• İdeali Olan İnsanlar İddialı Olmalıdır
    İdeali Olan İnsanlar İddialı Olmalıdır
  • Aydil Erol: “Dostların Hasını Gördüm”
    Aydil Erol: “Dostların Hasını Gördüm”
  • İstanbul’un En Büyük Kütüphanesi Rami’de Açılıyor
    İstanbul’un En Büyük Kütüphanesi Rami’de Açılıyor
  • Nâzım Tektaş ile Mülakat
    Nâzım Tektaş ile Mülakat
  • Muaz Ergü’nün Mehmet Nuri Yardım ile Mülakatı
    Muaz Ergü’nün Mehmet Nuri Yardım ile Mülakatı
  • Ahmet Efe: “Sanatta Asıl olan İnançtır”
    Ahmet Efe: “Sanatta Asıl olan İnançtır”
  • Hüseyin Kutlu: “Yazı Sanatımıza Ciddi Bir Alaka Var”
    Hüseyin Kutlu: “Yazı Sanatımıza Ciddi Bir Alaka Var”
  • İttihadı İslam, Meşveretle Olacaktır
    İttihadı İslam, Meşveretle Olacaktır
  • İhsan Kurt ile Mülakat  
    İhsan Kurt ile Mülakat  
  • Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
    Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)

YAZARLARIMIZ

Öznur Görür Kısar
Öznur Görür Kısar
Eklenme Tarihi: 28 Temmuz 2022, Perşembe 17:13 - Son Güncelleme: 28 Temmuz 2022 Perşembe, 17:14
Font1 Font2 Font3 Font4
Gönlümden Kalemime Tutunduklarımdır

    

 

Akışına karşı koyamadığım çağıldayan bir ırmak gibi, bu ara aklımdan, gönlümden geçip gidenler. Zaman zaman kalemime tutunuyorlar; yazı diliyle resmediyorum onları. Sonra bakıyorum onlara uzaktan; coşkulu, sevinçli, kederli, bazen çocuksu yürüyüşlerime. Sanki şimdiye dek üzerimde beni saran incecikten bir tül varmış ve onu bu aralar,  çekip almış birileri benden. O perde kalktığından beri, gürüldeyip akan bir su gibi akıyor içerimden kelimeler. Uzun bir bekleyişin, sabırsız öykülerini anlatma, resmetme muradım bu yüzden.

 

Ömrün aldanışları, telaşı, sevinci, kederi hepsi o incecik tülün ardına gizlenmiş şimdiye dek. Sanki birileri, “Sadece birkaç gün vaktin var, yaz haydi!” demiş de bırakmış kalem odasına beni. Hayatın coşkusunu, korkularını, kollarımla kavrayıp, kavuşabildiğim her şeyi kalemim ile kucaklama arzusu içimdeki.

 

İşte bu yüzden yazmanın kalesine sığınıyor gönlüm. Saatlerce yürümek, dakikalarca gökyüzünü seyretmek, sakin ve sessizce düşünmek, ibadetlerini son kez yapıyormuş hissi ve lezzeti, bir türküyü defalarca dinlemek, insanı yormuyormuş. İnsanı yoran; ellerinden kayıp gittiklerine yetişememek, bir türlü anlatamadığın kederin, bir çift kelâm, insanı böyle mecalsiz bırakırmış çoğu kez.

 

Say ki şimdi bitti ömrün; gidiyorsun, söyleyemediklerinle mi gideceksin ne acı?

 

Bir tatlı sözü esirgeyip, bir gülüşü kaçırıp bakışlarından, dönüp gittiğin kim aslında? Aynadaki senden bahsediyorum. İnsan kendinden kaçabilir mi? Mümkün olabilir mi böyle bir şey?  Kendi gölgeni bulduğun, aynı türküde özleyip, gizliden gözyaşı döktüğün, ruhunun yaralarından, tökezleyip yaraladığın, dizlerinin yarasına dek aynı olan, kendinden, ondan kaçabilecek misin? Saklı bahçelerinde salındığın, sessiz gülüşlerinin sebebi, o tenha, sakin koy neresi aslında? Huzursuzluğunda bile emsalsiz bir mutluluk bulduğun, sen kimsin? Neredesin?

 

Belki de tüm bunlar; gönlündeki o muazzam yanılsamadan ibarettir kim bilir?


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN