikkat çeken Şakir Diclehan, “Onun kurduğu sistemle senenin belirli günlerinde şeyhi İsmail Fakirullah’ın türbesinin başına günün ilk ışıkları düşüyordu. Sonradan müdahalelerle bu sistem bozulmuş, ancak daha sonra yapılan çalışmalarla düzeltilmiştir. Bir kaç yıldan beri her sene Tillo’da Mart ve Eylül aylarında bu ışık sistemi herkesin gözü önünde uygulanmaktadır. Kaletü’l Üstat ile Kuletü’l Üstat arasındaki bağ yeniden kurulmuştur. İbrahim Hakkı, şeyhi İsmail Fakirullah Hazretleri’nin türbesinin yanıbaşında yatmaktadır.”

 

ESERİ ŞAM’DAKİ MEDRESELERDE OKUTULDU

 

İbrahim Hakkı’nın başta Marifetname olmak üzere bir çok eserinden bugün bile istifade edilebildiğini kaydeden Şakir Diclehan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: 

 

“İbrahim Hakkı’nın en büyük özelliği dinî ilimleri ve pozitif bilimleri birlikte değerlendirmesi ve ikisine de aynı şekilde alaka göstermesidir. Üç kere hacca gitmiştir. Hac esnasında uğradığı beldelerde ve şehirlerde âlimlerle görüşüp bilgisini arttırmış, kendisine yöneltilen sorulara cevap vermiştir. Şam’da iken eseri İlahiname’nin medreselerde okutulduğunu görmüş ve bu duruma sevinmiştir. Bediüzzaman Said Nursi de İbrahim Hakkı gibi pozitif bilimlerin dinî ilimlerle birlikte okutulması gerektiğini ısrarla belirtmiş ve bunun için Van’da ‘Medresetü’z Zehra’ adında bir üniversitenin kurulması için büyük bir çaba göstermiştir.”

 

ÜMİDİNİ HİÇ KAYBETMEDİ

 

İbrahim Hakkı Hazretleri’nin hayatı boyunca çalışıp kendisini yetiştirdiğini aktaran Şakir Diclehan, onun hiç bir zaman karamsarlığa ve ümitsizliğe düşmediğini belirttikten sonra şu mısralarını seslendirdi: “Nâçâr olacak yerde / Nâgâh açar ol perde / Derman eder ol derde / Allah görelim neyler / Neylerse güzel eyler”


Dinleyicilerin sorularına da cevap veren Dr. Şakir Diclehan, daha sonra Erzurumlu İbrahim Hakkı ve Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Ses Getiren Mektupları isimli eserlerini okuyucularına imzaladı. Program, çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!