• Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”

YAZARLARIMIZ

Davut Yatkın
Davut Yatkın
Eklenme Tarihi: 19 Haziran 2020, Cuma 19:46 - Son Güncelleme: 19 Haziran 2020 Cuma, 19:46
Font1 Font2 Font3 Font4
Güneş ve Ay Tutulmasına Karşı Peygamber Efendimiz’in (sav) Davranışları

 

 

TÜBİTAK’ın araştırmalarına göre 21 Haziran 2020’de parçalı güneş tutulması yaşanacak. Türkiye’den gözlenebilecek olan bu gökyüzü olayı genel zaman olarak ülkemizde  03:46-09:34 saatleri arasında gerçekleşecek. Türkiye bu tutulmanın merkez hattında olmadığından güneşin az bir kısmı ay tarafından örtülecek. Bu tutulmanın merkez hattı Afrika, Arabistan, Hindistan, Çin ve Tayvan topraklarından geçecek.

 

Bu tutulma, en iyi Hakkari’de gözlenecek. Hakkari’de güneşin örtülme oranı yüzde 33’e kadar çıkacak. Diğer bazı illerde ise tutulmanın zamanları Türkiye saatiyle şöyle; Ankara’da 07:48-08:35 saatleri arasında. Tutulma ortasında güneşin örtülme oranı yüzde 16 olacak. İstanbul’da 07:53-08:35, güneşin örtülme oranı yüzde 11. İzmir’de 07:47-08:30, Güneş’in örtülme oranı yüzde 19. Antalya’da 07:40-08:30, güneşin örtülme oranı yüzde 19. Erzurum’da 07:45-08:42, güneşin örtülme oranı yüzde 25.

 

Pekiyi İslami açıdan bakıldığında Peygamberimiz güneş tutulmasında ne yapardı?

 

Öncelikle çok detaya girmeden kelimeyi biraz açalım.

 

Arapça da güneş tutulmasına "küsuf", ay tutulmasına ise "husûf" denir.

 

Peygamberimizin(sav) Medine'ye Hicretinin 5. Yılında Cemaziyelâhir ayında ay tutulması olmuştu. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, ay tutulması geçinceye kadar, "husûf namazı" kıldırdı.

 

Cahiliyye Devrinde insanlar, güneş ve ay tutulmasının önemli kişiler için olduğuna inanırlardı. Bu ve buna benzer çeşitli batıl inançlar taşırlardı.

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v), oğlu İbrahim’in vefat ettiği gün güneş tutulmasının ardından: bu tür batıl inanışları yıkmak adına: “Ay ve güneş Allah’ın varlığını ve kudretini gösteren alametlerindendir. Bunlar hiç kimsenin ölümünden veya yaşamasından/doğmasından dolayı tutulmazlar. Ay veya güneş tutulmasını gördüğünüz zaman, açılıncaya kadar namaz kılın, dua edin.” Buyurmuştur.  (Buhari, Küsuf, 1, 15; Müslim, Küsuf, 5).(Bu hadis bize peygamberimizin doğumu sırasında gökyüzünde meydana geldiği söylenen bir takım iddiaların olmadığını göstermesi açısından ışık tutmaktadır.)

 

Mamafih Hz. Peygamber (s.a.s.)’in kendisinin de güneş tutulduğunda mescide giderek namaz kıldığı rivayet edilmiştir. (Müslim, Küsuf, 3-5)

 

Peygamberimiz (s.a.v.) bu sözleriyle Cahiliyye Devri insanlarının bu bâtıl inançlarını değiştirmiş, güneş ve ay tutulmalarının Allah'a ibâdet vakti olduğunu beyan buyurmuşlardır. Bu vakitlerde insanlar, boş şeylerde değil, Allah'a ibâdet ve tâatle meşgul olmaları gerektiğini ifade etmişlerdir.

 

İbrahim’in ölümü ile güneşin tutulması hâdisesini birbirine bağlayan, tutulmanın bu ölüm sebebiyle meydana geldiğini zanneden ve bu zannını konuşmalarıyla etrafa yayan kimselerin bulunduğu Peygamber tarafından haber alınınca, halk arasındaki bu yanlış düşünceleri ortadan kaldırmak için açıklayıcı bir hutbe ile izâle edilmiştir.

 

Güneş ve ay tutulmalarının ne gibi muazzam/harikulade kanunlar dairesinde meydana geldiği malûmdur. Binaenaleyh mütefekkir/düşünen akleden bir insan için, bu kanunları böyle muntazam ve mükemmel olarak yaratan yüce yaratıcının kudret ve azametini düşünmek, O`nun izzet ve iradesi önünde secdeye kapanmak en yüksek bir vazifedir.

 

“Şüphesiz Gece ile gündüz ve güneş ile ay Allah’ın kudretinin delillerindendir. Güneş’e ve Ay’a secde etmeyin. Eğer sadece Allah’a kulluk yapmak istiyorsanız, onları yaratan Allah’a secde edin. ”(Fussilet Süresi 37)


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN