RÖPORTAJLAR
  • Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
    Münevver Meriç: “Cem Sultan’ı iyi tanımalıyız”
  • Sücaattin Erdem ile Mülakat
    Sücaattin Erdem ile Mülakat
  • “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
    “Yunus Emre’nin İlahisiyle Edebiyata Başladım”
  • Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl’le Mülakat
  • Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
    Şahin Uçar: “Şiir Hakikati Arama İşi”
  • “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
    “Azerbaycan’la Kardeşlik Bağımız Devam Ediyor”
  • Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
    Mehmet Nuri Yardım ile Edebiyat Üzerine Söyleşi
  • Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
    Çocuk Edebiyatçısı Nur Dombaycı ile Röportaj
  • Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
    Kâzım Yetiş: “Yahya Kemal bizi tarihimizle barıştırdı”
  • BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT
    BEŞİR AYVAZOĞLU İLE YAHYA KEMAL HAKKINDA MÜLAKAT

BESTAMİ YAZGAN İLE SÖYLEŞİ
Eklenme Tarihi: 20 Ekim 2014, Pazartesi 01:10 - Son Güncelleme: 20 Ekim 2014 Pazartesi, 01:10
Font1 Font2 Font3 Font4



BESTAMİ YAZGAN İLE SÖYLEŞİ
  Hazırlayan:  Abdülaziz TÜRKAN   “Muhabbet tadı ile, Resûl’ün yadı ile, Rahman ve rahim olan Allah’ın adı ile…” Abdülaziz TÜRKAN: Bu güzel dörtlükle, size ilk sorumu yöneltmek istiyorum. Edebiyat dünyasına kaç yaşında ve hangi vesileyle girdiniz? Bestami YAZGAN: Edebiyat öğretmeni olduğum için sanatla ve şiirle yakından ilgileniyordum, hoşuma giden şiirleri ezberliyor ve ara sıra da […]

B.Y
 
Hazırlayan:  Abdülaziz TÜRKAN
 
“Muhabbet tadı ile,
Resûl’ün yadı ile,
Rahman ve rahim olan
Allah’ın adı ile…”
Abdülaziz TÜRKAN: Bu güzel dörtlükle, size ilk sorumu yöneltmek istiyorum. Edebiyat dünyasına kaç yaşında ve hangi vesileyle girdiniz?
Bestami YAZGAN: Edebiyat öğretmeni olduğum için sanatla ve şiirle yakından ilgileniyordum, hoşuma giden şiirleri ezberliyor ve ara sıra da yazıyordum. Fakat kendimi şair gibi hissetmem 1985 yılında 28 yaşında oldu. O da şu şekilde oldu: Bir emekli albay vardı, Rahmetli Ahmet Neşet Dinçer, asker kökenli olmasına rağmen asker sertliği yoktu Yunus Emre gibi bir adam, güler yüzlü,  tatlı dilli ve gönül dostu bir şair. Osmaniye Kız Meslek Lisesi’nde çalışırken o da orada Milli Güvenlik dersine giriyordu. Onunla orada tanıştık, dost olduk, arkadaş olduk. Beni şiire o heveslendirdi, edebiyat öğretmeni olmama rağmen şiirde öğretmenim o oldu.  Bir çocukla ilgilenir gibi benimle ilgilendi, şiirlerimi okudu, beni şevklendirdi ve ben de yazdım.
Abdülaziz TÜRKAN: Edebiyata ve sanata ilginiz arttıktan sonra ne gibi çalışmalara koyuldunuz?
Bestami YAZGAN:  Osmaniye’de yine o dönemde Güneysu Dergisi’ni çıkardık ve 2001 yılına kadar genel yayın yönetmenliğini yaptım. Dergiyi çıkardık çıkarmasına ama dergi bizim sürekli sanatla şiirle iç içe yetişmemizi sağladı. O kadar yoğun çalışmalar arasında, bir gecede üç şiir yazdığımı bilirim ve bunu da şu dörtlükle ifade ettim:
“Ben geceye sarılırım
Gece bana sarılır.
Çekemez bu dostluğu
Güneş bize darılır.”
Abdülaziz TÜRKAN: Şiirlerinizde Yunus Emre tadında hoş mısralarınız var. Etkilendiğinizi söyleyebilir miyiz ?
Bestami YAZGAN: Şair “iddiam yok” dese de, yazmaya başladığına göre bir iddiası elbette vardır. Ben de varım, kalıcı olmak istiyorum, nasıl kalıcı olurum diye düşündüm. Karşıma Yunus Emre çıktı. 1300 yıllarında yaşıyor ve hâlen de yaşamaya devam ediyor. Peki, buradaki sır ne, bu sırrı yakalayayım belki ben de şiirde uzun ömürlü olurum, dedim. Baktım ki 700 yıl içinde elbiselerimiz, yediklerimiz, içtiklerimiz, zevklerimiz hep değişmiş ama değişmeyen bir şey yakalamış Yunus Emre: Sevgi, hoşgörü ve samimi Müslümanlık. Ben de bu yoldan gideyim, dedim ve maddi üstadım Neşet Dinçer Bey, manevi üstadım Yunus Emre oldu.
Abdülaziz TÜRKAN: Şiirlerinizde vatan, millet, aşk konularını soyut bir dille ele aldığınızı görüyoruz ve bunun hakkında neler söylemek istersiniz?
Bestami YAZGAN: Vatansever bir insanım, bayrak, vatan, millet diyorum. Bir arkadaşım beni tenkit etti: “Ya böyle vatan millet demekle olmaz!” Peki nasıl olur, dedim. “Bu ülkenin taşını sevdir, toprağını sevdir, kızını sevdir. Bu da bir vatanperverliktir.” Ben de arkadaşımın bu söylediğini haklı buldum ve bunu şiar edindim kendime. Aşk şiirlerinde ise özellikle soyut bir üslûp kullanmayı tercih ettim, çünkü şimdiki gençlerimizin düştüğü büyük bir hata var. Seviyorum deyip sevdiğini yaptığı bir hatadan dolayı öldürüyor. Buna çok kızıyor ve üzülüyorum. Bu yüzden aşkta soyutlamaya ve kaliteye son derece önem veriyorum.
“Peşindeyim ışık gibi
Dönüyorum âşık gibi
Belini sarmaşık gibi
Sardım güzel sardım…”
Tam kitabım baskıya gidecek, baktım burada soyutlama yetersiz. Üçüncü dizedeki “Belini” kelimesini “Ruhunu” kelimesi ile değiştirdim. Aşkı biraz daha soyut yaşamalarını tavsiye ediyorum gençlerimize ve şiirlerimde de onu verme gayretindeyim.
Abdülaziz TÜRKAN: Sanatın tarifini yapacak olsanız nasıl bir tanım yapardınız?
Bestami YAZGAN: Sanat farklı olmaktır.  Osmaniye’de bir öğrencim vardı, güzel de şiir yazar ve şairdi kendisi. Şiirde belli bir seviyeye gelince baktım modern tarzda dediğimiz imgeli şiirler yazmak istiyor fakat bunu dile getirmekten çekiniyor. Ben de ona “Çekinme oğlum, istediğin gibi git yaz. Gönlün rahat olsun, arkandayım.” dedim. Çünkü sanat farklı olmak demektir.  Herkesin kendi yapısına uygun olanı seçmesi gayet normal bunda zorlama olmaz.
Abdülaziz TÜRKAN: Çocuk şiirlerinde gayet güzel başarılar elde etmiş ve birçok kurum tarafından ödüllere layık görülmüşsünüz. Peki buna nasıl yöneldiniz, biraz bahseder misiniz ?
Bestami YAZGAN: Diyanet Çocuk Dergisi’ne şiir gönderdim. Şiirler çocuk şiiri değildi, çocukları anlatan şiirlerdi. Daha sonra baktım arka sayfada yayımlandı. Ondan sonra yöneldim çocuklar için yazmaya. O duyarlılık ve bilinçle başlamış oldum ve Allah’ın lütfu ile güzel başarılar elde ettik. Niçin çocuk şiiri diyenlere de şunu söylüyorum. Dört çocuk babasıyım, altı çocuk dedesiyim, çocukları seviyorum. 36 yıldır da öğretmenim, gerçekten mesleğimi seviyor çocuklarla da yakından ilgileniyorum ve çocuklar için bayram yapan milletin evladıyım ve bütün çocukları Müslüman sayan Allah’a inanıyorum. Bu sebepten dolayı çocuklar için yazıyorum.
Abdülaziz TÜRKAN: Son olarak bu şiirleriniz geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza neler veriyor?
Bestami YAZGAN: Her sanatçı istese de istemese de kendi kültürünü yansıtır. Ben de şiirlerimde biraz daha dikkat ediyorum. Maddi ve manevi değerlerimizi aktarmaya yönelik bir çaba gösteriyorum. Sanat olsun güzel olsun…
B.y (2)


Bu haberlerde ilginizi çekebilir!