• Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat

YAZARLARIMIZ

Eklenme Tarihi: 21 Mayıs 2020, Perşembe 21:21 - Son Güncelleme: 21 Mayıs 2020 Perşembe, 21:21
Font1 Font2 Font3 Font4
Dert İmiş Derdin Şifası

 

 

Güzeldir bütün çiçekler, insana neşe huzur verirler. Çiçek olup açan gönüllerde böyle değil mi? Onlar da neşeleriyle gönüllere huzur verirler. Ama gönül içinde her an düğün bayram olmuyor elbette. Mutluluk, hüzün, hasret, vuslat, neşe, kaygı, korku, öfke sırayla tâzim ediyorlar kalbi…

 

Önceden bunu çok yadırgardım. Mutlu olunca hep devam etsin isterdim. Hiç bozulmasın… Mutsuzluk anlarına, negatif duygularıma suçlu arardım. Hemen bir çözüm bulmalı, o keyifli hale geri dönmeliydim. En çok da kendimi suçlardım maalesef. Oysa hep bir devir daim var kainâtta. Gece-gündüz, yaz-kış, sıcak-soğuk, savaş-barış, hastalık-sağlık, refah-zorluk. Kur'anda bile cenneti tasvir eden ayetler, cehennem tasvirlerinin ardından; müjde içeren ayetler,uyarma içeren ayetlerin ardından geliyor. Bunlar sadece hatırlatma ki, insan güzellikler içinde kendini kaybetmesin, gaflete düşmesin, üzüntüler içinde yeise kapılmasın diye…

 

Korkardım yanmalardan. Korumaya çalışırdım kalbimi acıdan. Gıdam olduğunu devâ'm olduğunu öğrendiğimden beri korkmuyorum artık. Yanmalıymışım çünkü. İçin için, nazlı nazlı… Hep öyle diyor bilenler. Olmazmış yanmayan kalp. Belki bu yüzden olamadık bugüne kadar. Hep kaçtığımız için… Kaçmayacağım artık acıdan, hüzünden. Bırakacağım kalbi mi acının tam ortasına. Mutluluğa bıraktığım gibi…

 

Gözyaşlarım süslerken şifam olan acıyı, gönüllü eşlik edeceğim. Yıkacağım gurbetin tozuna bulanmış yüreğimi. Evet gurbet… Gurbetteyim doğduğum günden beri. Edebi vatanına nispetle gurbettedir insan. Ait olmadığı bu âlemde dertten, sıkıntıdan kurtulmaz başı çoğu zaman. Burası için yaratılmamıştır çünkü. Onun yeri, ebedi yarinin yanıdır aslında… Ve özler, o güzeller güzelini. Özlerim ben de, özlerim her yaratılmış gibi… Özlemin elemiyle ararım biricik yârimi. Ararım, her daim O’nu ararım. Ben O'nsuz yapamam çünkü. O'nun yüzüdür diye koşarım her benzettiğim simâya. Oyalanır, aldanırım. Her hasrette bir daha tazelenir hasretim. Her ayrılık yakar bir daha canımı. Her kopuş, o kopuşu hatırlatır bana. Cânım doğranır kızıl alevlerin ışığında. Kanar kalbim, kanar. Ama içine… Ah diyemem ki, bilemem ıstırabım nedendir. Bilemem şifâm neredendir. Ben sadece yanarım ve kanarım…

 

Şükür bu süreçlerden sonra bir tesellim var artık. Yanmalarımı alevden nûra çeviren, beni yakan suret-i cânân bilmese de, O'nun mutlaka biliyor olması. Bu gurbet diyarında başıma gelen her şeyin beni, kavuşmaya bir adım daha yaklaştırması. Ve O'na hakiki maşukuma kavuşabilmemin bundan başkaca da bir yolunun olmaması.

 

Öğreneceğiz kalbim, elbet öğreneceğiz 

Kandilimiz sönse de, kandil kandil yanmayı

 

Baş mı gerek sevdaya ya da ateşten gömlek

Ayrılıktan köz alıp, zehr'e yürek banmayı

 

Gıyabi namazını, gözler kanla sularken

Sayında gecelerin, Arafat'ı anmayı

 

Ne ki, Leyla'ca kader, Züleyha'ca inleyiş

Bin kez verilmiş candan, bin kez başın sunmayı

 

Sükûtunda sükûtun, bir bayram seherinde

Yürek kıpırtısına, bir muştu var sanmayı

 

Ve yangınlar sonrası, bitip yitip külünde

Küheylan yelesinin sırrında uslanmayı

 

Neftî kader diyorlar, sende senin seyrine

Bırak yağsın nasibin, sen dene ıslanmayı

 

 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN