RÖPORTAJLAR
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”

Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
Eklenme Tarihi: 14 Mayıs 2019, Salı 19:56 - Son Güncelleme: 14 Mayıs 2019 Salı, 19:58
Font1 Font2 Font3 Font4



Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
Dilek Özbey

 

 

 

Son zamanların en tatlı ve en naif yazarlarından ve çizerlerinden olan ikinci anneliğin tadını çıkarırken kariyerinde de kendinden sıkça söz ettiren Nur Dombaycı ile yaptığımız tatlı röportajdan kareler.

 

 

Röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Kendinizden bahseder misiniz? Nur Dombaycı kimdir?
 

Merhabalar, öncelikle okuyacak olan herkese ve sizlere şimdiden teşekkür ederim. Ben çocukluk hayalini gerçekleştirmiş, kendisinden başkalarının da hayallerini gerçekleştirmesi için hayalinin üzerine yeni hayaller katarak, durmadan yazan ve çizen; minik yuvasında eşi, Emir’i ve Öykü’sü ile yaşayan Nur’um.

 

Yazar ve çizer olma sürecinizi anlatır mısınız?


 

Resim çizmeyi çok seven ve en sevdiği oyuncakları, boya kalemleri olan bir çocuktum. En büyük abla olarak kız kardeşlerime ve çevremdeki tüm çocuklara hep oyun kurardım.  ‘öğretmencilik’ oynar, onlara minik hikayeler yazardım. yazdığım hikayelerin üzerine de resimler çizerdim. Annem bu hikayeleri buldu ve yazmaya teşvik etmek için bana bir hikaye defteri aldı. İlk hikayelerimi ilkokul 4. Sınıftayken yazmaya ve yazar olmanın hayallerini kurmaya başlamıştım. Büyüdükçe çizmeyi de hiç bırakmadım. Çevremizde bu alanda yönlendirecek kimse olmadığı için, bilgisayar programcılığı bölümü okudum. Bir yayınevinde grafik tasarım bölümünde 3 yıl çalıştıktan sonra, yapmam gereken işin yazıp-çizmek olduğuna karar verip işten ayrıldım. Türk dili ve edebiyatı okumaya başladım. Eşimle evde minik bir çizim köşesi ayarladık. 2009 yılından bu yana, aralıksız olarak bir yazıp-çiziyorum. 

 

Kendinizi hangi alanda daha özgür hissediyorsunuz? Yazarken mi yoksa çizerken mi?


 

İnsan yazarken, sadece belli bir yaş grubuna veya kendisini anlayabilecek olanlara hitap edebiliyor. Ama resmin bir dili yok. Evrensel bir iletişim. Hem de hayallerini yansıtmak için sonsuz renkler varken, bir resimin içinde kaybolmak çok daha özgür geliyor bana. 

 

Yazarken nelerden ilham alıyorsunuz? Sürekli yazıyor musunuz yoksa yazmak için kendinize belli vakitler mi ayırıyorsunuz?


 

Aynı zamanda iki çocuklu bir anne de olduğum için, ilham kapımı eskisi kadar kolay çalmaz oldu. Günlük hayat, yazan insanın odaklanmasını zorlaştırıyor. O yüzden çocuklar uyuduğu zaman, onlar huzurlu rüyalara dalmışken, biz de ilhamla kafa kafaya verip ancak o zaman yazabiliyoruz. En çok çocukluğumdan, çocuklarımdan ve çocuklardan ilham alıyorum.
 

 

Yazdıkça heybemizde biriktirdiklerimizi bir anlamda boşaltıyoruz. Heybenizi doldurmak adına neler yapıyorsunuz?


 

Film izlemeyi çok severim. Örgü örmeyi, çizdiğim karakterleri dikmeyi, çocuklarımla oyunlar oynamayı, yeni yemek tarifleri deneyip ev ahalisine zorla beğendirmeyi.. heybe o zaman bir bakıyorsunuz dolmuş bile. Heybeme ne doldursam diye düşünmek insanı çok yorar. Ama hayatı, sevdiklerimizi ve kendimizi mutlu etmeye çalışarak yaşayınca, heybemizde biriktirdiklerimiz bizi kucaklayıp bulutların üzerine bile çıkaracak kadar pofuduk olur. 
 

 

Kitap okuma alışkanlığınız dair neler söyleyebilirsiniz? Hangi tarz kitaplar okuyorsunuz? Okuduğunuz kitaplar yazmak için size ilham veriyor mu?


 

Eğer bir kitabı çok sevdiysem, onu 7-8-9 kez daha okuyabilirim. Her defasında da ilk kez okuyormuş gibi sıkılmadan. Çok kitap okumak elbet güzel, ama çok çeşit okuyup ne okuduğunu hissetmemektense, çok sevdiği ve kendisini yeni bir dünya keşfetmişçesine etkileyen kitapları defalarca okumak bence daha ilham verici. Fantastik ve bilim kurgu çok severim. Ama yaptığım işi sadece kendi dünyamda yaşamamak için, diğer meslektaşlarımın yazdıkları tüm kitapları da okumaya çalışırım. 

 

Yayın hayatına 16 yaşında staja başlayarak girmişsiniz. İlk çizimlerinizi ne zaman yaptınız? Yayınevlerine gönderdiğiniz çizim ve yazılarınızdan geri çevrilenler oldu mu? Bu süreçte neler yaptınız?


 

Staj yaptığım yerde yaptığım çizimlerle ilgilenilmedi. Kendi kendime evde çiziyor, dergilere yolluyordum. 18 yaşımda bir yayınevi, internette çizimlerimi görüp ulaştı ve ilk profesyonel çizimimi o zaman yaptım. O zamandan sonra önce Damla Yayınevi olmak üzere, bir çok yayıncıyla sayısını unuttuğum kadar çok kitap ve dergi resimledim. İnternet öyle etkileşimli bir ağ ki, Umman Sultanlığı’ndan, Şam’dan bile çizimlerimi görüp, kitaplar resmettiler. Çalışmayı çok istediğim ama onların maillerime cevap bile vermediği yayıncılar oldu, olacak. Ama pes etmeden her defasında daha iyisini yapıp kapılarını tekrar çalacağım.

 

 

Çocuklara yönelik yazdığınız kitaplarınızda nelere dikkat ediyorsunuz ve neleri önemsiyorsunuz?

 

Ben onlara yapmaları gereken şeyleri söylemiyorum. Anne babaları, öğretmenleri ve hayat zaten bunları öğretecek. Ben onlarla bağ kurmaya çalışıyorum. Yaşlandığımda ‘çocukken senin kitaplarını okurdum, severdim’ diye anne babalarla karşılaşmak istiyorum. Okuduklarında, kitaptaki karakteri sevmelerini, benimsemelerini, onunla üzülüp, sevinmelerini önemsiyorum. Ne anladıkları tabii ki önemli ama benim için ne hissettikleri daha önemli. Çocukken okuduğum bir kitap vardı, adını ve yazarını hatırlıyorum ama içinde ne yazdığını hiç hatırlamıyorum. Ve bu yaşımda ne zaman bir serçe görsem o kitap geliyor aklıma. Ben de okurlarıma bunu hissettirmek isterim. 


 

“Asık süratli çocuk 2” kitabınız hayırlı olsun. Bundan sonraki projeleriniz var mı? Serinin üçüncüsünü de yazmayı düşünüyor musunuz?


 

Çok teşekkür ederim, kitaplarım bir çok dile çevrildi. İngilizce, Rusca, Endonezce, Kazakca, Arapca… o kadar çok farklı dilde çocukla gözgöze gelmiş gibiyim ki. Bazıları mail atıp ‘2. Kitap ne zaman gelecek, seni seviyorum’ diyorlar. O kadar heyecanlıyım ki… Çocukların gözlerindeki ışık zihnimi aydınlatıyor, aklımda çizimleriyle beraber hikayeler o ışıkla oluşuyor. 

 

Şimdiye kadar hep yazar ve çizer olmak isteyen çocuklara ve gençlere tavsiyelerde bulundunuz. Peki evlenmiş, çocuk sahibi anne ve babalarımızdan da yazar olmak isteyenler var. Onlara hangi tavsiyelerde bulunursunuz?


 

Hayat yorgunluklarını çok iyi anlıyorum. anne ve babanın çocuklarıyla ilgilenmesi, ev işleri, hayat koşuşturması derken hayallerini gerçekleştirmeye zamanı kalmıyor. Çok haklılar. Ama gerçekten istedikten sonra başaramamak mümkün değil bence. Tek bir hikaye, masal yazıp ona takılıp kalmasınlar. Onlarca deneme yapsınlar, başka kitaplar okuyup, başka yazarların yaptıkları işleri incelesinler. Yazarlık son zamanlarda çok basitleştirilmeye ve ilk kalemi eline alanların ‘sosyal medya takipçi sayısının’ torpiline göre hemen kitapları çıkmaya başladı. Bunu doğru bulmuyorum. Yazarlık maddi çıkarlardan arınmış olmalı. Maddi kaygılarla yazar-çizer olmaya niyetlenilmemeli. Ama gerçekten yazma, çizme sevgisi varsa insanın içinde, ne maddiyat ne de zamansızlık engel olmuyor. En büyük hikayemiz, kendi hayatımız. Yolumuzu özenle çizdikçe, hikayemizi sabırla yazdıkça, ömrümüzün sonunda adımlarımızı izleyecek olan evlatlarımız için, harika bir kitap bırakmış olacağız.

 

Sorularımı cevapladığınız için çok teşekkür ederim.
 

Rica ederim, özenle hazırlamış olduğunuz sorularınız için ve okuyacak olan herkese şimdiden çok çok teşekkür ederim. Rengarenk günleriniz olsun. 

 


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!