• Ahmet Efe: “Sanatta Asıl olan İnançtır”
    Ahmet Efe: “Sanatta Asıl olan İnançtır”
  • Hüseyin Kutlu: “Yazı Sanatımıza Ciddi Bir Alaka Var”
    Hüseyin Kutlu: “Yazı Sanatımıza Ciddi Bir Alaka Var”
  • İttihadı İslam, Meşveretle Olacaktır
    İttihadı İslam, Meşveretle Olacaktır
  • İhsan Kurt ile Mülakat  
    İhsan Kurt ile Mülakat  
  • Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
    Muzaffer Deligöz ile Mülakat (1)
  • Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
    Hüseyin Movit ile Türkçe Üzerine Mülakat
  • Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
    Mehmet Nuri Bingöl ile Mülakat
  • Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
    Cennet Yurdumuzu İttihad-ı İslâm’la Koruyabiliriz
  • M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
    M. Halistin Kukul: “Edebiyat Ömürlük Meseledir.”
  • Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine
    Prof. Dr. Mehmet Aça İle Türk Halk Edebiyatı Üzerine

YAZARLARIMIZ

Öznur Kısar
Öznur Kısar
Eklenme Tarihi: 19 Ağustos 2021, Perşembe 05:00 - Son Güncelleme: 19 Ağustos 2021 Perşembe, 05:12
Font1 Font2 Font3 Font4
Alın Yarası

 

 

Küçük kız defalarca düşüp alnını ciddi şekilde yaralar; her seferinde acıdan ağladığını belli etmemek için bir bahane bulur, ağlardı. Bir defasında kanlar içerisinde kucakta eve veya hastahaneye yetiştirilmeye çalışılırken; ardında kalan terliklerine kıyasıya ağlamıştı. Terliklerim de, terliklerim diye tutturmuştu. Baktılar ki feryat figanı ile baş edilemiyor; kanamayı falan unutup dönüp almışlardı terlikleri. Yine bir gün alnının başka bir yerinden bir kaza sonucu kan revan içinde kalmışken yine kim bilir neyi bahane edip dökülmüştü o gözyaşları.

 

Yıllar sonra o yara izlerini gizlemek için itina ile çekiştirirdi örtüsünü her seferinde alnına. Ne var ki her yara bere böyle kapanıp gizlenmiyor içerinde, bir yerlerde.

 

Şairin dediği gibi seslenmek istiyorum ona şimdilerde:

 

“Sen iyi misin?

Yaprakları dökülmedi,

Değil mi, kuruttuğun güllerin?”

 

Belki de heyecandan ruhu kanatlanırdı da bir an, heyecanını paylaşacak olurdu ki; soğuk bir duvara çarpıp, yine gönlüne dönerdi iç sesi çoğu kez.

 

 

Sevince kontrollü sevmeliymiş öyle söylüyorlar ne demekse?

İnsan gönlünü hangi kalıba sığdırabilir ki?

“Yorulmuyor musun?” diyorlar böyle zor olmalıymış.

Sınırlarını kim belirliyor sevginin, özlemin veya nefretin? Ne coşkun akan ırmakların şiddetini belirleyebilir insan; ne sevdanın çağlayışını. Zamanın sınırları içinde ölçmeye kalktığınız şey; deli dolu bir gönlün şakıyıp, akıp gidişini siz ne bilirsiniz?

 

Bazen insanın içinden çok gülmek gelir. Hani koca bir gülümseme. Nereye saklasan sığdıramazsın; işte o türden. Veya hiç olmayacak bir zamanda hıçkırıklarda büyüyen bir ağlamak arzusu. Yutkunsan da, durdurulamayan bir fırtına hani. İnsan bu; hangi duygusunu   kontrol edebilir, eksiksiz, tam tekmil olarak? Ağlamak; bırakın bizim boş işimiz olsun. Bırakın biz kontrolsüz, ele avuca sığmaz, yeni yetme, kontrolü zor delikanlı misali duygularımızla var olalım. Siz kontrollü, çok bilmiş, kendinden emin, sözüm ona vakur halinizle az ötede nefesleniverin.

 


Alnımıza dokunup kanatan taşlardan çok acıdı; yetişkin halinizle sarf ettiğiniz sözleriniz. Sonra ne izi saklanıyor, ne acısı. Bilinmez ki bir bakıma bir başa çıkma becerisi tüm yapıp etmelerimiz, kabul. Alın yarası da terliklerine sarıldığında geçmedi elbette küçük kızın. Hepimiz başka bir şeyin ardına sığınıp savunduk kalelerimizi. Bir yolu olmalı fakat; kırıp dökmeden, mecalsiz bırakmadan söz söylemek muhatabına. Bir gülümseme; her ağır cümlenin kefareti olur mu; neden olmasın?  Belki gülüşü kederlerine bir perde, şen kahkahası kalkan oldu yaşama ağrısına her daim. Belki kirpiklerinin ucunda her an yağmayı bekleyen bir yağmur bulutu.

 

Kekeme şiiri ile şair:

 

“ah, ölmek mi, öğrenmek mi,
ebediyen susarak, konuşmayı seninle;
otların, rüzgarların,
taşların ve yağmurların her telde,
her makamda falsosuz,
gürül gürül konuştukları dili?…

 

Susmak; susarak unutturmak
boşboğaz sözcüklere,
kekeme mabeyncilere,
gündelik ayinlerin,
aklın öğrettiklerini.


» YAZARIN DİĞER YAZILARI


BU YAZIYLA İLGİLİ YORUM YAZIN