• Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
  • Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
    Şerif Benekçi: “Hümanizm, Batı insanları içindir.”
  • Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
    Eyüp Güzel: “Selahaddin Eyyubi’yi Okuduktan sonra Bende Kudüs Merakı Başladı”
  • Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
    Sevda Dursun: Camiamızın erkeklerine kırgınım
  • Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
    Üstün İnanç: “Yakın geçmişimizde yaşanan bir dram beni romancı yaptı”
  • Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
    Yaşar Karayel: “Vakıflar bizim yitik malımız, yitiğimize sahip çıkmalıyız”
  • Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
    Mert Hakan: “Radyo iyi bir arkadaş, ondan vazgeçmeyin”
  • Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”
    Mehmet Nuri Yardım: “Yazmak bir bakıma Kızıl Elma’ya doğru yürümektir”

YAZARLARIMIZ

Davut Yatkın
Davut Yatkın
Eklenme Tarihi: 24 Şubat 2019, Pazar 11:26 - Son Güncelleme: 24 Şubat 2019 Pazar, 11:27
Font1 Font2 Font3 Font4
Evrensel Vicdanın ve İnsanlığın Sesi Olmalıyız

 

İnsanlık tarihi bugün daha çok vicdana, daha çok ahlaka, daha çok erdeme, daha çok insanlığa muhtaç durumdadır. Daha çok faziletlerin, daha çok onurların, daha çok şeref ve haysiyetlerin değerli olduğu, yaşanabilir bir modelin ortaya konduğu zamanlara ihtiyaç vardır.

 

İzzetli yaşamanın unutulduğu, ahlaki toplum inşasının dejenere olduğu, iyiliklere karşı sessiz kalındığı, zulümlere, baskılara, zorbalıklara seyirci kalındığı kokuşmuş bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyada ahlaksızlıklar değer kazanırken, sahtekârlıklar prim yaparken, sahte maskelerle yaşamak alkışlanır duruma gelmiştir. Çıkara dayalı ilişkiler olunca değerler, haysiyetler, onur ve şerefler hiçe sayılmış ayaklar altına serilmiştir.

 

Zengin insanlar lüks içinde yaşarken; paylaşım nedir bilmeyen aç gözlü, gözü doymayan, kanaat nedir bilmeyen bir nesil türemiştir. Banliyölerde, gecekondularda perişanlık ve sefalet içerisinde sürdürülen yaşamlar kimsenin umurunda değildir. Medyada özendirilen şatafatlı yaşam tarzı cafcaflı, yaldızlı sahte hayatlar sunulmaktadır.

 

Bu durum belirli bir zaman sonra şiddete yönelen, şiddeti kutsayan, şiddetle çözüm arayan bireyler meydana getirmiştir. Gelir dağılımındaki büyük uçurum farkı ve bununla getirmiş olduğu yoksullukla beraber, özenti hayatı toplumları bunalıma, kaosa, kanlı terör eylemlerine sürüklemiştir.

 

Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan kanlı terör eylemleri sadece terörizmle açıklanamaz. Zenginlerin daha çok zengin, yoksulların daha da yoksul olduğu, fakirlerin, işçi sınıfının sırtından, emeğinden, ekmeğinden alınarak daha çok sömürerek paralar kazanıldığı bir dünyada olayları, eylemleri sadece terörizmle açıklamak cüretini göstermek kendi kabahatini gizlemek olacaktır.

 

Dünya ülkeleri Suriye’de sekiz yıldır süren savaşı durdurmak yerine, eli kanlı lideri bertaraf etmek yerine, mülteci üzerinden politikalar geliştirmektedirler. Yoksula, masuma kucak açmak, hele ki Müslüman’sa yardım etmek zül haline gelmiştir. Kendi çıkarını düşünen bencil Batı, Avrupa, ABD ve Birleşmiş Milletler ülkeleri mültecileri almamak için küstahça ve çirkin açıklamalar yapabiliyorlar.

 

Aziz İslam dininde mazlumun dini, mezhebi, dili, ırkı rengi sorulmaz.

 

Evrensel vicdana ve evrensel insanlığa çok ihtiyacımız var.

 

Evrensel vicdanın ve insanlığın sesi olmalıyız.

 

İnsafın ve adaletin temsilcileri olmalıyız.

 

Mazlum mazlumdur ve masumdur.

 

Vicdanı olan her fert, her toplum, her ülke özellikle Müslümanlar! Masum ve mazlumlara yardım etmek ve desteklemek zorundadır. Maalesef bu kanlı pazarlıklarda, bu kanlı çıkar ilişkilerinde, bu kanlı hesaplaşmalarda, bu kanlı ticarette ve bu kanlı savaşlarda, en büyük yarayı mazlum, masum çocuklar, kadınlar ve yaşlı insanlar alıyor.

 

Bugün Müslümanlar olarak dünya ölçeğinde kendi gündemimizi oluşturmamız, kendi kültür ve dilimizi yaymamız gerekmekte. Kabileci, mezhepçi, ifrat ve tefritçi, cemaatçi düşüncelerden uzak durmamız gerekmektedir. Dini yaşayışlarımızı gerçek anlamda hayata geçirerek, aklımızı ve bilincimizi kullanarak dünya gündemini belirlememiz gerekmektedir.

 

Müslüman dünyanın geçmişi temiz ve paktır.

 

Hiçbir şekilde başımızı yere eğecek bir durum söz konusu değildir. Ancak pasif edilgen iyi Müslüman yerine, aktif özne iyi Müslümanlar olmamız gerekmektedir.

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN