• Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
    Yaşar Çağbayır: “Türkçenin Söz Varlığı Milyonlarcadır”
  • “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
    “Merkez Efendi’yi Yazmanın Sevincini Yaşıyorum”
  • Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
    Yusuf Ömürlü ile Mülâkat
  • Dr. Cahit Öney ile Mülakat
    Dr. Cahit Öney ile Mülakat
  • Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
    Suad Alkan ile Sanat Merkezli Bir Konuşma
  • Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
    Mehmet Halistin Kukul İle Mülakat
  • Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
    Yardım: “Kedili Hayat, Çok Daha Anlamlı”
  • Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
    Yardım: “Kedili hayat, çok daha anlamlı”
  • Turgut Güler ile Mülakat
    Turgut Güler ile Mülakat
  • Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat
    Yücel Çakmaklı ile Yapılmış Eski Bir Mülâkat

YAZARLARIMIZ

Hülya Günay
Hülya Günay
Eklenme Tarihi: 1 Nisan 2020, Çarşamba 20:25 - Son Güncelleme: 1 Nisan 2020 Çarşamba, 20:25
Font1 Font2 Font3 Font4
Can Sıkıntısı Üzerine

 

 

 

Annem,küçükken canım sıkıldı dediğim vakit:

 

"Canın sıkıldıysa Bedesten'e git." derdi.

 

Bedesten neresi, nasıl bir yer diye cevabımı ararken can sıkıntısını unuturdum.

 

Gelinen noktada "Bedesten" bilinçaltıma öyle tesir etmiş ki; bugün en sevdiğim mekânların başında Kapalı Çarşı, Nuriosmaniye, Mısır Çarşısı, Arasta Pazar gelir.

 

Şimdi anlıyorum ki Bedesten'e gidince canımın sıkılma ihtimali olmazmış…

 

Bir çok uzman çocuklarda can sıkıntısının faydalı olduğunu  kendisini geliştirmek, yeni bir şeyler icat etmek için bir imkân olduğunu belirtiyor.

 

Çocuk sıkılınca; çizgi film, telefon, internet oyunu, bir elektronik cihaz başına oturtmak ya da elektrik akımı, toz ile yüklü alışveriş merkezlerine çok küçük yaşlardan itibaren  alıştırmak sağlıklı görünmüyor. Sıkıntısı ile başa çıkmayı öğrenmesi, kendini meşgul etmesi, sağlıklı bir ruh halinin oluşmasında  önemli bir etkiye sahip.

 

Ve çocukluk hatıralarımızın olmazsa olmazı ev oyunlarıdır. Kaç yaşına gelirsek gelelim  aile bireylerimizle  bir araya gelince halen keyifle  oynadığımız ev oyunları…

 

"İsim, şehir, hayvan, bitki", kulaktan kulağa kelime, tekerleme oyunları, sessiz sinema…

 

"Evet-hayır" oyunu ile, hızlı düşünme ve dikkatli olma yönümüz gelişirken, hayvan tutmaca ile hayvanları tanımayı öğrendik.

 

Hiçbir materyal istemeden, sadece beden ve ruhunu birleştirip, kendini ifade etmek, iletişim yönünün gelişmesi gibi bir çok faydanın yanı sıra aile bireylerinin kaynaşmasında, geleceğe anlamlı, mutlu hatıralar bırakmasında önemli bir yere sahip.

 

Büyük küçük herkesin canının sıkıldığı şu günlerde; bildiğimiz ev oyunlarını çocuklarımıza aktarmak, paylaşmak, bizi çocukluk hatıralarımıza götürürken çocuklarımıza da anlamlı hatıralar biriktirmek fırsatı olur…

 

 

O halde çocuklarımızın çocuk olma haklarını ellerinden almayalım ne dersiniz?

 

 

"Çocukluğu olmayanın, gençliği olmaz"

  -Nurullah Ataç 


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


Can Sıkıntısı Üzerine Yazısına 1 Yorum Yapıldı

BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN