RÖPORTAJLAR
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”

Halil Açıkgöz’ün Ardından 
Eklenme Tarihi: 10 Aralık 2019, Salı 17:59 - Son Güncelleme: 10 Aralık 2019 Salı, 18:06
Font1 Font2 Font3 Font4



Halil Açıkgöz’ün Ardından 
Mehmet Nuri Yardım

                                         

Edebiyat araştırmacısı ve dilbilimci Türkolog Halil Açıkgöz uzun süredir muzdarip olduğu hastalık sonucunda vefat etti. Edebiyat muhitlerinde ve dostları arasında ‘Halil Aga’ adıyla da anılan Halil Açıkgöz, edebiyat ve Türkoloji dünyasına çok sayıda eser, araştırma, inceleme ve makale kazandırmıştı.

 

Vefat haberini Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı’nın telefon mesajından aldım, şöyleydi: “Halil Açıkgöz Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. 26 Kasım Salı (bugün) Merkezefendi Camii’nde öğlen namazını müteakiben eda edilecek cenaze namazı sonra Turgutlu’da sırlanacaktır. Allah’tan kendisine rahmet, geride kalanlarına sabırlar ve sağlıklı ömürler niyaz ederiz. Cümlemizin başı sağ olsun.”

 

1952 yılında Manisa’nın Turgutlu ilçesine bağlı Osmancık köyünde doğdu. İlkokulu Osmancık Köyü İlkokulu’nda (1965), orta okulu ve liseyi Turgutlu Lisesi’nde (1972), yüksek tahsilini 1977 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. “Fuat Köprülü’nün Hayat ve Ülkü Mecmualarındaki Fikrî-İçtimaî Yazıları” adlı teziyle mezun oldu. Bu yıldan 1983 yılına kadar İstanbul’un çeşitli liselerinde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1983 yılında İstanbul Üniversitesi'nde Türk Dili okutmanı oldu. Aynı bölümün Yeni Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı’nda doktoraya başladı. 

 

Yazı hayatına 1969 yılında Yeni Turgutlu gazetesinde şiir, hikaye, haber, makale ve fıkralar yazmak suretiyle başladı. Yazıları Tercüman gazetesi, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten, Türk Dünyası Araştırmaları, Türk Dünyası Tarih, Türk Edebiyatı, Doğuş Edebiyat ve Töre dergileri ile Yahya Kemal Enstitüsü ile Kubbealtı Akademi mecmualarında, İmage of Turkey gibi yayın organlarında yayınlandı.

 

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nda 1983-1998 yılları arasında görev alan Halil Açıkgöz, Türk dünyası Avrasya halklarının dili, folkloru, edebiyatı, sanatı araştırmalarının yanında Türk dili öğretim metodu konusunda çalışmalar yaptı. Türk dünyasının çeşitli lehçe ve şivelerinden Türkiye Türkçesine aktarmalar yaptı. Bilgisayar IBM sisteminde kullanılan Türk transkripsiyon fontları, Türk lehçe ve şiveleri için Kiril fontları, Arap-Fars alfabesi Osmanlı fontları, Uygur ve Moğol yazı dili fontları, Göktürk alfabesi fontları, Türk lehçe ve şivelerinde kullanılan kiril fontlarından Türk Latin alfabesine transkripsiyonlu çevirme makro programları yazdı. Milli ve milletlerarası çeşitli kongre ve ilmî toplantılar düzenledi ve ayrıca tebliğ ile katıldı. Türk dünyasının çeşitli bölgelerinde saha araştırmaları yaptı. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri’nin kurulması için çalıştı. Dersler verdi, Türk dili kursları düzenledi. Türk dünyasını dolaştı, sağlam dostluklar kurdu. TRT ve bazı özel televizyonlarda senaryo, kaynak metin yazarlığı ve program danışmanlığı yaptı. İstanbul Fatih’e bağlı Horhor semtinde oturuyordu. İki çocuğu bulunuyor.

 

TÜRK DİLİ ÖĞRETİM METODU

 

İlgi ve inceleme alanı, dar plânda Türk dilinin eski (Gök Türk, Uygur, Karahanlı, Osmanlı, Çağatay) devreleri ile çağdaş Türk lehçe ve şiveleri; geniş plânda ise Türk dünyası Avrasya halklarının dili, folkloru, edebiyatı, sanatı, ilim ve fikir hayatıdır. Bu araştırmaların yanında Türk Dili öğretim metodu konusunda da çalışmaları ve uygulamaları vardı. Türk Dili kursları düzenledi.

 

ESERLERİ

 

Halil Açıkgöz’ün ilk okuduğum eseri Cemil Meriç ile Sohbetler’di. Cemil Meriç sevdiğim veziyaret ettiğim bir mütefekkirdi. Halil Hoca ise onun yanına sık sık gitmiş, sekreterliğini yapmış ve konuşmalarını kitaplaştırmıştı. Sonra diğer kitapları hazırladı. Ardında Türk düşünce dünyasına inceleme ve araştırmaları ile hazırlığında bulunduğu 23 kitaplık bir külliyat bıraktı. İlmî Araştırma Çalışmalarında Uyulacak Esaslar önemliydi. Bir de Zuhriddin Mirza Abid Türkistanî’nin Türkistan İstiklâl Yolunda Hicret Yolları isimli eseri bize kazandırmıştı.

 

FAKÜLTEDEKİ TANIŞMA

 

Halil Açıkgöz Hoca ile ne zaman tanıştım? İstanbul’a geldikten sonra elbette. 1980’de İstanbul Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne kayıt yaptırdıktan sonra koridorlarda gördüğüm hocalardandı. Yıl 1983. Okutmandı ve bir kaç dersimize girmişti. Türk Dili dersiydi. Gazetecilik yaptığım için fakülteye az devam ediyor, Halil Hoca’nın da ancak bir iki dersine katılma imkânı bulabiliyordum. 1985 yılının Mayıs ayı. Haftalık çıkardığımız Doğuş gazetesini fakültede bütün hocaların odasına bırakıyordum. Halil Hoca da görmüş, Doğuş’u incelemiş ve bana “Sana bir gazeteci tavsiye edeceğim, onu çağırın çalıştırın, ama hakkını da verin.” demişti. Ben de sözkonusu gazeteciyi patrona söylemiş, işe alınmasına vesile olmuştum.

 

SELİM İLERİ İLE BİR KONUŞMA

 

Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı’nda çalıştığım yıllardı. Safiye Erol’un bütün eserleri neşredilmişti. Bu külliyatı da Halil Hoca büyük bir titizlikle yayına hazırlamıştı. Edebiyat camiasında bile pek tanınmayan Safiye Erol için geniş bir tanıtım faaliyetine girmiştik. Toplantılardan biri de Kubbealtı’nda yapılmıştı. Yanılmıyorsam o toplantıda Selim İleri ile birlikte Halil Hoca da konuşmuş, Safiye Erol’u anlatmıştı. Bu toplantılar çoğaldı, Edirne’den Bursa’ya, Ankara’dan Manisa’ya kadar uzanan bir geniş ağ içinde Ciğerdelen yazarı konuşulmuş, Türkiye’nin gündemine gelmişti. Biz de bazı arkadaşlarla birlikte her yıl yazarın vefatının yıldönümü olan 1 Ekim’de Karacaahmet Mezarlığı’nda kabri başında buluşuyor ve ruhuna dua ediyorduk. İlk toplantılardan birinde Keşan’dan da misafirlerimiz gelmiş, romancımızın ana toprağı olan Keşan’dan bir miktar toprak getirilip Safiye Erol’un mezarına bırakılmıştı. Sonra Safiye Erol’un son olarak oturduğu Çiçekçi’deki evin önüne bir pirinç plaket asılması için Üsküdar Belediyesi’ne bir müracaatta bulunmuştum. Bu teklifin kabul edilmesi üzerine romancının yeğeni Aydın Erol’un da katıldığı, belediyeden de yetkililerin hazır bulunduğu bir tören ile Safiye Erol’un hayatının anlatıldığı pirinç levha, bu evin önünde asılmıştı. Boğaz’a nazır olan apartmanda Safiye Erol’un yanısıra merhum tarihçimiz İbrahim Hakkı Konyalı’nın dairesi de bulunuyordu.

 

EDEBİYAT VAKFI’NDAKİ BULUŞMA

 

Yaşayan edebiyatçılar hakkında düzenlenen saygı toplantıları ile onlar adına hazırlanan armağan kitaplar son derece önemlidir. Arkadaşım Hayri Ataş, Halil Açıkgöz için hem kitap hazırladı hem de toplantı düzenledi. Türk Edebiyatı Vakfı’nda 17 Ağustos 2013  tarihinde tertip edilen “Halil Açıkgöz Armağanı” törenini Sait Başer takdim etti. Başer, her zaman olduğu gibi yapıcı, beyefendi, nazik ve kibardı. Ağzına kadar dolu olan salonu güzel bir şekilde, mükemmel biçimde sevk ve idare etti. O zaman kendi kendime “İyi ki Halil Aga gibi yorulmaz ilim adamlarımız, Sait Başer Bey gibi gönül insanlarımız var.” demiştim içimden.

 

İsmiyle müsemma hayırlı insan Hayri Ataş kardeşimizin fedakârca üstlendiği bir kültür hizmetiydi bu. Hocası, ağabeyi Halil Aga (Açıkgöz) için hazırladığı armağan kitabın toplantısına ilgi büyüktü. Türk Dünyasından Halil Açıkgöz’e Armağan isimli eserde, edebiyatçımızın yakın dostları, mesai arkadaşları ve yurtdışından Türkologların makaleleri, hatıraları , inceleme ve araştırma yazıları yer alıyordu. Halil Açıkgöz’ün de hocası olan Kemal Y. Aren Beyefendi’nin iştirakiyle renklenen ve güzelleşen toplantıda kısa, anlamlı ve unutulmayacak konuşmalar yapıldı. Halil Açıkgöz’e armağan kitabı, liseden edebiyat öğretmeni Kemal Aren Hoca verdi. Toplantıya Güngör Aren, Aydil Erol, Yağmur Tunalı, Prof. Dr. Mehdi Ergüzel, İsa Kocakaplan, Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Prof. Dr. Muhammet Yelten, Prof. Dr. Günay Karaağaç, Mehmet Nuri Yardım, Şerif Aydemir, Muhsin Karabay, Sinan Yardım, Seval Yardım, Feyyaz Kul Fani, Mahmut Babacan, Yaşar Çoruhlu, Melahat Abbasova, Ömer aruk Ateş ve Fatma Ersem Yargıcı da iştirak etmişti. Toplantının sonunda katılımcılar birlikte hatıra fotoğrafları çektirdiler. Halil Açıkgöz ve Hayri Ataş, daha sonra dinleyicilere ve konuşmacılara armağan kitabı imzaladılar. Toplantının sona ermesinden sonra çay ve sohbet faslı başladı, saatlerce devam etti. Büyük bir katılımın gözlendiği toplantıda dostları, Halil Açıkgöz’ü yalnız bırakmamıştı. Türk Dünyasından Halil Açıkgöz’e Armağan kitabı, “Aga-demik Yazılar” ve “Akademik Yazılar” bölümlerinden oluşuyordu.

 

Kitapla ilgili tanıtım bülteninde şöyle deniliyordu: “Bu kitap bir armağan kitabıdır. Onlarca aydın, Türk dilbilimci, edebiyatçı Halil Açıkgöz`ü birçok alanda ele alarak değerlendiriyor. Bu özelliği ile de kitap bir ithaf kitabı olmanın çok ötesine geçiyor. Kendi hâlinde fakat karınca misali çalışan, biriktiren ve bu biriktirdiklerini cömertçe etrafına sebil eden bir adamdır Halil Açıkgöz… İlmin zekâtının öğretmek, adam yetiştirmek olduğunu en iyi anlayanlardan ve uygulayanlardan birisidir Halil Açıkgöz… Dünyanın neresinden gelirse gelsin kapısı herkese her daim açık olan, sofrasında her daim ikrâm edecek bir lokması olan birisidir Halil Açıkgöz… Evini âdeta bir ‘Serbest Akademi’ye çeviren ve bu akademide herkese her şeyi konuşabilme hürriyeti veren bir adamdır Halil Açıkgöz… Bir salkım üzümü, bir elmayı, o anda etrafındakilere pay eden birisidir Halil Açıkgöz… Öğrenme ve öğretmenin heyecanını her an yaşayan birisidir Halil Açıkgöz… ‘İlim, dipnotlu bir dedikodudur’ diye espri yapabilen oldukça ciddi bir âlimdir Halil Açıkgöz…”

 

 

SÂMİHA AYVERDİ LİSESİ’NDEKİ SON GÖRÜŞME

 

Merhum Hoca ile edebiyat öğretmeni Seval Yardım’ın Vatan Caddesi’ndeki Sâmiha Ayverdi Lisesi’nde düzenlediği bir toplantıda görüşmüştük en son. Toplantı, Sâmiha Ayverdi veya Safiye Erol hakkında idi yanılmıyorsam. Halil Hoca da gelmiş ve bir konuşma yapmıştı.

 

25 Kasım 2019 günü Hakka yürüyen Halil Açıkgöz’ün cenazesi ertesi günü Merkezefendi Mezarlığı’nda cenaze namazı kılındı. Cenazeye Kubbealtı Vakfı’nın yöneticileri, Aydın Yüksel, Kenan Gürsoy, Mehdi Ergüzel, İbrahim Kiras, Sait Başer, İsa Kocakaplan, Selman Gemuhluoğlu, İsmail Coşkun, Erol Kaymak, Abdülkadir Emeksiz, Dr. Yusuf Gedikli, İbrahim Başer, Muhsin  Karabay ve diğer dostları katılmışlardı. Halil Açıkgöz’ün cenazesi, aynı gün memleketine götürüldü ve Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki Osmancık Köyü’nde öğle namazını müteakip damadı Murat Ergin’in kıldırdığı cenaze namazının ardından gözyaşları ve dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Buradaki cenaze törenine de kardeşi Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Prof. Alaattin Karaca, Yağmur Tunalı, Prof. Adnan Çevik, Muğla Sıtkı Koçman ve Manisa Celal Bayar üniversitelerinden meslektaşları ve akrabaları katıldı.

 

Onun için pek çok yazı yazıldı, bunlar arasında en hicranlı ve hüzünlü olan metinler, kardeşi Namık Açıkgöz ile yakın dostu Yağmur Tunalı’nın kaleme aldıkları yazılardı. Merkezefendi’de kıldığımız cenaze namazında onun hakkında herkes gibi hüsn-ü şehadette bulunduk, “iyi biliriz” dedik ve haklarımızı helâl ettik. İnşallah o da görüştüğü ve konuştuğu herkese haklarını helâl etmiştir. Zira dünyanın faniliğini en iyi idrak edenlerdendi. İnanıyorum ki onu çok seven aziz dostları ve talebeleri, hatırasını hiç bir zaman unutturmayacaktır. Halil Hoca dünyada hizmetle dolu olan fani hayatını tamamlayıp ahirete doğru yola çıktı. Ebedî âleme doğru yürüdü. Ruhu şad, kabri nur, mekânı cennet, menzili mübarek, makamı âli olsun. Rahmeten vâsia…


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!