• Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
    Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
  • Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
  • Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
    Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
  • M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
    M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
  • Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
    Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
  • Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
    Bir Fikir, Dava, Ülkü ve İdeal Adamı İbrahim Metin
  • Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
    Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat

YAZARLARIMIZ

Harun Çolak
Harun Çolak
Eklenme Tarihi: 26 Mart 2021, Cuma 09:34 - Son Güncelleme: 26 Mart 2021 Cuma, 09:38
Font1 Font2 Font3 Font4
Çanakkale Ruhu Nasıl Yaşar?

Bereketli bir ay olan mart, her yıl önemli günlerle gelir. Özellikle okullarda 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü ve 18 Mart Çanakkale Zaferi kutlamalarının yoğunluğu olur öğretmenler arasında. Fakat son iki yıldır bu heyecan eskisi kadar canlı değil. Bütün dersleri çevrimiçi yaparken önemli günleri de aynı şekilde kutlamaya başladık. Sosyal medyadan takip edebildiğim kadarıyla birçok kurum bu önemli günlerle ilgili programlar yapmaya, gençleri ve insanları uzaktan da olsa bilgilendirmeye, günlerin anlam ve önemini anlatmaya çalışıyor.
Bazı insanlar konuya duyarsız davransa da gelenekten beslenen ve ecdadın ruh/mana köklerine sahip çıkmaya çalışan mukaddesatçı, maneviyatçı ve milliyetçi insanlar, yani bizler, bu günlere sahip çıkmak için çaba gösteriyoruz. Bu girizgâhtan sonra yazımda asıl üzerinde durmak istediğim mesele “İstiklal Marşı ve Çanakkale ruhu nasıl yaşar?” sorusu olacaktır.
Öncelikle bir yanlış anlaşılmayı engellemek isterim. Aslında bahsettiğim ruh milletimizin gönlünde bir pırlanta gibi durmaktadır. Farklı isimlerle birçok yazar tarafından “irfan, ariflik, gönül medeniyeti, insanımızın pak gönlü” gibi kavramlarla anlatılmaya çalışılan ve varlığı daima dillendirilen bu ruhun güçlenerek yaşaması için yapılması gerekenler üzerinde kafa yormak istiyorum. Bu bağlamda bir yandan da yapılan faaliyetleri masaya yatırma niyetindeyim.
Malumdur ki asrımızın hastalığı “yüzeysellik” her alanda olduğu gibi manevi mevzularda da bir illet olarak kendini gösteriyor. Sadece yapmış olmak, mış gibi davranmak, basit bir resim çektirmek toplumun her kesiminde yaygınlaşmış durumda. Çıkarılan kanunlar yönetmelikler ya da buna benzer zorlamalar da derde deva olmamaktadır. Herkes zaman dolduruyor. Tabii ki burada bu önemli günleri dert edinen ve insanlarda bu günlere dair bilinç oluşturmaya çalışan, kalbi manevi değerler için çarpanları tenzih ederim. “İstiklal Marşı ve Çanakkale ruhu nasıl yaşar?” sorusuna verilebilecek en net cevap bu konuda dertlenen insan sayısını çoğaltmak olacaktır. Ecdadın manevi mirasına talip gençlerin yetiştirilmesi ve bu konuda faaliyetler yapmalarının desteklenmesi gerekiyor. Her insan fanidir. Dünya hayatı bir şekilde son buluyor. Bizden sonraki nesillere davayı, Çanakkale’de canlarını inançları yolunda feda etmekten çekinmeyen, şehitliği her şeyin üstünde tutan ortak ruhu yüklemek zannedildiği kadar kolay değildir.
Gençler gün içerisinde o kadar çok resim, yazı, video görüyorlar ki birçok paylaşımı tıpkı araba kullanır gibi otomatik olarak beğeniyor ve geçiyorlar. O yüzden sadece sosyal medya paylaşımları, çevrimiçi konferanslar, seminerler ya da panellerle bu ruhu onlara benimsetmemiz mümkün görünmüyor. Pandemiden bedenimizi korurken ruhumuzu/gönlümüzü de korumalıyız. Korkunun benliğimizi bir fanusun içine almasına izin vermemeliyiz. Bu yazıda İstiklal Marşı/Çanakkale ruhunu yaşatmak için ilk yapılması gerekenin “dertlenmek” olduğunu belirtmek isterim. Her insan gibi biz de bu sayede dermanımızı aramaya başlayacak, genç nesillere gönlümüzün derinliklerinde birer mücevher gibi duran İstiklal Marşı’mızı ve Çanakkale ruhumuzu anlatmak, aktarmak, öğretmek ve hissettirmek için her fırsatı değerlendirmeye başlayacağız.
Bu konuda ben dertlendim vesselam.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN